Son günlerin en çok tartışılan konularından biri, hiç kuşkusuz, TBKP Program Tasarısı. Bunun böyle olmasının nedeni de, sanırım tasarının -Mehmet Ali Aybar’ın “güler yüzlü sosyalizm”e ilişkin kimi tezlerini saymazsak- Türkiye solu açısından taşıdığı yenilikler. TBKP Program Tasarısı üzerine, Türkiye’de yayınlanan dergilerde -yeterli sayıda olmasa bile- hayli yazı yayınlandı. Ama görüldüğü kadarıyla, bunların arasında en ilginci...
“Türkiye’de mevcut sosyal demokrat parti ya da partilerin, Avrupa’dakilerden farklı olarak tarihsel bir gelenekleri veya Marksist bir kökenleri bulunmadığı gerekçesiyle ‘sözde’ ya da ‘sahte’ sosyal demokrat olarak nitelenmesi bir yanılsamadır.” Eleştirinin özü burada yatıyor. Her ne kadar yazar, “değerlendirmeler söz konusu yazının temel saptama ve tezlerine değil, bunların arasındaki bağlantılara ve kavramlara yönelik olacak” diye...
Emre Kongar, Mustafa Akdağ, Sina Akşin, Niyazi Berkes, Doğu Ergil, Mete Tunçay… Bu listeyi uzatmak, biraz haksızlık yapmayı göze alarak Doğan Avcıoğlu’na kadar genişletmek veya araya başka isimler eklemek mümkün; ama bir şeyi değiştirmiyor. Liste, Türkiye solcusuna, uzunca bir süre “telif eser” bağlamında teorik gıda sunabilen araştırmacıları kapsıyor. Siyasi mücadele pratiği bir yana, Marksizme yakınlıkları...
Siz hiç iri kafalı, ama çelimsiz veya gözlüklü ve elinde kalem ve mürekkep hokkası bulunan ya da aydın bakışlı “devrimci proleter” figürü gördünüz mü?… “… Bu işçi figürlerinin iki çarpıcı özelliği üstüne konuşmak istiyorum. Birincisi kolların ‘güçlü’ kaslarının, özellikle ele doğru yaklaşırken, giderek makinayı andırması. İkincisi ise, işçi figürlerinin ‘kol’ları ile ‘kafa’ları arasındaki orantı -daha...
Legal sol parti tartışmaları Türkiye solunun gündeminde önemli bir yer tutmaya başladığında, hemen herkesin birleştiği bir nokta vardı. Hiç değilse belli bir süre, bir partinin kuruluşundan çok, tartışmaların kendisi önem taşıyacaktı. Artık somut girişimlerin kendisini hissettireceği, hissettirmesi gereken bir döneme girilirken, legal sol partiye yönelik tartışmaların oldukça yararlı olduğunu, hatta kimi konularda küçümsenemeyecek netlikte tabloların...
Bir sosyalist partinin program eleştirisine esas olacak temel noktalar özellikle günümüz Türkiyesi’nin gerçekleri göz önüne alındığında neler olmalıdır? 1-Marksist-leninist teori ve pratiğin dünya çapında ve bunun bir parçası olarak Türkiye’deki sorunlarının bugünkü biçimlenişi nedir? Programda bu sorunlar hangi boyutlarda ele alınmıştır? 2-Bugünün gerçekleri ile kurulması düşünülen sosyalist toplum arasındaki sürece bakış programda nasıl ele alınmıştır?...
Bu satırlar yazıldığında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin 15 Mayıs 1988 tarihinden itibaren 9 ay içerisinde Afganistan Demokratik Halk Cumhuriyeti’nde bulunan silahlı kuvvetlerini çekmesini de içeren bir anlaşmanın Cenevre’de imzalanmasına bir gün kalmıştı. Ülkede on yıldır sürmekte olan iç savaşta taraf olarak yer alan Sovyet birlikleri, son anda büyük bir sorun çıkmazsa ülkelerine dönecekler. Bundan sonraki...
Sovyetler’ce başlatılan yeni süreçlerin uluslararası sosyalist harekette öncelikle “sağ” yönelimlere yol açabileceği Gelenek’te sıkça vurgulandı. Yeni süreçlere ilişkin “sağ” yorumların tanıdık yakından bilinen “yerli” örnekleri üzerinde de duruldu. Tüm bu çözümlemelere şöyle bir ek düşüldü: Sağ yorumlar kaçınılmaz biçimde içsel tepkilere neden olacak ve bir süreç içerisinde kesinlikle “sapma” olmayan ama özde “sol” bir almaşık...
Bugüne dek Türkiye sosyalist hareketinin geçmişi üzerinde çok şey yazılıp söylendi. Türkiye sosyalist hareketinin doğuşundan ve özellikle 1960 öncesi geçmişinden kaynaklanan güdüklükler üzerinde duruldu. Burada bunlardan uzun uzadıya söz etmeyeceğiz. Yalnızca 1922 yılına ait bir değerlendirmeyi Radek’in ağzından aktarmakla yetineceğiz: “T.K. Partisi proleter bir parti değildir. Bu parti çıkarlarını savunmak amacıyla köylülüğün güçlerini ve geçmişle...
2000’e Doğru adlı haftalık derginin 14-20 Şubat tarihli 8. sayısında Dergi’nin Ankara Büro Şefi Hasan Yalçın’ın Yalçın Küçük ile yaptığı bir görüşme yer aldı. Hasan Yalçın bu görüşmede Toplumsal Kurtuluş’un Şubat sayısında yayınlanan “Özal, Perinçek’ in Partisini Destekliyor” başlıklı bir haber nedeniyle Küçük’e sorular yöneltiyor. Bu ilginç görüşmeyi okurlarımıza aynen sunuyoruz. “Ben de mahkûm olabilirim....



