Gelenek, sayı: 37, Aralık ’91-Ocak ’92 Emek, Gelenek, 10 Eylül Yolu ve bir bölüm bağımsız sosyalistin katılımı ile sürdürülmekte olan İşçi Partisi Yolunda Politika adlı yayın ve yayının ötesinde bir işçi partisinin oluşturulması çalışmaları Ekim ayının sonunda yapılan görüşmelerde ortaya çıkan bazı görüş ayrılıkları nedeniyle sona erdi. Bir yasal parti girişiminin, katılımcı unsurlarından herhangi birisinin...
Gelenek bir yıldır, diğer pek çok sol yayın gibi, kriz çözümlemelerine ağırlık veriyor. Ancak geçtiğimiz yılın ikinci yarısından itibaren sol yayınlarda yer alan kriz tartışmalarının belirli bir doygunluk noktasına ulaştığını, yinelemelerin başladığını görüyoruz. Krizin öngörmüş olduğumuz gibi uzun süreceği, artık iyice netleşmiş durumdayken, çoğu yayının konuyu “tüketmiş” olması, sürecin kısırlığından kaynaklanmıyor. Gerek ekonomik alandaki, gerekse...
“Partili Mücadeleye Çağrı” Sözlerimizin sonuna yaklaşıyoruz. Buraya kadar söylediklerimizle kimliğimizi, düşüncelerimizi önemli ölçüde netleştirdiğimizi sanıyoruz. Bütün bunlar aracılığıyla, solun diğer kesimlerinden nerede; neden ayrıldığımızı kestirmek güç olmayacaktır. Ancak yine de ek açıklamalar gerekli oluyor. Son olarak bunu yapmaya çalışacağız. Çok net görmek gerekiyor: Bugün Türkiye sosyalist hareketi, bütün birikimi ve kadroları ile bir kabuk değiştirme...
Türkiye’de bugün her şeye rağmen sosyalistler var. Kimileri örgütlü kimileri yalnız, ama düzene karşı bir biçimde mücadele edenler var. Farklı tarzların sahipleri olduklarını iddia edenlerin yanında, hiçbir tarzı olmadığını söyleyen ve bunu başlı başına bir tarz olarak görenler de var. Ancak bugün Türkiye solunun kaç parçadan oluştuğu, farklı kesimlerden hangilerinin reformist hangilerinin devrimci oldukları gibi...
Gelenek, bu sayısında ağırlıklı olarak, burjuva siyaseti ile ilgili. Kriz sürecinde, bütün kurumları ile tıkanan ve söze hep “yenilenme ihtiyacı”na vurgu yaparak giren sermaye sınıfının bu ülkede engin bir siyasal deneyimi var. Daha önceki kitaplarımızda çeşitli açılardan ele aldığımız bu deneyim, bu kez bir dizi yazıyla ve yelpazenin değişik noktalarında yoğunlaşılarak gündeme geliyor. Bu ana...
GELENEK: Sosyalist Türkiye Partisi Türkiye solunun bütününe ilişkin bir değerlendirmeyle yola çıkmıştı. Buna göre, ilk saptama solun genel siyasal gündemin bir parçası olarak kendisini varedemediği ve buna bağlı olarak Türkiye solunun değişik kesimlerinin birbirlerine göre kalıcı veya istikrarlı konumlara yerleştirilebileceği bir haritanın henüz oluşmadığı idi. Son günlerde Sosyalist İktidar Partisi’nin çeşitli yayınlarında bu konunun yeniden...
GELENEK: Son dönemde, SİP yayınlarında, “kriz” bağlamlı çok sayıda yazı çıktı. Bu “yoğunlaşma”nın rasyonalitesi nedir? Halil HACIALİOĞLU: Son dönemde, herkes “kriz” üzerine bir şeyler yazıyor ve söylüyor. Biz bir kriz nesnelliğinin oluştuğunu söyleyerek bir erken teşhiste bulunduk. Ama, -amerikan aptallığına özgü bir deyim kullanacağım için kusura bakmayın- “bu malı artık yalnızca biz satmıyoruz”. Kriz kavramlaştırması,...
GELENEK: Türkiye sosyalist hareketi kriz nesnelliğinde nasıl bir siyasallaşma süreci geçirmeli, hangi araçları ön plana çıkarmalı? OKUYAN: Geçenlerde özel televizyon kanallarından bir tanesinde başta 27 Mayıs olmak üzere “askeri darbeler”i konu yapan bir tartışmaya tanık oldum. Ve, Türkiye’de sosya-listlerin bu şaklabanlığa son verecek bir güç olarak ortaya çıkmamalarına bir kez daha hayıflandım. Sistem içi alternatiflerin...
Gelenek Kitap Dizisi baskıya hazırlanırken geçtiğimiz yılın sonuna doğru SİP’in dışına düşen ve şu anda SBP, Emek, Kurtuluş ve Yeni Yol tarafından kurulan partide yeralan bir grubun çıkartmakta olduğu Sosyalist Politika adlı üç aylık yayın elimize geçti. Daha önce SİP’te yöneticilik yapma onuruna sahip olan iki kişinin ortaklaşa yazdıkları bir üçüncü sınıf öykünün dışında, İ....
Geçtiğimiz aylar Türkiye’de siyasal ve ekonomik krizin giderek dizginlerinden boşandığı gelişmelere tanık oldu. Gidişat, Gelenek kitap dizisinin yaklaşık bir yıldır konu önceliklerinde birinci sırayı ısrarla “kriz”e vermesinin doğru bir tercih olduğunu da kanıtlar nitelikte. Bu sayımızda aynı çizgiyi sürdürüyoruz. Türkiye solunda düzenin içine yuvarlandığı krizi devrimcileşme doğrultusunda değerlendirmek yerine geri perspektiflerine, uzlaşmacılığa malzeme haline getirmeye...