2019 yılının ilk günlerinde Türkiye, hikâyesi televizyon ekranlarında paylaşılan bir aileyi konuşuyordu. Ailenin mensubu bir erkek, dinsel güçleri olduğuna inandırdığı aile fertlerini esir alıyor, işkence ediyor hatta cinayet işliyor, tüm bunlara maruz kalan kişiler ise sessizce teslim oluyordu. Küçük peygamber, gericiliğin sağladığı zemin üzerinde, arkasında öldürülen ve istismar edilen insanlar bırakarak, erişmek istediği mülkiyete giden...
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürütürken tutuklanan Gültan Kışanak, geçtiğimiz Eylül ayında “Kürt Siyasetinin Mor Rengi” isminde bir kitap yayınladı. Ağustos 2017 ve Şubat 2018 aralığında yazılan kitap, bu dönemde cezaevinde bulunan, yerel siyasette yer alan yahut milletvekilliği görevini yürüten kadınların anlatılarına dayanıyor. Kendisi de halen cezaevinde olan Kışanak, tutuklu bulunan 21 Kürt kadınına mektup aracılığıyla...
2013’te, Haziran günlerinde “Bu insanlar nereden çıktı?” sorusu herkesin dilindeydi, şaşkınlık ve keyifle… Bugünse, “Biz Gezi’yi gerçekten yaşadık mı?” diye soranlara rastlıyoruz, bezginlik ve karamsarlıkla… Oysa ileriye atılış da gerçek, bugün yanıltıcı öğeler barındıran geriye çekiliş de… Gerçek olmayan, bir kısım solcunun kafasındaki Haziran. Sanırım büyük halk hareketiyle yeniden evlerine çekilen insanlar arasındaki ilişkiyi anlamak...
Türkiye komünist hareketinin tarihinde önemli eksikliklerden biri teorisyene sahip olmayışıdır denebilir. Komünist hareket önemli stratejistlere ya da siyaset adamlarına sahip olmuştur ancak teoriyi yeniden üretmek ve ideolojik girdiler yapmak konusunda fazla yaratıcı olamamıştır. Bu nedenle 1990’lara gelinceye kadar komünist hareketin liderlerinin geride bıraktığı önemli bir yazılı külliyat olduğu söylenemez. Mustafa Suphi bu açıdan bir istisna...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×