Bir gazetecinin kendisini şanslı kabul edebilmesi için kaos dönemlerinde coğrafi olarak nerede konumlandığına bakması gerekir. Konuyu sadece gazetecilik alanına sıkıştırmayalım. Sosyal bilimler alanında çalışan iyi bir araştırmacı için de aynı olgu geçerli ve önemlidir. Burada, temel bir önyargıyı öncelikle aşalım. Sosyal bilimler ya da genel olarak toplumsal araştırmalar sanıldığının aksine sadece kitap okuyarak ve bilgisayar...
Üniversite yıllarımda bölümdeki en hararetli tartışmalar gazeteciliğin işlevi ve onun konumu üzerine olan tartışmalardı. O yıllarda AKP’nin Doğan Medya üzerinde kurmaya çalıştığı tahakküm “gazeteciliğin” genel ilkelerine saldırı olarak değerlendiriliyordu. Tartışmanın sermayenin lehine bir alana doğru daraltılıyor olması, akademinin toplumla olan bağının (ki burada sosyal bilimlerden bahsediyorum) ne kadar kopuk olduğunu açık bir biçimde ortaya koyuyordu....
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×