Burjuva devrim sürecine ve bu sürecin ürünlerine kolaycı yaklaşımları sevmeyiz. Kolaycılıkla işin içinden çıkılamıyor çünkü… Türkiye’nin kapitalistleşme süreci, işin sahibi burjuvazinin bile devrim diye adlandırmaktan kaçınmaya çalıştığı ölçüde ağır aksak yaşanmış, burjuva aydınlanma süreçleri pek yüzeysel geçmiştir. Buna karşılık bugün geleceğe uzanmak isteyenlerin bu tarihi miras olarak sahiplenmemeleri olacak şey değildir. Dahası eksikli ve tartışmalı...
90 yıl önceydi… İki emperyalist odağın insanlığın üzerinde tepiştiği dehşet verici bir ortamda, ezilenler proletaryanın şahsında ayağa kalkmış “başka alem için” kolları sıvamışlardı. Bastıkları toprak Rusya’ydı, uçsuz bucaksız ve ölçüsüz. Kimileri haklı olarak “tarih öncesinden çıkış” diye adlandırdı, hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı, her şeyin kendini ona göre yeniden konumlandırdığı yeni bir dünyaya işaret ederek....
Osmanlıca, neden anlaşılmaz bir dildi? Çünkü halkın bu dili anlaması istenmiyordu. “Saray dili” nin, daha doğrusu devlet dilinin halk dilinden ayrıştırılması, son derece bilinçli bir tercihtir. Bilgisiz halk, kolay yönetilir.Okuryazarlık oranının çok düşük olduğu bir ülkede, eğitim verilen küçük bir azınlığa gündelik konuşma dilinden farklı bir dil öğretilip bu dille yazmaları sağlandığında, hem halk “yukarıda”...
Osmanlıca, neden anlaşılmaz bir dildi? Çünkü halkın bu dili anlaması istenmiyordu. “Saray dili” nin, daha doğrusu devlet dilinin halk dilinden ayrıştırılması, son derece bilinçli bir tercihtir. Bilgisiz halk, kolay yönetilir.Okuryazarlık oranının çok düşük olduğu bir ülkede, eğitim verilen küçük bir azınlığa gündelik konuşma dilinden farklı bir dil öğretilip bu dille yazmaları sağlandığında, hem halk “yukarıda”...
Bilindiği gibi Türkiye Komünist Partisi yılda bir konferans topluyor. Geçen yılki konferansın gündemini parti programı oluşturmuştu. Daha önceki yıllarda ise TKP üye ve dostları konferansın temel ürünü olarak bir “dünya ve Türkiye değerlendirmesi” ne alışmışlardı. 2004 yılında farklı bir yöntem izleniyor. Ekim ayının sonunda tamamlanması planlanan çalışmalarda şu sıralar ele alınmakta olan ana rapor, deyim...
Gelenekin bu sayısı hazırlanırken kendi yaptıklarımıza güvenimizi ve mücadele azmimizi perçinleyen, bizi çok heyecanlandıran bir haber aldık: McDonalds ODTÜ’den defolmuştu. Dört yıldır sürdürülen kavganın hedefine ulaşması ve emperyalist şirketin gülünç “gerekçelerle” kampüsü terk etmesi bu ülkenin mücadele tarihi için son derece önemlidir. McDonalds’ın ODTÜ’den kovulmasının tarihsel önemini değerlendirmeyi ve bunu kayıtlara geçirmeyi ihmal etmeyeceğiz elbette....
Merhaba 11 Kasım 2001 bu ülkede mücadele edenler için önemli bir tarih oldu. 11 Kasım 2001’de Sosyalist İktidar Partisi gerçekleştirdiği Olağanüstü Kongrede ismini değiştirerek Türkiye Komünist Partisi (TKP)  adını aldı. Kongre belgelerini bu sayımızın ilerleyen sayfalarında bulabilirsiniz. Türkiye Komünist Partisi adının alındığı ve böylelikle ülkede komünist kimliğin yanında adıyla da siyaset yapılan döneme geçildiği bu...
Merhaba 11 Kasım 2001 bu ülkede mücadele edenler için önemli bir tarih oldu. 11 Kasım 2001’de Sosyalist İktidar Partisi gerçekleştirdiği Olağanüstü Kongrede ismini değiştirerek Türkiye Komünist Partisi (TKP)  adını aldı. Kongre belgelerini bu sayımızın ilerleyen sayfalarında bulabilirsiniz. Türkiye Komünist Partisi adının alındığı ve böylelikle ülkede komünist kimliğin yanında adıyla da siyaset yapılan döneme geçildiği bu...
Merhaba, Yeni bir sayıyla yine birlikteyiz. Bu defa dosya konusu olarak kemalizmi ele alıyoruz. Sivil toplum tartışmalarıyla ilgili dizimiz sürüyor. Ve elbette 11 Eylül ve sonrası değerlendirmelerimiz de. 11 Eylül ile ilgili Kemal Okuyan’ın “Savaş, sol ve anti-emperyalizm” başlıklı yazısında ABD’deki saldırılardan sonra dünya ve Türkiye’de solun aldığı ve alması gereken tavır konusuna açıklık getiriyor....
Merhaba, Yeni bir sayıyla yine birlikteyiz. Bu defa dosya konusu olarak kemalizmi ele alıyoruz. Sivil toplum tartışmalarıyla ilgili dizimiz sürüyor. Ve elbette 11 Eylül ve sonrası değerlendirmelerimiz de. 11 Eylül ile ilgili Kemal Okuyan’ın “Savaş, sol ve anti-emperyalizm” başlıklı yazısında ABD’deki saldırılardan sonra dünya ve Türkiye’de solun aldığı ve alması gereken tavır konusuna açıklık getiriyor....
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×