Bay Başkan: 27 Nisan 1994 günü Çanakkale gezinizde, özellikle de Kale Grubu’nun yeni işletmelerinin açılışında yaptığınız konuşmalar, öncekilere daha büyük yeni yolsuzlukların eklendiği bir dönemde ve de asıl önemlisi insanların çılgınlar gibi dolardan marka, marktan altına, altından TL’ye, TL’den borsaya, borsadan yine dolara, dolardan devlet kağıtlarına hummalı bir biçimde koşuşturduğu, “batıyoruz yoksullaşıyoruz” çığlıklarının köşeleri tuttuğu...
. Emekçi sınıflar için daha fazla işsizlik, daha fazla yoksulluk ve daha fazla sömürü anlamına gelen 5 Nisan ekonomik paketinin; . Sermaye sınıfının emekçilere karşı özelleştirme politikalarıyla gündeme getirdiği ideolojik, siyasal ve ekonomik saldırısının; . Kamu emekçilerini ait olduğu yerden, yani işçi sınıfından koparmaya çalışan ve onların toplu sözleşmeli-grevli sendika hakkını gaspetmeye yönelik girişimlerin; ....
A. DÜNYA KAPİTALİZMİ KRİZ DEVRİMCİ OLANAKLAR: 1.Emperyalizmin yeni dünya düzeni başlıklı saldırısıyla elde ettiği başarının geçici bir üstünlük olduğu, kapitalist sistemin bunalım ve iç çatışmalarıyla açığa çıkmıştır. Kapitalist merkezler arasındaki çelişki,  ABD hegemonyasının tartışılmasını odak almamaktadır. Ancak, ABD aynı zamanda iktisadi krizin de en yoğun yaşandığı odaktır. ABD, Batı Avrupa ve Uzak Doğu öbekleri arasında,...
GELENEK: Sosyalist Türkiye Partisi Türkiye solunun bütününe ilişkin bir değerlendirmeyle yola çıkmıştı. Buna göre, ilk saptama solun genel siyasal gündemin bir parçası olarak kendisini varedemediği ve buna bağlı olarak Türkiye solunun değişik kesimlerinin birbirlerine göre kalıcı veya istikrarlı konumlara yerleştirilebileceği bir haritanın henüz oluşmadığı idi. Son günlerde Sosyalist İktidar Partisi’nin çeşitli yayınlarında bu konunun yeniden...
27 Mart’ta Türkiye’de tüm meşruiyetini kaybetmiş bir yerel seçim yapılacak. Bu seçimlere artık tek bir parti giriyor: DÜZEN PARTİSİ. Devlet – düzen partileri – seçim partileri -medya ortak kampanyası ile DEP’i seçim platformunun dışına çıkmaya zorlamıştır. Bu kampanyada kullanılan araçlardan biri de cinayet ve sabotajlar olmuştur. Seçimler devletin kurumlarınca organize edilen bir terörün gölgesi altına...
Türkiye’de geçtiğimiz yıl artık burjuvazinin de pembe tablolar çizmeye gücü ve yüzü kalmadı. Bu ülkede siyasal-toplumsal yorum için her ağzını açan söze bir krize değinerek başlıyor. Kriz, çoğunlukla bileşenlerinden bir tanesine, Kürt sorununa indirgenerek açıklansa da varlığı genel kabul gören bir olgu haline gelmiştir. Bu yazı da sözü edilen genel kabulü paylaşıyor. Ancak burada mevcut...
Sosyalistlerin bu ülkede mevcut güç dengelerine bakarak siyaset yapmamaları gerektiğini yazdığımızdan beri sadece iki ay geçti . Sosyalist hareketin taşıdığı sıçrama potansiyeli üzerinden perspektif üretilmesinin hareketi devrimcileştireceğini söylemiştik. İki ay içerisinde kriz dinamikleri önemli bir ivme kazandı. Bu dinamiklere tersinden bakarsak, son derece önemli iki sonuçla karşılaşırız. Bu iki sonuç, somut durumun somut tahlilini verili...
Mevcut kriz dinamiklerinin yoğunlaşması ve kendilerini giderek daha açık şekillerde göstermesi, krizin varlığı konusundaki tartışmaların hızla aşınmasına yol açtı. Kriz saptamasının öznel yetersizlikleri kapatmanın bir aracı olarak kullanıldığını iddia edenler bile, sözlerine kriz nesnelliğine işaret ederek başlamak zorunda kalıyor. Elbette, sosyalist hareket açısından asıl önem taşıyan, krizin varlığı konusundaki uzlaşmanın çok ötesinde, somut kriz dinamiklerinin...
Son dönemde bir kriz saptaması yapıyoruz. Devrimci durumun varlığından değil ama sosyalist hareketin de müdahaleleriyle buna dönüşebilecek bir zeminin varlığından söz ediyoruz. Buradan hareketle de, Türkiye’de sosyalizmin temsili sorununun çözümü yolunda önemli adımlar atmış olan partimizin önündeki yeni temel misyonu, siyasal hareket haline gelme hedefini ete kemiğe büründürmek olarak tarif ediyoruz. Yola çıkarken yaptığımız temel...
Bundan önceki yazımda , RP’nin son seçimlerde elde ettiği başarının arka planındaki etkenlere eğilmeye çalışmış ve bu partinin toplumsal muhalefet dinamikleriyle olan ilişkisinin sosyalist hareket açısından da ciddiye alınması gerektiğini savunmuştum. Sözkonusu yazıdaki temel saptamalarımda bir sorun olmamakla birlikte, kimi boyutlarını öngördüğüm sürecin beklediğimden hızlı geliştiğini ve bu nedenle de bazı noktaları abartma konumuna düşmüş...