Hakkında sayısız şey söylenebilir, ki söylendi. Hakkında ciltlerce kitap yazılabilir, ki yazıldı. O yüzden, ve kaçınılmaz olarak, insanlık tarihine damga vurmuş, dolu dolu bir yaşam sürmüş her büyük kişiliğe dair birşeyler yazmak isteyen herkesin karşı karşıya kaldığı soruyla biz de muhatabız: Hangi yönünü anlatmalı? Neresinden tutmalı? Yanıtımın kişisel, ve biraz da duygusal olduğunu itiraf etmeliyim....
Kübalılar, akşamları dizi saatlerinde sokakların epey boşalmasına yol açacak kadar televizyon dizilerine düşkünler. Öyle ki, Eylül ayında popüler dizi “Rostro de los Días” (Günlerin Yüzü) 83’üncü bölümüyle final yapınca, Küba basını olayı “Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri ne yapacağız?” başlığıyla haberleştirdi. Ancak Ekim ayı, Kübalıların akşamları evlerinde geçirdikleri boş saatlerin nasıl doldurulacağı konusunu derhal yanıtladı:...
Daha Latin Amerika’daki sol dalga, veya batı medyasının sonradan verdiği isimle “Pembe Dalga” tepe noktasına ulaşmamışken bile, kıtada birçok ülkede başarıya ulaşan Latin solu, dünya sosyalist hareketinin Sovyetler’in çözülüşü sonrası boşluğa düşmüş, bitap çevrelerinde umut olmuş, “geleneğimizin hatalarından dersler çıkarma” niyetinin boncuk arama alanı haline gelmişti. “21’inci Yüzyıl Sosyalizmi” lafzı gururla dile getiriliyor, dünyanın her...
Bana Yalan Söyleme Derleyen: John Pilger Çeviren: Mehmet Harmancı Agora Kitaplığı, İstanbul, 2010, 600 sayfa.     Bana Yalan Söyleme ya da özgün adıyla Tell Me No Lies, İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Martha Gelhorn’un Dachau toplama kampına girerek, henüz buradan sağ kurtulanlar dahi kampı tamamen terk etmemişken kaleme aldığı haberle başlayarak, kitabın yazıldığı tarih olan...
ABD’nin yeni Afganistan’ı olarak Yemen’in anılmaya başlanması, özellikle Noel gecesi bir ABD uçağına dönük başarısız bombalama girişiminin ardından saldırganın Yemen bağlantıları üzerinden bu ülkeye yapılan doğrudan ABD askeri müdahaleleriyle birlikte gündeme oturdu. Bu yazıda bugünlerde Yemen’de yaşananlara dair tam bir anlatım yapmaktan ziyade, ülkenin geçmişiyle bağlantısı içinde olayın belli yönlerine ışık tutarak üç temel noktayı...
İran’da 12 Haziran’da gerçekleşen ve Ahmedinecad’ın oyların yüzde 64’ünü alarak kazandığı ilan edilen seçimlerin ardından yaşanan sürecin nasıl okunması gerektiği sorusu, dünya solunu ikiye bölmüş durumda. Ortada molla rejimine karşı özgürlük ve demokrasi talebiyle bir halk isyanı olduğunu savunan bir tarafla, bir çeşit emperyalist müdahale ya da tezgahın, yeni bir “renkli devrim” girişiminin olduğunu söyleyen...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×