Gelenek’in 134. sayısında farklı boyutlarıyla Türkiye’ye odaklanarak devlet konusu ele alınıyor. Türkiye siyasetinde devlet konusu hep çok tartışmalı bir yerde durmuştur. Nedenini anlamak çok zor değil: Geç kapitalistleşmiş bir ülke olmaktan kaynaklı ve aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devrolunan mirasın gereği olarak bugüne kadar gelen tarihsel serüvende devletin rolü hep çok merkezi olmuştur. Burada tartışılacak bir...
Kasım ayında yayınlanan 132 numaralı Gelenek’in sunuş satırları bunun bir özel sayı olduğunu anlatarak başlıyordu. Gelenek dergimizin otuzuncu yaşını kutluyorduk… Yine bir özel sayıyla ve birkaç ay önceki sözümüzü gerçekleştirememenin mahcubiyetiyle Şubat 2017’de birlikteyiz. Gerçekleştiremediğimiz sözü yine aynı sunuş yazısındaydı; bir sonraki randevuyu Ocak’a vermiştik. Gecikmemiz ve yine bir özel sayı hazırlamamızın mazereti ve gerekçesi...
Merhaba, Gelenek’in 121. sayısını Haziran Direnişi’ne ayırmıştık. Ve bu konuda düşünmeye ve tartışmaya daha uzun bir süre devam edeceğimizden bahsetmiştik. Görüldüğü üzere, bu sayımızda da yine büyük ölçüde Haziran Direnişi’ne ve onun işaret ettiği olgulara yer verdik. Aslında 2013 Haziran’ında gerçekleşen toplumsal patlamadan bir süre önce AKP’nin İkinci Cumhuriyet’i kurma çabaları karşısında bir takım toplumsal...
Merhaba, Gelenek’in 120. sayısında anayasa konusunu ele alıyoruz. Neredeyse bütün yazılarımızı bu başlığa ayırdık. Teorik konuları ele alan ve iki ayda bir çıkan üstelik de yazıların hacmi göz önüne alındığında uzun bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyan bir derginin günceli yakalayabilmesi zor iş. Her ne kadar sürekli gözetmeye çalışsak da… AKP’nin anayasa hamlesine odaklanmışken Reyhanlı’da patlayan...
Merhaba, Gelenek yayın hayatına yeniden basılı olarak devam ediyor. Dergimiz son kez 111. sayı ile basılı olarak karşınıza çıkmıştı. Bu sayının ardından ise internetten yayınlanmaya devam etti. 117. sayıya gelene kadarki beş sayı Marksist Leninist Araştırmalar Merkezi’nin internet sitesinden bulunabilir. Gelenek bundan sonra iki ayda bir yayınlanacak. Her sayıda teorik düzlemde daha derinlemesine irdelenmesi gerektiğini...
Birinci Cumhuriyet ikincisine dönüşürken, piyasalaşma saldırısı ile emek düşmanı uygulamalarda ayağın gazdan hiç çekilmediği yıllarda işçi sınıfı cephesinde neredeyse hiçbir kımıldanma yaşanmadı. Sürecin sınıf düşmanı özellikleri ile ciddi bir karşıtlık yaratan bu durumun nedenleri üzerine çok şey söylenebileceği açık.   Açıklamaların içinde en kolayı, bu yıllarda hükümet olan ve başat özne olarak AKP'nin Türkiye'de bir...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×