TKP’nin yüzüncü yılına Birikim dergisi de “kuruluş yıldönümü” başlığı atılmış bir dosyayla değindi: İki söyleşi ve bir makale. Katkıcıların en ünlüsü Mete Tunçay. Ahmet Kardam diğer söyleşinin konuğu. Canan Özcan ise Atılım dönemi üstüne bir makale yazmış… Aşağıda yalnızca Mete Tunçay hakkında yazacağım. Başlığı koyarken de gözümün önüne gelen kişi odur! 1990’ların başında Sol Kemalizme Bakıyor[1]diye bir röportaj-kitap...
Sosyal bilimlerle ilgili bölümlerde siyasi partilerin tanım gereği iktidarı almayı hedefleyen oluşumlar olduğu anlatılırdı sıklıkla. Bu özellikleriyle partiler baskı gruplarından ayrıştırılırdı. Kuşkusuz toplumsal mücadelelere sınıf perspektifiyle bakılmasını engellemek için her tür hileye başvuran, emek-sermaye çelişkisini sonsuza varıncaya kadar yeni eklemelerle çeşitlendirilebilecek başlıklardan birine indirgeyen burjuva ideolojisinin bu tasnifinde sayısız tuzak yer alıyordu. Zaman içinde siyasetin...
Kasım ayında yayınlanan 132 numaralı Gelenek’in sunuş satırları bunun bir özel sayı olduğunu anlatarak başlıyordu. Gelenek dergimizin otuzuncu yaşını kutluyorduk… Yine bir özel sayıyla ve birkaç ay önceki sözümüzü gerçekleştirememenin mahcubiyetiyle Şubat 2017’de birlikteyiz. Gerçekleştiremediğimiz sözü yine aynı sunuş yazısındaydı; bir sonraki randevuyu Ocak’a vermiştik. Gecikmemiz ve yine bir özel sayı hazırlamamızın mazereti ve gerekçesi...
Kasım ayında yayınlanan 132 numaralı Gelenek’in sunuş satırları bunun bir özel sayı olduğunu anlatarak başlıyordu. Gelenek dergimizin otuzuncu yaşını kutluyorduk… Yine bir özel sayıyla ve birkaç ay önceki sözümüzü gerçekleştirememenin mahcubiyetiyle Şubat 2017’de birlikteyiz. Gerçekleştiremediğimiz sözü yine aynı sunuş yazısındaydı; bir sonraki randevuyu Ocak’a vermiştik. Gecikmemiz ve yine bir özel sayı hazırlamamızın mazereti ve gerekçesi...
Kasım ayında yayınlanan 132 numaralı Gelenek’in sunuş satırları bunun bir özel sayı olduğunu anlatarak başlıyordu. Gelenek dergimizin otuzuncu yaşını kutluyorduk… Yine bir özel sayıyla ve birkaç ay önceki sözümüzü gerçekleştirememenin mahcubiyetiyle Şubat 2017’de birlikteyiz. Gerçekleştiremediğimiz sözü yine aynı sunuş yazısındaydı; bir sonraki randevuyu Ocak’a vermiştik. Gecikmemiz ve yine bir özel sayı hazırlamamızın mazereti ve gerekçesi...
Gelenek özel bir sayıyla karşınızda. 132 numaralı sayımız yayın hayatına girişimizin otuzuncu yıldönümünde çıkıyor. Şaka değil, Gelenek Türkiye’nin yayınını aralıksız en uzun sürdüren ve şu anki en eski Marksist dergisidir. Başkalarını yalnızca ara verdikleri, isim değiştirdikleri için değil, Leninist olmadıkları için bile değil, ama Marksizmle bağları çok belirsiz hale geldiği, Marksist teoriyi düzen içi hesaplara...
Gelenek özel bir sayıyla karşınızda. 132 numaralı sayımız yayın hayatına girişimizin otuzuncu yıldönümünde çıkıyor. Şaka değil, Gelenek Türkiye’nin yayınını aralıksız en uzun sürdüren ve şu anki en eski Marksist dergisidir. Başkalarını yalnızca ara verdikleri, isim değiştirdikleri için değil, Leninist olmadıkları için bile değil, ama Marksizmle bağları çok belirsiz hale geldiği, Marksist teoriyi düzen içi hesaplara...
Gelenek özel bir sayıyla karşınızda. 132 numaralı sayımız yayın hayatına girişimizin otuzuncu yıldönümünde çıkıyor. Şaka değil, Gelenek Türkiye’nin yayınını aralıksız en uzun sürdüren ve şu anki en eski Marksist dergisidir. Başkalarını yalnızca ara verdikleri, isim değiştirdikleri için değil, Leninist olmadıkları için bile değil, ama Marksizmle bağları çok belirsiz hale geldiği, Marksist teoriyi düzen içi hesaplara...
Türkiye komünist hareketinin tarihinde önemli eksikliklerden biri teorisyene sahip olmayışıdır denebilir. Komünist hareket önemli stratejistlere ya da siyaset adamlarına sahip olmuştur ancak teoriyi yeniden üretmek ve ideolojik girdiler yapmak konusunda fazla yaratıcı olamamıştır. Bu nedenle 1990’lara gelinceye kadar komünist hareketin liderlerinin geride bıraktığı önemli bir yazılı külliyat olduğu söylenemez. Mustafa Suphi bu açıdan bir istisna...
Türkiye komünist hareketinin tarihinde önemli eksikliklerden biri teorisyene sahip olmayışıdır denebilir. Komünist hareket önemli stratejistlere ya da siyaset adamlarına sahip olmuştur ancak teoriyi yeniden üretmek ve ideolojik girdiler yapmak konusunda fazla yaratıcı olamamıştır. Bu nedenle 1990’lara gelinceye kadar komünist hareketin liderlerinin geride bıraktığı önemli bir yazılı külliyat olduğu söylenemez. Mustafa Suphi bu açıdan bir istisna...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×