2017 yazına, Haziran’da ve Ağustos sonunda, iki momentte müdahale eden Kılıçdaroğlu’nun damga vurduğunu söylemek durumundayız. Bu manzaranın solun eklemlendiği kısmı, Türkiye “sosyalist” hareketinin nadir dip noktalarından birini temsil ediyor. Beğenin beğenmeyin, programını, davranış biçimini doğru bulun yanlış görün, Türkiye’de sol çok defa zayıf düşmüş ve hata yapmıştır. Ama düzen dışı solun “sosyalist” sıfatının tırnak içine...
Türkiye komünist hareketinin tarihinde önemli eksikliklerden biri teorisyene sahip olmayışıdır denebilir. Komünist hareket önemli stratejistlere ya da siyaset adamlarına sahip olmuştur ancak teoriyi yeniden üretmek ve ideolojik girdiler yapmak konusunda fazla yaratıcı olamamıştır. Bu nedenle 1990’lara gelinceye kadar komünist hareketin liderlerinin geride bıraktığı önemli bir yazılı külliyat olduğu söylenemez. Mustafa Suphi bu açıdan bir istisna...
Türkiye komünist hareketi, işçi sınıfı lehine olduğunu söyleyemeyeceğimiz verili güçler dengesi hesaba katıldığında, olgunlaşmış bir stratejiye sahip olabilir mi? Sözünü ettiğimiz, tanımlanmış bir hedef doğrultusunda hazırlanan, güncel gelişmelere dirençli, kalıcı bir yol haritası. O halde, daha hemen başta hedefi nasıl belirlediğimize açıklık getirmek durumundayız. Nihayetinde, bir komünist partisi için mücadele, kesintili-sıçramalı bir süreç olduğu oranda,...
Merhaba, Gelenek’in 121. sayısını tamamıyla Haziran Direnişi’ne ayırdık. Haziran ayında, Gezi Parkı’nda, 9 yaşındaki küçük bir kız çocuğu internette çok paylaşılan videosunda şöyle diyordu: “3 yaşından beri eylemlere gidiyorum ama böyle eylem görmemiştim”. Gerçekten de 31 Mayıs’tan beri Türkiye’de öncesi görülmemiş yoğunlukta bir toplumsal harekete tanık olduk. 1960-80 arası solun etkisini arttırdığı yıllar, 15-16 Haziran...
Merhaba, Gelenek’in 119. sayısının konusu “Cumhuriyet’in (yetersiz) bakiyesi”. Cumhuriyet’in bakiyesinden kastımız 1923 yılında kurulan siyasi yapının bugüne ne devrettiği. Bu soruyu bugün belki de yeniden sormamızın sebebi Birinci Cumhuriyet olarak da adlandırılabilecek bu siyasi yapının 10 yıllık AKP iktidarı tarafından sonlandırılmış olması. Ne devrettiğini sormamızın sebebi de Gelenek’in pek çok sayısında tarif etmeye çalıştığımız sosyalistlerin...
İddia bu ya, Mehmet Ali Aybar’ın “biz tanrının kitabını reddetmişiz, lafı mı olur” diyerek kendisini Marksizmin temellerine, Lenin’in düşüncesine karşı çıkmakla eleştirenlere diklendiği söylenir. Burada “siz ne biçim Marksistlersiniz, tabularınız, fetişleriniz var” türünden bir alaycılık olduğu açık. Aybar’ın üretken, yaratıcı, mücadeleci bir aydın olduğu kesindi, lakin Marksizmle kurduğu ilişkide ciddi sorunlar vardı, Lenin’i ve Bolşevikleri...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×