Hakkında sayısız şey söylenebilir, ki söylendi. Hakkında ciltlerce kitap yazılabilir, ki yazıldı. O yüzden, ve kaçınılmaz olarak, insanlık tarihine damga vurmuş, dolu dolu bir yaşam sürmüş her büyük kişiliğe dair birşeyler yazmak isteyen herkesin karşı karşıya kaldığı soruyla biz de muhatabız: Hangi yönünü anlatmalı? Neresinden tutmalı? Yanıtımın kişisel, ve biraz da duygusal olduğunu itiraf etmeliyim....
Bir teknoloji müzesindeyim, diyordum kendi kendime; hiçbir karanlık yanı yok bunun, belki biraz donuk, ama zararsız bir ölüler ülkesi. Müzeleri bilirsin, La Jaconde’un bugüne dek hiç kimseyi yuttuğu görülmemiştir. Watt’ın makinesiyse beni hiç yutmazdı; olsa olsa Ossiancı ve neo-gotik soyluları korkutabilir o. Umberto Eco, Foucault Sarkacı Anahtarı olmadan Filozofların Gül Bahçesi’ne girmeye çalışan kişi, ayakları...
Engels’in Marksizme katkılarının da, Marksizm karşıtlarının ona saldırı nedenlerinin de tamamını tek bir yazıda işlemek mümkün değil. Böyle bir çaba, olsa olsa bir “listeleme” niteliği taşır ve ister istemez önemli olana odaklanmayı ve derinleşmeyi engelleyecek bir yöntemle yazılmış olur. Oysa Engels’in Marksizme olan katkılarına yönelik saldırılar o henüz hayattayken başlıyor ve bu saldırılarda belirli bir...
Kremlin Duvarı, bir mezarlık olmanın ötesinde, “Sovyet Panteon”u olarak hep ilgi çekici bulundu. Yıllar geçtikçe, duvara eklenen isimlerin sayısı arttıkça “Kremlin Duvarı’na gömüldü” Sovyet insanının ezberinde yer edinen bir deyiş haline gelir. Öyleki duvarda gerçek anlamıyla gömülebilecek yer kalmadığında, sadece ölülerin küllerinin duvara yerleştirilmesi söz konusuyken bile bu deyiş bozulmaz. “Hiç olmazsa gerçeğe uygun hale...
Elbette Lenin çok boyutlu bir devrimciydi, yirminci yüzyılın en parlak Marksistlerinden biriydi. Bir kuramcı ve bir eylemci, bir örgütçü ve bir kurucu olarak, İç Savaş’ta ülkesini savunan bir lider ve bir devlet adamı olarak onun pek çok yönünden söz edilebilir. Bu özelliklerinin herhangi birini diğerlerine değinmeden anlatmak zor, üstelik eksikli olur. Bu yazı onun ayırt...
Marx’ın döneminde devrimci sınıfı aramak Bugün işçi sınıfının tek devrimci sınıf olduğu genellikle tartışılmadan kabul ediliyor. Şu veya bu şekilde sosyalist devrimci olmayan siyasetler sosyalizme mesafe koyarken bu konuyu bulanıklaştırmayı tercih ediyorlar. Bazen sosyalizmin neden olmayacağına ilişkin gerekçeler üretmeye çalışırken, çok zayıf bir tez olan “günümüzde işçi sınıfının kalmadığını” geveleyebiliyorlar. Ancak Marx ve Engels’in gençliğinde...
Marxism-Leninism Today sitesinde yayımlanan bu makale Türkçe’ye Özgür Balkılıç ve Eren Karaca Akbaş tarafından çevrildi. Makale, Michael Parenti’nin Kara Gömlekliler ve Kızıllar: Akılcı Faşizm ve Komünizmin Devrilmesi isimli kitabına dayanmaktadır. Parenti, ABD’de pek çok üniversitede öğretim üyeliği yapmış, özellikle siyaset bilimi ve tarihyazımı alanlarında eserler vermiş saygın bir bilim insanıdır. Parenti’nin bu makalesi iki açıdan...
Siyasi marksizm ekolünün önemli isimlerinden Ellen Meiksins Wood, kansere karşı verdiği uzun bir mücadelenin ardından, 13 Ocak 2016 günü aramızdan ayrıldı. E. M. Wood’un ardından dostları ve öğrencileri tarafından kaleme alınan pek çok yazının paylaştığı ortak noktalar, Wood’un bir entelektüel olarak üretkenliği, kapitalizmin tarihsel dinamiklerini ve sınırlarını keşfetmeye yönelik tutkusu ve buna eşlik eden keskin...
Friedrich Engels, 1820 yılında Prusya Krallığı’nda Barmen’de varlıklı bir aileye doğdu. Barmen, büyüyen bir endüstriyel bölgeydi ve Engels’in ailesi daha sonra Manchester’da da yatırım yapacak olan kapitalist bir aileydi. Engels, 1842 yılında yani henüz 22 yaşındayken Hegel’in idealizminden koptuğu ve Marx ile tanıştığı esnada iki seneliğine Manchester’a gitti. Manchester, dünya kapitalizminin merkezi olan İngiltere’de sanayinin...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×