Egemen sınıfın organik aydını olarak Türkiye siyasi eliti, kısıtlı kavramsal olanaklarını sonuna kadar sömürmek konusunda olağanüstü bir yetenek geliştirmiştir. İçli dışlı giyilen giysilere benzer şekilde, yıpranan ya da kanıksanan söylemler ters çevrilip, yeniden kullanılma “şansı” elde eder. İşin acıklı tarafı, bu akıllara zarar üretime bizzat muhalif kesimler tarafından da omuz verilmesidir. Bu duruma, “Dostlarınıza fazla...
Bugünün ve Yakın Tarihimizin CHP’si Yakın siyasi tarihimizin tanığı olan orta yaşlı sol cenah için CHP, bugün sürekli geriye giden çizgisi ile sol adına ilgilenilmeye değmez bir sepete atılmış durumdadır. Bunu biraz da sol-sosyalist çizgimizin saflığının bir dışavurumu olarak yapmak zorunda hissettik kendimizi. CHP, sağa gittikçe yaklaşan çizgisine rağmen, bugün ana-akım seçmenin önünde seçim sandığında varlık...
Zafer Toprak Darwin’den Dersim’e Cumhuriyet ve Antropoloji İstanbul: Doğan Kitap, Nisan 2012 616 sayfa  Erken dönem Cumhuriyet sıklıkla ırkçı kadroların şekillendirdiği ve egemen olduğu bir dönem gibi sunulur. Bunda kuşkusuz Kemalizmin aydınlanmacılığının eksikli ve eklektik yapısının sunduğu “olanakların” payı büyük. Bu anlamda, inceleyeceğimiz tarihsel kesitin çok farklı veçheleri olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Yani bir yandan ilkçağa...
Önce, yazının ele alacağı temel sorunu ortaya koyalım: Türkiye’de bir kesim aydın, önce İttihat ve Terakki dönemine, sonra 1923’te başlayıp yaklaşık 20 yıllık bir döneme damgasını vuran Cumhuriyet dönemi “devrimlerine” hayli sert eleştiriler yöneltmektedir. Elbette sorun, İttihat ve Terakki ve Cumhuriyet dönemi uygulamalarının şu veya bu yönleriyle eleştirilmesinden kaynaklanmamaktadır. Bu tür eleştiriler, başta sözü edilen...
Millet inşası çok-boyutlu bir süreç, bu durum da milleti var eden milliyetçiliğin çokboyutlu olmasını gerektiriyor. Bu çok-boyutluluk, milliyetçiliği farklı noktalardan açıklamaya çalışan pek çok kuramın ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor. Milliyetçiliği modern bir kavram olarak açıklamaya çalışan burjuva düşünürlerden birisi Ernest Renan’dır. Ernest Renan, milliyetçilik çalışmalarının kurucu metinlerinden kabul edilen 1882 tarihli “Millet Nedir?” (“Qu'est-ce qu'une...
“Size bahşedilenle mutlu olmasını bilin. İşiniz cepte. Aile çevrenizden dışarı adımınızı atmayın, hep ana-babanızla, karınızla ve çocuklarınızla kalın. Evin idaresiyle ve eğitimle ilgili meseleleri düşünün. Sizin hayat felsefeniz bu olmalı; zira böyle yaparak uzun süre mutlu olursunuz. Memleket meselelerine gelince, nefesinizi boşuna tüketmeyin. Memleket meseleleri çok zaman ve bütün işçilerin koşullarını kavrayacak çok keskin bir...
 “Ulusallık sorunu bir dünya devrimi sorunu olduğuna göre, olumlu ya da olumsuz niteliği, ancak dünya devrimine oran ve görecelilikle belirir.” Genel olarak ulusal sorun, Türkiye özelinde de Kürt sorunu daha önceleri defalarca Gelenek sayfalarında, değişik boyutlarıyla işlendi. Ulusal sorun konusunda, konuşan ve konuşabilecek herkes açısından söylenmesi gerekenlerin söylendiğinde ısrar etmek durumundayız. Güncel politik konumlanışların bu...
İsmail Hakkı Çıtak Yoldaş’ın anısına, saygıyla… “…Bir sosyalist devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti, ülkede yaşayan tüm uluslardan işçilerin, emekçilerin, köylülerin, aydınların ortak çabasının ürünü olacaktır. Sosyalist cumhuriyet, yüzyıllardan bu yana bu coğrafyada boy atmış bütün ilerici atılımların, bu atılımların öncü gücü olan toplumsal hareketlerin, halk kahramanlarının mirasını devralıp gelecek kuşaklara taşıyacaktır. Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı...
Karl KautskyYazılama Yayınevi– 2008 – 105 SayfaÇeviren: Mehmet Karaoğlu Ekim Devrimi’nin açtığı parantezin kapitalist dünya sistemi açısından nasıl büyük bir kopuş olduğu bugünden bakıldığında daha iyi anlaşılıyor. İşçi sınıfının iktidarı kapitalist üretim biçiminin alternatifsiz ve “doğal” olduğu kanısının nihai olarak yerle bir olması anlamına geliyordu. 1917, yalnız kapitalist sistem ve egemen sınıflar açısından değil, en...
Burjuva devrim sürecine ve bu sürecin ürünlerine kolaycı yaklaşımları sevmeyiz. Kolaycılıkla işin içinden çıkılamıyor çünkü… Türkiye’nin kapitalistleşme süreci, işin sahibi burjuvazinin bile devrim diye adlandırmaktan kaçınmaya çalıştığı ölçüde ağır aksak yaşanmış, burjuva aydınlanma süreçleri pek yüzeysel geçmiştir. Buna karşılık bugün geleceğe uzanmak isteyenlerin bu tarihi miras olarak sahiplenmemeleri olacak şey değildir. Dahası eksikli ve tartışmalı...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×