Türkiye komünist hareketinin tarihinde önemli eksikliklerden biri teorisyene sahip olmayışıdır denebilir. Komünist hareket önemli stratejistlere ya da siyaset adamlarına sahip olmuştur ancak teoriyi yeniden üretmek ve ideolojik girdiler yapmak konusunda fazla yaratıcı olamamıştır. Bu nedenle 1990’lara gelinceye kadar komünist hareketin liderlerinin geride bıraktığı önemli bir yazılı külliyat olduğu söylenemez. Mustafa Suphi bu açıdan bir istisna...
Merhaba, Türkiye tarihinde bir dönüm noktası olarak anılacağı kesin olan 2013 yılını geride bıraktık. Öncelikle tüm okurlarımıza 2013 kadar dolu ve anlamlı yeni bir yıl diliyoruz. 2014’ün ilk sayısını çeşitli aksaklıklar yüzünden planladığımızdan daha az sayıda yazıyla çıkarmak zorunda kaldık. Eksikleriyle birlikte Gelenek’in 123. sayısında amacımız, şüphesiz Haziran günlerinin belirlediği, 2013’ün bir muhasebesini yapmak. Bu konuda yer...
Merhaba, Gelenek’in 119. sayısının konusu “Cumhuriyet’in (yetersiz) bakiyesi”. Cumhuriyet’in bakiyesinden kastımız 1923 yılında kurulan siyasi yapının bugüne ne devrettiği. Bu soruyu bugün belki de yeniden sormamızın sebebi Birinci Cumhuriyet olarak da adlandırılabilecek bu siyasi yapının 10 yıllık AKP iktidarı tarafından sonlandırılmış olması. Ne devrettiğini sormamızın sebebi de Gelenek’in pek çok sayısında tarif etmeye çalıştığımız sosyalistlerin...
Merhaba, Gelenek yayın hayatına yeniden basılı olarak devam ediyor. Dergimiz son kez 111. sayı ile basılı olarak karşınıza çıkmıştı. Bu sayının ardından ise internetten yayınlanmaya devam etti. 117. sayıya gelene kadarki beş sayı Marksist Leninist Araştırmalar Merkezi’nin internet sitesinden bulunabilir. Gelenek bundan sonra iki ayda bir yayınlanacak. Her sayıda teorik düzlemde daha derinlemesine irdelenmesi gerektiğini...
Millet inşası çok-boyutlu bir süreç, bu durum da milleti var eden milliyetçiliğin çokboyutlu olmasını gerektiriyor. Bu çok-boyutluluk, milliyetçiliği farklı noktalardan açıklamaya çalışan pek çok kuramın ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor. Milliyetçiliği modern bir kavram olarak açıklamaya çalışan burjuva düşünürlerden birisi Ernest Renan’dır. Ernest Renan, milliyetçilik çalışmalarının kurucu metinlerinden kabul edilen 1882 tarihli “Millet Nedir?” (“Qu'est-ce qu'une...
Yeşilçam filmlerinin bilindik parodisidir. Filmin istenmeyen karakteri, varlığının hiç önemsenmediği, hatta açık açık istenmediği bir ortamdan ayrılırken, geride kalanlara tehditkar edalarla seslenir: “Gidiyorum bak, bak gidiyorum, giderim bak, vallahi gidiyorum, çok üzülürsünüz sonra, gidiyorum bak, bak giderim”. Kal diyen çıkmaz. Ama o gitmez, gidemez bir türlü.   Bu sahnede trajik olan ise, istenmeyen karakterin işe...
 Türkiye’nin güncel siyasi hayatına, kabaca bir tarafında TSK’nın diğer tarafında ise AKP’nin durduğu eksen etrafındaki gerilim damga vurmaya devam ediyor. Söz konusu cepheleşmeyi birbirinden bağımsız momentlerin, muhtelif gerilim başlıklarının bir toplamı olarak değil, bir süreç olarak değerlendirmek yerinde olacaktır. Gelişmelere bir süreç olarak bakmak ne cepheleşmenin suni olduğu, ne de tarafların rollerini baştan yazılmış bir...
Burjuva devrim sürecine ve bu sürecin ürünlerine kolaycı yaklaşımları sevmeyiz. Kolaycılıkla işin içinden çıkılamıyor çünkü… Türkiye’nin kapitalistleşme süreci, işin sahibi burjuvazinin bile devrim diye adlandırmaktan kaçınmaya çalıştığı ölçüde ağır aksak yaşanmış, burjuva aydınlanma süreçleri pek yüzeysel geçmiştir. Buna karşılık bugün geleceğe uzanmak isteyenlerin bu tarihi miras olarak sahiplenmemeleri olacak şey değildir. Dahası eksikli ve tartışmalı...
Burjuva devrim sürecine ve bu sürecin ürünlerine kolaycı yaklaşımları sevmeyiz. Kolaycılıkla işin içinden çıkılamıyor çünkü… Türkiye’nin kapitalistleşme süreci, işin sahibi burjuvazinin bile devrim diye adlandırmaktan kaçınmaya çalıştığı ölçüde ağır aksak yaşanmış, burjuva aydınlanma süreçleri pek yüzeysel geçmiştir. Buna karşılık bugün geleceğe uzanmak isteyenlerin bu tarihi miras olarak sahiplenmemeleri olacak şey değildir. Dahası eksikli ve tartışmalı...
Burjuva devrim sürecine ve bu sürecin ürünlerine kolaycı yaklaşımları sevmeyiz. Kolaycılıkla işin içinden çıkılamıyor çünkü… Türkiye’nin kapitalistleşme süreci, işin sahibi burjuvazinin bile devrim diye adlandırmaktan kaçınmaya çalıştığı ölçüde ağır aksak yaşanmış, burjuva aydınlanma süreçleri pek yüzeysel geçmiştir. Buna karşılık bugün geleceğe uzanmak isteyenlerin bu tarihi miras olarak sahiplenmemeleri olacak şey değildir. Dahası eksikli ve tartışmalı...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×