RUSYA KOMÜNİST İŞÇİ PARTİSİ Ayağa kalkan sevgili yoldaşlar, Rusya Komünist İşçi Partisi Merkez Komitesi, Türkiye Komünist Partisi’nin 94. kuruluş yıldönümünü selamlar ve işçi sınıfının mücadelesinin geliştirilmesi ve yoğunlaştırılmasında Komünist Parti’ye başarılar diler. Kapitalizmin genel krizi koşullarında, bütün biçimleriyle sınıf mücadelesinde açık bir yükseliş yaşandığı gözlemlenmektedir. Burjuvazi, işçi sınıfına ve komünist harekete yaptığı doğrudan baskıyı artırırken,...
Otorite sahibi, önsel olarak güven duyulan bir merkezin varlığı… Kararların bir kez alındıktan sonra bütün parti örgüt ve üyeleri için bağlayıcı olması… Ne gerek var diye sorulabilir. Örneğin, Merkez Komite’nin otoritesi, güvenilirliği her defasında yeniden sınansın, yeniden kanıtlansın denebilir. Daha iyisi, Merkez Komite, atacağı her adımda partinin bütününün sesini dinlesin. Kararlar bağlayıcı olsun ama bu...
Gelenek, yaratılması sürdüğü sürece vardır. Engels, Komünist Parti Manifestosu’nun 1890 tarihli Almanca baskısının önsözünde Manifesto’ya yayımlandığı dönemde neden “sosyalist manifesto” demediklerini kendilerini ütopik sosyalistlerden ayırma gayreti ile açıklıyor. Sosyalizm yerine komünizmi ön plana çıkarmalarının bir diğer nedeni, dönemin komünizm algısının, kaba da olsa işçi sınıfı hareketi arasında sosyalizm ile mukayese edildiğinde daha revaçta olmasıdır....
(Okur için zorunlu açıklama: 15 yıl önce yazılan ve Gelenek’in Kasım 1999 tarihli 61.sayısında yayınlanan bu yazının tekrar basılmasını isteme gerekçem, hâlâ güncelliğini koruyor ve bugünü kavrayıp anlamlandırmak açısından bir kıymet taşıyor olması değil; bunlarla birlikte, devam niteliğindeki yeni yazının bu “giriş” olmadan eksikli ve kimi açılardan yetersiz kalacak olmasıdır. Devam yazısı Gelenek’in bir sonraki...
Gelenek’in 122. sayısının Ekim Devrimi’nin 96. yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle, daha önce bu konuda yazmış olduğum biri yayınlanmış diğeri yayınlanmamış iki yazıyı birleştirerek bu sayıda yeniden paylaşıyorum. Aşağıdaki yazıda, Bolşevik Devrimi’ni sıcağı sıcağına yaşayan Türkiye’deki aydınların ve komünistlerin buna nasıl tepki verdikleri ve burunları dibindeki sosyalist devrimin Türkiye aydını üzerindeki etkileri, bu konudaki yayınlar üzerinden...
Türkiye Komünist Partisi’nin Eylül ayında gerçekleşen 2013 Konferansı’nda tartışarak kabul ettiği metin 1. İkinci Cumhuriyet’in kurumsallaşıp istikrara kavuşamayacağı ortaya çıkmıştır. a) Sermaye sınıfının gereksinimleri, ABD emperyalizminin bölgesel planları ve Türkiye gericiliğinin özlemleri doğrultusunda gerçekleşen tarihsel dönüşüm, bu dönüşüme destek veren sınıfsal ve siyasal güçlerin beklentilerinin tersine, sermaye düzenini güvenli sulara taşıyamadı. Birinci Cumhuriyet’in...
Karar no: 1 Sosyalist seçenek güçlenecek, AKP yenilecek Türkiye tarihinin en görkemli halk hareketlerinden biri olan Haziran Direnişi, temel olarak AKP iktidarına karşı bir başkaldırı eylemidir. Emekçi halkımız AKP iktidarıyla hesaplaşma kararlılığını göstermiştir. TKP, bu kararlılığı güçlendirmek için bugüne kadar sürdürdüğü mücadelesini büyütecektir. AKP iktidarının siyasal açıdan bir bütünlük sergileyen işbirlikçi, gerici ve piyasacı çizgisinin karş?s?nda yurtsever ve ayd?nlanmac?...
Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi tarafından 19 Eylül 2013 tarihinde yapılan açıklama 1. Türkiye, AKP’nin ülkeye biçtiği İkinci Cumhuriyet Modeli’ni yırtıp atmıştır. Bu, ülkemizin iç dinamikleriyle birlikte bölge ve hatta dünya gerçeklerinin bir sonucudur. 2. Haziran Direnişi, bu açıdan hem bir sonuç hem de bir etken oldu. Direniş, farklı toplumsal kesimlerde son on yılda...
Türkiye’nin emekçi tarihinde pek çok insanın saygın bir yeri vardır. Ama Türkiye komünist hareketi tarihinde Şefik Hüsnü belirleyici, başat bir yeri tutar. Açımlarsak, Şefik Hüsnü’nün hareketin siyasal oluşumunun temel taşlarının birisi olmasının yanında, ideolojik içeriğinin oluşumunda da belirleyici bir işlevi vardır. Dahası, Şefik Hüsnü Türkiye emekçi tarihinden günümüze uzanan siyasal ve ideolojik çizginin sürdürücüsüdür. O...
1.1 Kapitalizmin bugün uluslararası ölçekte yaşamakta olduğu krizin siyasal ve toplumsal sonuçlarının anlaşılabilmesi ve bundan sonrasına ilişkin kestirimlerde bulunulabilmesi için dar kapsamlı analizlerden kaçınmak gerekmektedir. ABD başta olmak üzere, emperyalist merkezlerdeki finans piyasalarında yaşanan çöküşle tetiklenmiş olması, kapitalist ekonomilerdeki gelişmeyi yalnızca “mali kriz” olarak adlandırmak için yeterli bir kanıt olamaz. Kriz, kapitalist üretim ilişkilerine içkin...



