10 Ekim’de sonsuzluğa kavuşan güler yüzlü insanlarımıza     Bu yazı 10 Ekim’den önce kaleme alındı. Ankara katliamının ardından gözden geçirme şansım oldu… Kürt siyasetini daha ziyade 2013 Haziran Direnişi’ne referansla ve bölge çerçevesinde değerlendiren bu yazı, yeni açığa çıkan somutluğu analiz etmiyor; bu başka bir çalışmanın konusu olabilir ancak. Bunun ötesinde aşağıdaki saptama ve...
Son zamanlarda BDP ile AKP arasında süregiden “aşama” tartışması önemli elbette. Kürt siyasi hareketine göre çözüm sürecinin birinci aşaması tamamlandı, yani çatışmasızlık durumu sağlandı. Şimdi sıra demokratik reformlarda. Lakin mevsimlerden Haziran… Haziran etkisi geçici olmadığından olsa gerek, Erdoğan kendini alamıyor ve her iftar saatinde gerici tabanını halka karşı kışkırtmayı, hakaret etmeyi, tehditler yağdırmayı ihmal etmiyor....
Bana sorarsanız, birkaç ay önce Öcalan’ın liderliğinin yeniden tescil edilmesi gerekmiyordu. Zira Abdullah Öcalan’ın 20. yüzyılın ilk yarısında yoğunlaşan Kürt isyanlarıyla öne çıkan bir dizi liderden farkı sınıfsaldır. Diğerleri yerel egemenler arasından çıkmışken, o bir köylü çocuğuydu. Günümüz Kürt liderlerinden Barzani ve Talabani’nin de aşiret temsilcileri olarak kimlik kazandıkları unutulmasın. Türkiyeli Kürt solunun önemli isimleri...
Bu yazı kaleme alındığı sırada Halep’in Kürt mahallesi Eşrefiye’de Batı Kürdistan Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile Özgür Suriye Ordusu’na bağlı güçler arasındaki çatışmalar devam etmekteydi. 25 Ekim günü gerçekleştirilen ve 13 kişinin ölümüyle sonuçlanan ilk saldırı, Halep’teki yoğun çatışmalar başladığından bu yana Kürtlerin kontrolünde olan bölgeye yönelik ilk büyük tacizdi. İddiaya göre Eşrefiye’ye saldıranlar Selahaddin...
Ulusal sorunla ilgili teorik ve siyasal tartışmalara Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı (UKKTH) ile başlayıp konunun ezilen ulus milliyetçiliğinin ilerici yanlarına yapılan vurgu ile bağlanması neredeyse bir kural haline gelmiş durumda. Buna göre ezilen bir ulusun yarattığı hareket, ezen ulus sosyalistlerince müdahale edilemez ve hikmetinden sual olunmaz bir mertebeye ulaşıyor. Ulusal sorun bağlamında, birincisi, pratik...
Belli başlı üç gelenekten söz edeceğim bu yazıda. Birincisi Türkiye kapitalizminin yapısal bir özelliğine denk düşüyor. Yıllardır çeşitli vesilelerle Türkiye burjuvazisinin büyük yapısal dönüşüm perspektifleri açısından bir başarısızlık ve beceriksizlik abidesi olduğunu iddia ediyorum. Bu başarısız ve beceriksiz egemen sınıf, yapısal zaaflarının düzeni yıkıma götürecek krizler olarak derinleşmesinin karşısına, gelişkin bir siyasal manipülasyon yeteneğiyle çıkabiliyor....
Geçen ayın notları, devreden soruları AKP’nin “Kürt Açılımı” nereye açılıyor?   İçinden geçtiğimiz dönem, 29 Mart seçimlerinden sonra AKP kadroları tarafından geliştirilen “tarihsel fırsat” söyleminde büyük bir yoğunlaşma ve şiddetli bir ideolojik hamleye sahne olmakta. AKP iktidarı boyunca Kürt savaşının şiddetlenmiş olmasına ve daha da girift bir hal almasına karşın, AKP’nin “Kürt sorununu ben çözerim”...
Bu yazı, iki yıl kadar önce Türkiye Komünist Partisi’nin resmi belgelerine giren, öncesinde ve sonrasında bazı teorik ve siyasal metinlere konu olan “devletin çözülüşü” kavramına odaklananıyor. Yazı, kavramın Marksist devlet teorisi ile nasıl ilişkilendirilebileceği gibi merak uyandırabilecek bir soruya verilmesi gereken sağlam bir yanıt için giriş niteliği taşıyor. Ancak tek başına bu değil. AKP’nin de...
Türkiye bu yaz, 2006 yılında olduğu gibi yine boru hatlarını konuştu. Önce Ankara’da Nabucco  Doğal Gaz Boru Hattı için imzalar atıldı, arkasından dünya enerji devi Rusya’nın Başbakanı Vladimir Putin’in Türkiye’yi ziyaretinde Güney Akım Boru Hattı’nı da kapsayan enerjide bir dizi işbirliği protokolü imzalandı. Bakü-Tiflis-Ceyhan’ın (BTC) 2006 Temmuz ayında yapılan açılış töreni yanında biraz sönük kalsa...
1 Temmuz: DTP, “Kürt sorununda çözüm takvimi” adlı eylem planının hazırlıklarına başladı. 3 Temmuz:  Cumhurbaşkanı Gül,  “Askeri Hakimler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”u onayladı. Bunun üzerine itirazlarını Köşk’e ileten Genelkurmay Başkanlığı, yasa değişikliğinin Anayasa’nın “askeri yargı”yı düzenleyen 145. maddesine aykırılık oluşturduğunu düşündüğünü belirtti. TÜSİAD da kanun değişikliğinin yapılış usulünün yanlış olduğuna dair bir açıklama yaptı....
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×