Çeviren: Canay Özden Kasım 2007’deki Annapolis Zirvesi’nden döndükten sonra, İsrail Başbakanı Ehud Olmert, yanı başında bir Filistin devleti kurulmadıkça İsrail’in hayatta kalamayacağını ilan etti. Neden? Çünkü öteki türlü, işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinliler bağımsız devlet arayışından vazgeçer ve medeni haklar talep ederler. Ürdün’ün batısında bir Arap çoğunluğu ihtimaliyle karşı karşıya kalan Yahudiler bu talebi reddedip,...
Öyleyse Yaz ilk sayfanın en üstüne İnsanlardan nefret etmiyorum Haddimi aşmadığım gibi Ama gaspçının gözleri Dikilirse benim ekmeğime Kork… Kork… Açlığımdan ve öfkemden Mahmut Derviş, Kimlik Kartı Yahudiler emekçi halkın düşmanı değildir. İşçilerin düşmanı tüm ülkelerin kapitalistleridir. Yahudiler arasında emekçiler mevcuttur ve bunlar çoğunluğu oluştururlar. Onlar tıpkı bizim gibi sermaye tarafından ezilen bizim kardeşimizdir; onlar...
1517 Filistin’in Osmanlı tarafından fethi. 1537-41 Kanuni Sultan Süleyman tarafından Kudüs’ün surlarla çevrilmesi. 1799 Napoleon Yafa’yı ele geçirdi. Napoleon’un Yahudi Devleti Beyannamesi ölü doğdu ve Yahudilere eşit haklar veren bildirisi 1806’da yürürlükten kaldırıldı. 1831 Filistin’in Mısır tarafından (Mehmet Ali) fethi. Kavalalı Mehmet Ali 1840 yılında Avrupalı müttefiklerince geri çekilmeye zorlanmıştır. 1834 Kudüs’te Mısır yönetimine karşı...
20 Ocak 2007 Cumartesi günü İstanbul’da TKP’nin evsahipliğinde Doğu Sorunu başlıklı bir uluslararası konferans toplandı. Toplantının katılımcıları, TKP Kongresi için Türkiye’de bulunan komünist ve işçi partilerinin temsilcileriydi. Bu sayımızda Doğu Sorunu Konferansı’nda TKP adına Siyasi Komite üyesi Kemal Okuyan’ın ve Belçika Emek Partisi adına Siyasi Büro üyesi David Pestieau’nun  yaptıkları konuşmalara yer vereceğiz. David Pestieau...
Öfkemiz sevgiye benziyor, şimdi sevgimiz öfkeye Ve tartışmaya çevirdiğimiz deniz ölüler bırakıyor Çıplak ölüler Birbirine kenetlenmiş çöpler halinde Edip Cansever “Saate Bakmak”     Giriş Bu yazımızda Yahudiliğin tarihinden ve İsrail’in siyasal anlamından yola çıkarak Ortadoğu’daki çelişkinin tarihsel içeriğini gösterebilmek niyetindeyiz. Bizi bir tarih yazısı kaleme almaya iten pek çok nedenin olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan en...
Türkiye burjuvazisinin onyıllar boyu hem bir sendromu hem de demagojisi oldu “bölünmek”. 12 Eylül sonrasında sadece kamuoyunu biçimlendirmek üzere televizyonda yayınlamamışlardı parçalanmış ülke haritasını; üniversitelerde hocaları toplayıp brifingler vermişlerdi. Hayali sınır Karadeniz’den başlayıp güneye doğru iniyordu. Solun Karadeniz’e neden önem verdiği de bu sayede deşifre edilmişti. Kıyıya Sovyet çıkarması yapılacaktı çünkü! Bölücülükle adı özdeşleştirilen taraf...
Lübnan Komünist Partisi Genel Sekreteri Haled Haddadeh, Heike Schrader tarafından Atina’da yapılan ve Almanya’da yayımlanan Junge Welt gazetesinin 23 Ağustos 2006 tarihli sayısında çıkan röportajda, İsrail’in son saldırılarına karşı ülkesinde yürütülen direnişi değerlendiriyordu. Gazetenin röportajla ilgili açıklamasında, seçim anketlerine göre Lübnan Komünist Partisi’nin halkın yaklaşık yüzde 9’unun desteğini aldığı, ancak seçim sistemi nedeniyle komünist adayların...
Reel sosyalizmin çözülüş günlerinde kopan yaygaranın unutulması mümkün mü? “Yeni dünya düzeni” ve “tarihin sonu” deyimleri, zaten asla unutulamasınlar diye uydurulmuş olabilirdi yalnızca. Sosyalizm ve işçi sınıfı faktörünün her cephede, sosyal devlette,uluslararası hukukta, toplumsal örgütlülükte, Marksizmin bilimler üzerindeki, işçi sınıfı kimliğinin toplumsal ideolojilerdeki ağırlığında vb. yenilgiye uğraması ile, dünyamızın gerçekten de yeni bir düzene yelken...
Evet. Ve hayır. Emperyalizme karşı mücadelenin seyrine bağlı olarak “hayır” yanıtı verilebilecek. Şu soruyu da sorabiliriz: Emperyalist sistem, sosyalist sistem karşısında bir “zafer” mi kazanmıştı? Evet. Ve hayır. “Evet” yanıtının net olarak verilememesinin nedeni, sosyalist sistemin intihar etmiş olmasıdır. Savaş-yıkım-yağma-işbirlikçilik-devlet terörüyle bezenmiş, demokrasi-insan hakları-terör-işbirliği-yeniden inşa gibi kavramlarla süslenmiş yeni bir emperyalist saldırganlık dönemi yaşıyoruz. Militarist...
“Bir derinlik hayaline saplanmış budalalar olduğumuz için gizli olanı arıyoruz. Gerçekliğin dayanılmaz buradalı-ğını görmemek için elimizden geleni yapıyoruz. Bir an bunu kafamıza kazıyabilsek, kurtuluruz. Belki de deliririz. Oysa biz fikirlerin arkasına sığınıyoruz. Fikirler! Domuzların bile fikirleri olabilir.” Terry Eagleton, kötümserliğin filozofu Wittgenstein’ı bu şekilde isyan ettiriyor “Azizler ve Alimler” isimli romanında. Bilimin ve felsefenin gereksizliğine...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×