Cumhuriyet’in yıldönümündeyiz, ancak mevcut rejimin 1923’te kurulanla bir ilintisinin kalmadığını görüyoruz. Buna karşın toplumun baskın kanaati 29 Ekim’i kutlanmaya değer saymaya devam ediyor. Bu çelişki biricik olmamakla birlikte gerçekten ilginçtir. Yalnızca bize özgü değil. Aynı durum başka büyük devrimler için de ilgili ülkelerde geçerliliğini koruyor. Fransız Devrimi’nin defalarca o ülkenin egemen güçlerince reddedildiğini biliyoruz. Keza...
TKP’nin yüzüncü yılına Birikim dergisi de “kuruluş yıldönümü” başlığı atılmış bir dosyayla değindi: İki söyleşi ve bir makale. Katkıcıların en ünlüsü Mete Tunçay. Ahmet Kardam diğer söyleşinin konuğu. Canan Özcan ise Atılım dönemi üstüne bir makale yazmış… Aşağıda yalnızca Mete Tunçay hakkında yazacağım. Başlığı koyarken de gözümün önüne gelen kişi odur! 1990’ların başında Sol Kemalizme Bakıyor[1]diye bir röportaj-kitap...
Rusya her zaman önemli bir ülke olduğu için, “işçi sınıfı hareketi” adını verebileceğimiz bir devinimin olmadığı dönemde bile uluslararası komünizmin ilgi odaklarından biri olmuştur. Ve Rusya 19.yüzyıla çok şey sığdırdı. Bolşevizmin köklerini ararsanız, bizzat Lenin’in “Rus sosyal-demokratlarının ilk gerçek siyasal ittifakıdır” dediği legal Marksizmden geçecek, bir kesim mirasçısıyla Ekim Devriminde buluşacağı Narodniklere ulaşacak, Batıcılar ve...
Türkiye solunda milat tartışması bitemez, bitirilemez. TKP’nin veya genel olarak Komintern geleneğinden gelen partiler akımının dışındaki hareket ve örgütler de kendilerine özgü süreçler yaşamışlar. Kuşkum yok, az çok biliyorum, onlarınki de yeterince karmaşık. Çünkü tarihçenin hangi momentten başlatılacağı, yani miladın belirlenmesi bir biçimde halledilecek olsa bile, bunun üstüne bir dolu tasfiye ve yeniden kuruluş ekleniyor....
Kapitalizm yoluna giriş bir tercih değil tarihsel zorunluluktur. Bu tarihsel zorunluluğun somutlanması ise farklı biçimler alabiliyor; gelişimin birbirine tıpa tıp aynı yollardan yaşanması hiç söz konusu olmadı. Kapitalist üretim tarzının analizinde Marx’ın laboratuvar olarak başvurduğu İngiltere, olduğu gibi tekrarlanacak bir model olmadı. Öte yandan kapitalist toplumda sınıf mücadelelerine ilişkin bir diğer laboratuvar hizmeti sunan Fransa...
İddia bu ya, Mehmet Ali Aybar’ın “biz tanrının kitabını reddetmişiz, lafı mı olur” diyerek kendisini Marksizmin temellerine, Lenin’in düşüncesine karşı çıkmakla eleştirenlere diklendiği söylenir. Burada “siz ne biçim Marksistlersiniz, tabularınız, fetişleriniz var” türünden bir alaycılık olduğu açık. Aybar’ın üretken, yaratıcı, mücadeleci bir aydın olduğu kesindi, lakin Marksizmle kurduğu ilişkide ciddi sorunlar vardı, Lenin’i ve Bolşevikleri...
Merhaba Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin 100. yıldönümü Türkiye’de ve dünyada çeşitli etkinliklere konu oldu. Hiç kuşkusuz başta Sovyetler Birliği olmak üzere 20. Yüzyılda yaşanan reel sosyalizm deneyimi, çözülüş ve karşı-devrimle değil, başlangıç noktasını oluşturan Ekim Devrimi ve onlarca yıllık deneyimin zengin içeriğiyle tarihe kaydolmuştur. Bu, Gelenek’in, parçası olduğu TKP’nin ve Marksist-Leninist geleneğin sübjektif duruşundan değil,...
2017 yazına, Haziran’da ve Ağustos sonunda, iki momentte müdahale eden Kılıçdaroğlu’nun damga vurduğunu söylemek durumundayız. Bu manzaranın solun eklemlendiği kısmı, Türkiye “sosyalist” hareketinin nadir dip noktalarından birini temsil ediyor. Beğenin beğenmeyin, programını, davranış biçimini doğru bulun yanlış görün, Türkiye’de sol çok defa zayıf düşmüş ve hata yapmıştır. Ama düzen dışı solun “sosyalist” sıfatının tırnak içine...
Gelenek’in 134. sayısında farklı boyutlarıyla Türkiye’ye odaklanarak devlet konusu ele alınıyor. Türkiye siyasetinde devlet konusu hep çok tartışmalı bir yerde durmuştur. Nedenini anlamak çok zor değil: Geç kapitalistleşmiş bir ülke olmaktan kaynaklı ve aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devrolunan mirasın gereği olarak bugüne kadar gelen tarihsel serüvende devletin rolü hep çok merkezi olmuştur. Burada tartışılacak bir...
Kasım ayında yayınlanan 132 numaralı Gelenek’in sunuş satırları bunun bir özel sayı olduğunu anlatarak başlıyordu. Gelenek dergimizin otuzuncu yaşını kutluyorduk… Yine bir özel sayıyla ve birkaç ay önceki sözümüzü gerçekleştirememenin mahcubiyetiyle Şubat 2017’de birlikteyiz. Gerçekleştiremediğimiz sözü yine aynı sunuş yazısındaydı; bir sonraki randevuyu Ocak’a vermiştik. Gecikmemiz ve yine bir özel sayı hazırlamamızın mazereti ve gerekçesi...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×