Bu yazı iki ay kadar önce Dünya yayınları tarafından basılarak geniş bir dağıtımı yapılan Sosyalizm Programı’nın (Taslak) kimi yönlerine ek açıklıklar getirmeyi amaçlıyor. Hazırlanmasına katkıda bulunanlardan biri olarak, Program metninin kendisini anlatma gücüne sahip olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla söz konusu olan, metindeki önermelerin açımlanması değil. Yine bu kısa yazıda amacım, dile getirilmiş ya da muhtemel eleştirilere...
1980 yılında bütün dünyada Lenin'in doğumunun 110. yılı kutlanmıştı. Dönem, reel sosyalizmin prestij erozyonunun başlamadığı bir dönemdi. Dünyada en çok okunan yazar olması yeryüzünde sınıf mücadelesinin adının anıldığı her yere içkin olması, Vladimir İlyiç'in "devletli" konumunu ortadan kaldırmıyordu. Öyle ya, Lenin düşüncesi arkasındaki koskoca bürokratik mekanizma, tabular ve zorlamalarla ayakta kalmıştı… Marksizm içi tartışmalarda birkaç...
Şimdi teoriden söz etmenin sırası mı? Kim ne derse desin tam sırası. Hatta denilebilir ki, teoriden söz etmek hiç bu kadar önem kazanmamıştı. Teorinin sosyalist hareketteki yerine zaman zaman değinilse bile, bundan, yani teoriden tam olarak neyin kastedildiği konusuna pek açıklık getirilmez. Sözgelimi, kastedilen Marx’ın, Engels’in ve Lenin’in geride bıraktığı düşünce mirası mıdır? Yoksa buna...
Bu konuyu ele almak birkaç nedenle gerekti. Birincisi, bugüne dek ele alınış biçimi gerçekten oldukça sığ bir görünüm veriyordu. Troçkistler doğrunun bir bölümü bile olmayan ama görünene oldukça sadık, bilindik söylemlerinde ısrar ediyorlar: Tamam, Trotskiy’nin siyasi yaşamında örgütsüz, partisiz geçen bir dönem vardır. Ama Trotskiy 1917’de partiye katılmıştır. Üstelik bu tarihten itibaren yazdıklarında parti ve...
Demokratik halk devriminin teorik ve tarihsel kaynakları I Milli demokratik devrimin savunulurluğunun yok olması ile sosyalist devrimin güncelliğinin programlaştırılması arasında Türkiye için bir uğrak işlevi taşıyan demokratik halk devrimi perspektifinin teorik temelleri, Leninist sosyalist devrim kuramının kimi önermelerinin, somut durum analizlerinin genelleştirilmelerine kimi ölçütlerin gözardı edilip bazılarının da mutlaklaştırılmasına dayanır. Demokratik halk devriminin, somut konjonktürlerde...
Eşiği Atlarken Sovyet Deneyi Gelenek‘in 28. Kitabı’nda, sosyalist demokrasi tartışmalarında olmazsa olmaz bir yer tutması gereken “devrimci durum” kavramı çerçevesinde kimi kısa değinmelerde bulunmuştum. Kavramın önemi, açıkladığı kriz anının sosyalist mücadeleyi içe dönük yüzünden bütünüyle koparan bir kesit olarak ortaya çıkmasından kaynaklanmaktadır. Bu oldukça hassas bir noktadır ve eğer sosyalist mücadele sürekliliği gerektiren bir tavırsa,...
Diploması tarihi, askeri tarih ya da siyasi tarih… Bunlardan herhangi biri merkeze alınarak tarih yazılabilir. Ancak merkeze alınan hangisi olursa olsun, kimi dönüm noktaları ya da kilometre taşları ana iskeleti oluşturmak durumundadır. Bu çalışmada ne yukarıda anılan türden bir tarih yazımı ne de kendilerinden söz etmemenin olanaksız olduğu söylenen ana iskeletin tümünü ortaya dökmek deneniyor....
Devrimci teori üzerine düşünceler üretmeye başladığımızda önce devrimci teorinin geçmişine, Marx’a dönmek gerekiyor. Marx sadece “dahiyane” bir bilimsel yasanın bulucusu değildi. O, aynı zamanda bir devrimci ideologdu. Marx’ın ideolojik görüşleri bilimsel temelleri nedeniyle, ama bunun ötesinde devrimci duygusal atılımı, sanatsal yönüyle de işçi-emekçi kitlelerin sevgisini ve bağlılığını kazanmıştı. Marx bir ideolog olarak dogmatik-doktriner değildi. O,...
Günümüzde sosyalizm adına devrim biçimi şu ya da bu biçimde irdeleniyor. Toplum, olay ve olgular bilimsel sosyalizm temelinden kalkarak irdelenmeli. Oysa, sosyalizm adına bu değerlendirmelerin çoğu mekanik ve basit türde olmakta. Tıpkı karanlıkta fili tanımak gibi. Sosyalistlerin çoğu yerel ulusal mücadele uğruna uluslararası mücadeleyi yadsıdıkları gibi, kendilerini sadece biçimde bağlı görüyorlar. Parça uğruna bütün feda...
Gerekli ya da gereksiz, marksizm içi tartışmalarda, “sosyalist demokrasi” başlığı altında toplanabilecek “katılım”, “çoğulculuk”, “özgür seçimler”, “çok seslilik” gibi alt başlıkların daha fazla yer edineceği çok açık. Son olarak Çavuşesku’nun kişiliğinde çok ciddi bir biçimde “kirlenen” sosyalist kuruluş süreçlerinin gelmiş olduğu nokta bu tartışmaları kaçınılmaz kılıyor. Türkiye’de tartışmaların politikasız kimi akımların elinde iyiden iyiye çıkmaza...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×