Orgeneral Tuncer Kılınç’ın AB’ye alternatif aranması gerektiğine ilişkin açıklamaları birkaç ay önce ülke gündemini belirleyen konu olmuştu. Alternatif, “ABD’yi gözardı etmeden Rusya ve mümkünse İran” olarak adlandırılmıştı. Diğer yandan AB üyeliğinin Türkiye burjuvazisi açısından “jeopolitik bir zorunluluk” olduğunu da bizzat genelkurmay başkanının açıkladığını hatırlıyoruz. Türkiye burjuvazisinin zaman zaman uyguladığı “çelişkilere oynama” politikasını Kılınç’ın sözlerinde görebiliyoruz....
“Fakat iki Devlet üçüncü bir Devlete karşı gerçekten savaşa girseler bile, ikisi ortak düşmanın imha edilmesi veya kimin tarafından imha edileceği konusunda aynı şeyi düşünmezler. Mesele çoğu kez bir ticari alışveriş gibi halledilir. Her iki taraf teşebbüse 30 bin veya 40 bin asker tutarında bir hisse ile katılır, bunun miktarını maruz kaldığı tehlikeye veya umduğu...
Emperyalizm ve savaş ile ilgili panel, seminer ya da söyleşilerde ısrarla gelen bir soru var: Emperyalist ülkeler arasında yeni bir savaşın patlak vermesi olası mı? Hayır, derseniz, emperyalistler arasındaki çelişkilerin zayıfladığı ve sarsılması hiç kolay olmayan bir egemenlik sisteminin kurulduğu tezini desteklemiş olursunuz. Dahası, “Emperyalizmin militarist yanının zayıfladığını söyleyebilir miyiz?” ya da “Emperyalistler arası paylaşım...
Uluslararası işbölümü çerçevesinde az gelişmiş ve orta gelişkinlikte kapitalist ülkelerin tarımsal üretime yönlendirildiği doğrudur. Ancak gelişmiş kapitalist ülkelerin hedefi, hiçbir zaman, tarımsal ürün ihtiyaçlarını tamamen az gelişmiş kapitalist ülkelerden temin etmek olmamıştır. Olamaz da zaten. Az gelişmiş ve orta gelişkinlikteki kapitalist ülkelerin önüne tarıma dayalı kalkınma modellerinin konması, sanayileşmeden alıkonmaları ile birlikte düşünülmelidir. Diğer yandan,...
5 Mart 2002 tarihli Yediot Ahronot gazetesine göre, İsrail Altyapı Bakanı Avigdor Lieberman bir önceki gün gerçekleştirilen kabine toplantısında “Filistin saldırılarını durdurmak için yeni bir plan” öneriyor. “Filistinlileri üç gün içinde pes ettirecek” bu plana göre, Gazze ve Batı Şeria bombardımana tutuluyor, Filistin lideri Yaser Arafat’ın bürosunun elektrik ve telefonları kesiliyor, ziyaretçi kabul etmesi engelleniyor....
Havaların ısındığını duymayan kalmamıştır herhalde. Bildiğimiz havaların sonunun geldiğini duymayanınız kaldı mı? Sadece bihaber olanların değil, bu durumu bir vakıa olarak kabul etmeyenlerin oranı da düşüktür, olasılıkla. Yaklaşık 20 yıldır dünyanın ve az gecikmeyle Türkiye’nin gündeminde rutin bir şekilde yer alıyor küresel ısınma konusu. Diğer deyişle “iklimsel değişiklik” veya “iklimsel ısınma.” Denebilir ki, ilk kez...
15-19 Şubat 2002 tarihler arasında Filistin ve İsrail’e giden Dünya Demokratik Gençlik Federasyonu (WFDY) heyetinin raporunu yayımlıyoruz Aralık 2001’de Atina’da toplanan Genel Konseyi’nin aldığı karar üzerine WFDY harekete geçerek Filistin halkına, öğrencilerine ve gençliğine destek ve dayanışmamızı iletmek için Filistin Öğrencilerinin Genel Birliği (GUPS) ve İsrail Genç Komünist Ligi (YCLI) ile yakın işbirliği içinde 2...
Brüksel, 9 Şubat 2002 ABD Başkanı George W. Bush, 29 Ocak’ta ABD halkına hitaben yaptığı konuşmasında aralarında Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin de bulunduğu üç ülkeyi “şer ekseni” olarak nitelendirerek “ABD ve dünya barışını tehdit etmekle” suçladı ve bu ülkeyi silah kullanarak yıkma eğiliminde olduğunu açıkça gösterdi. Bush’un savaşçıl sözleri ABD’nin dünyaya hakim olma isteğine eşlik...
Sevgili yoldaşlar, Öncelikle bu önemli konferansı düzenleyen Belçika Emek Partisi’ne teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca Sosyalist Kore halkına ve Kore İşçi Partisi önderliğine emperyalizmin saldırganlığına karşı mücadelelerinde başarılar diliyorum. Benim ülkem, Amerika Birleşik Devletleri’nin Kore halkının irade ve çıkarına karşı provokasyonun bir sonucu olarak çıkan Kore Savaşı’na asker gönderme kararının kısa bir süre ardından NATO’ya üye...
Sosyalist devrimcilik, bugünün dünyasında, yalnızca farklı devrim stratejileri arasında en “ileri” olanı savunmak anlamına gelmiyor. Sosyalist devrim perspektifi, güncel gelişmeleri doğru yorumlamak ve doğru tavır alabilmek için de vazgeçilmez hale geldi. Bunu görmek için, 11 Eylül sonrasında yazılıp çizilenlere bakmak bile yeterli olabiliyor. Dünya ölçeğindeki tüm diğer “sarsıcı” olaylar gibi 11 Eylül de, farklı siyasal...