Hatırlayalım[*], Cemal Süreya’nın kısa Türkiye tarihini. Beş kısa şiirden oluşan bütününden, üçünü seçip alalım. Nasıl başlıyordu? “Şelaleye / Düşmüştür / Zeytinin dali; / Celaliyim / Celalisin / Celali”… Tarihsel bir olgudan çok, kavramsal bir izleğe bakacak olursak, neden bir dizi farklı örneğin yerine, 16. yüzyılın sonlarından 17. yüzyılın başlarına kadar süren bir “isyan” hareketinin kuşatıcı...
Giriş İşçi sınıfının kurtuluş mücadelesinin tüm tarihinde ittifak sorunu ile iktidar sorunu iç içedir. İşin özüne inildiğinde, bu anlamda ittifak daima sınıflar arasındadır ve iktidarı arayan bir sınıf için neden bir zorunluluk olduğunu Marx ve Engels, Alman İdeolojisi’nde şöyle ifade eder: Gerçekten, kendisinden önce egemen olan sınıfın yerini alan her yeni sınıf, kendi amaçlarına ulaşmak...
NATO kendi müttefiklerine ne kadar güveniyor? Önce Rus S-400 hava savunma sisteminin müşterisi olan Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılması ve sonra Fransa’nın Avustralya’yla imzaladığı denizaltı ihalesinin iptali, her şey bir yana, NATO içinde büyüyen çatlaklar olduğunu ortaya koyuyor. Bir müttefik ülkenin ısrarla hava savunma sistemlerinden yoksun bırakılması ya da bir başka müttefikin beş yıl önce imzaladığı...
Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesinden sonra bölgede ilk tepki veren komünist partilerinden biri Afganistan’ın doğu komşusu Pakistan’ın Komünist Partisi idi. Pakistan devleti, Afganistan’la komşuluğun ötesinde bölgede on yıllardır emperyalizm ve gericiliğin etkisinde sorumluluğu olan bir aktör. Bu zorlu ülkede mücadele eden komünistlerle Eylül ayında bir söyleşi yaptık ve güncelliğini koruyan değerlendirmelerini okurlarımızla paylaşıyoruz. Pakistan Komünist Partisi...
“Merkezi planlı ekonomilere sahip ülkelerde kadınlar birçok alanda daha fazla ilerleme kaydetmiştir. Bu ülkelerdeki kadınlar, toplumsal ve ekonomik gelişmeler ve barış silahsızlanma detant uluslararası işbirliği için aktif mücadele de dahi olmak üzere, ülkelerindeki kamusal hayatın tüm diğer alanlarında aktif olarak yer almıştır. Ulusal mekanizmaları hâlihazırda yeterli finansal kaynak aktarımı ve vasıflı çalışanlara sahip merkezi planlı...
1. Avrupa’nın en büyük kapitalist ülkelerini saran bugünkü savaş emperyalist, gerici, haksız bir savaştır.[1]Bu savaş, İngiltere ve Fransa’nın emperyalistleri tarafından soygunla ele geçirdiklerini korumak ve yeni gasplar hedefiyle, Almanya’nın emperyalistleri tarafından ise sömürgeler, hammadde pazarları, nüfuz alanları ele geçirmek için yürütülüyor. Savaşa henüz dolaysızca girmemiş olan diğer emperyalist güçler (mesela ABD, İtalya) bu savaşa katılımlarını...
Geçtiğimiz ay içinde Afganistan’ın hızla Taliban yönetimine bırakılması özellikle Batı’da “kaygı, panik” ve hatta yer yer “infial” ile izlendi. Belki çoğu kişi yakın geçmişi hatırladı: İslam Devleti’nin Irak’ın kuzeyini ve Suriye çöllerini 2014’te hızla ele geçirmesini. Benzer bir halin yeniden yaşanacağı, “islamcı kökten-dinciliğin” dizginlerinden boşaldığı ve yeni trajik olayların kapısının aralandığı düşünüldü. Bu kaygıları besleyecek...
Solun siyasi ve toplumsal tarihinde yıldönümü çok. Takvimde işaretlemeye kalksak her güne birden çok yıldönümü, anma bile düşebilir. Yıldönümleri çok, ama bu tür günlerin, anmaların geçmişte yaşananları ve günümüze yansımalarını anlamamıza aracı olduklarını söylemek her zaman mümkün olmuyor. Anmalar, geçmişi, daha çok geçiştirmeye yarıyor. Bu aralar ise birkaç on yıllık değil yüzyıllık, 150 yıllık ve...
Sloganlar, öznenin parçası olduğu nesnelliğin üzerine attığı boya gibidir. Boyanın döküldüğü yerde zemine renginizi çalarsınız ve zemin artık eski zemin olmaktan çıkar, sizden de bir renk taşır. Boyanızı bazen bugünün arızalı parçaları üzerine atarsınız, düzeni teşhir etmek için; bazen de döner dünün mücadelelerine, kavramlarına, örneklerine atarsınız boyanızı, onları bugüne taşımak, ‘başka türlüsü mümkün’e işaret etmek...
İşçi sınıfı mücadelelerinde parlamentonun tarihsel bir yeri var. Bu yeri anlamayı deneyeceksek[1] günümüz Ankara’sına bakmak pek bir işimize yaramayacaktır. Kuruluşu yüzüncü kere kutlanıyor olsa da 2020 TBMM’sinin uğruna mücadeleler verilen, bedeller ödenen parlamento kurumuyla pek bir ilintisi kalmadı. Üyelerini de dahil ederek söyleyeyim, Türkiye Cumhuriyeti’nde parlamentonun yetkisinin nerede başlayıp nerede bittiğini bilenden vazgeçtim, merak eden...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×