Kasım ayında yayınlanan 132 numaralı Gelenek’in sunuş satırları bunun bir özel sayı olduğunu anlatarak başlıyordu. Gelenek dergimizin otuzuncu yaşını kutluyorduk… Yine bir özel sayıyla ve birkaç ay önceki sözümüzü gerçekleştirememenin mahcubiyetiyle Şubat 2017’de birlikteyiz. Gerçekleştiremediğimiz sözü yine aynı sunuş yazısındaydı; bir sonraki randevuyu Ocak’a vermiştik. Gecikmemiz ve yine bir özel sayı hazırlamamızın mazereti ve gerekçesi...
Türkiye komünist hareketinin tarihinde önemli eksikliklerden biri teorisyene sahip olmayışıdır denebilir. Komünist hareket önemli stratejistlere ya da siyaset adamlarına sahip olmuştur ancak teoriyi yeniden üretmek ve ideolojik girdiler yapmak konusunda fazla yaratıcı olamamıştır. Bu nedenle 1990’lara gelinceye kadar komünist hareketin liderlerinin geride bıraktığı önemli bir yazılı külliyat olduğu söylenemez. Mustafa Suphi bu açıdan bir istisna...
Ekim ayı ve kasım ayının geride bıraktığımız günleri Türkiye siyasetinin neredeyse günlük olarak önemli gündem kaymaları yaşadığı bir dönem olarak kayda geçti. Bunun Türkiye’nin olağan durumu olduğu söylenebilir. Doğrudur, ancak belirli bir ağırlık merkezi etrafında öbeklenen bir dizi gerilimin günlük tempoda yer değiştirmesini, Türkiye koşullarında bile sıradan bir durum saymak yanıltıcı olur. Halen gündemin üst...
Bir süredir ara verdiğimiz, Yayın Kurulu imzalı sunuş yazılarına bu sayıda bir kez daha yer vermek ihtiyacı duyduk. Bunun iki sebebi bulunuyor: Birincisi, Gelenek’in 99. sayısıyla 100. sayısı arasında geçen uzun süreden ötürü okurlarımızdan özür dileme ihtiyacı hissetmemiz. İkinci gerekçe ise, yansımalarını 101. sayıdan itibaren göreceğiniz, Gelenek’teki değişiklikleri haber vermek. Sunuş yazısında bugüne kadar çıkan...
Türkiye nerededir? Türkiye’nin geleceği nerede aranmalıdır? Liberal ve ulusalcı taşmalar solu bu sorular karşısında kötürümleştirmişe benziyor. Doğu/batı denkleminde kaybolmaktır bu. Çok değil, bundan 6-7 yıl öncesinde ABD buralarda tozu dumana henüz katmadığı sıralarda, “Bunlar Irak gibi olalım isterler”i liberal ağızlardan çok duyardık. Irak, Irak olmaktan çıktığı oranda bir referans olmaktan uzaklaştı elbette, ama liberalizmin sol...
90 yıl önceydi… İki emperyalist odağın insanlığın üzerinde tepiştiği dehşet verici bir ortamda, ezilenler proletaryanın şahsında ayağa kalkmış “başka alem için” kolları sıvamışlardı. Bastıkları toprak Rusya’ydı, uçsuz bucaksız ve ölçüsüz. Kimileri haklı olarak “tarih öncesinden çıkış” diye adlandırdı, hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı, her şeyin kendini ona göre yeniden konumlandırdığı yeni bir dünyaya işaret ederek....
Hrant Dink cinayeti üzerine söylenenlerden biri de, Türkiye’de üstünden bir ay geçtikten sonra hakkında konuşulmaya devam edilen, konuşulanların da gündemin birinci maddesi olmaya devam ettiği başka bir suikast olmadığıydı. Bunun doğruluk derecesi önemsiz, saldırının çok önemli olduğu doğrudur. Gelenek, Türkiye’nin iç dinamiklerinin sistematik biçimde zayıf düştüğünü, zayıf düşürüldüğünü, gündemin ülke tarihinde belki hiç görülmedik ölçüde...
1986 Kasım’ından bu yana yayınımızı sürdürüyoruz. Başlangıç tarihimiz Gelenek’e Türkiye’nin mevcut en eski Marksist teorik yayını nitelemesini kazandırıyor. Ama birkaç ay sonra yirmi yılını dolduracak olan derginin bir istikrar sorunu olduğunu da kabul etmemiz gerekiyor. İstikrar sorunu dendiğinde, solda teorik-ideolojik rotanın “oraya buraya sapması” anlaşılabilir… Bereket Gelenek’in hiç böyle bir sorunu olmadı. Rotamızın sağlamlığı ile...
Yerel seçimler yaklaştıkça en büyük metropol kentlerden küçük ölçekli yerleşimlere kadar memleket sathında proje yarışları hızlanıyor. Bu projelerin kapitalizmi derinleştirmeyi, sermayeyi, kâr motifini ve sömürü ilişkilerini toplumun her hücresine şırınga etmeyi öngören arı burjuva olanlarını bir kenara bırakalım. Bir de “toplumsal” içerikli ve söylemli olanlar var. Ancak daha baştan belirtmekte yarar var; bu iki kategoriyi...
Merhaba, Eylül ayında yeni bir sayıyla ve yoğun bir gündemle bir kez daha birlikteyiz. Öncelikle bir derginin elinize bir hafta gecikmeli olarak ulaşmasına ilişkin bir açıklama yapmamız gerekiyor. Bu sayının matbaaya ulaşması gereken günde Amerika Birleşik Devletleri’ndeki saldırılar yaşandı. Bu durumda daha basılırken eski-miş olan bir dergiyi çıkarmayı içimize sindiremediğimizden bir haftalık bir gecikmeyi göze...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×