Stalin ’46 yılındaki bir görüşmesinde kendisine “Sizce ABD’nin atom bombası tekeli dünya barışını tehdit ediyor mu?” diye soran gazeteciye “Atom bombası zayıf sinirlileri korkutmak içindir” yanıtını verir.[1] Zamanlaması ve mesajı bakımında ilginç olan bu görüşmede Stalin’in verdiği yanıtı bugün yine ilginç bir yer değiştirmeyle okumak mümkündür. Aslında görüşmeden çok bu özel yanıtın kendisi büyük önem...
Komünist partilerin tarihi ile ilgili yazılıp çizilenler, akademik çalışmalar, anı, günce, anekdot, biyografi ve otobiyografiler, hatta kurgu eserlerden oluşan bir derya. Bir bölümü devrimciler tarafından yazılmış, bir bölümü karşıdevrimciler tarafından. Yirminci yüzyılda dünya ölçeğinde komünist partilerin durumunu sadece yüzeysel şekilde düşünecek olursak, aklımıza birçok metnin gün ışığına çıkmadığı uzun süreli illegal dönemler olduğu kadar, resmi...
Henüz bir yıl dolmamasına rağmen pandemi hayatımızı oldukça etkiledi. İlk vakanın açıklandığı günden bu yana bilimsel anlamda epey yol kat edildi. Örneğin artık geliştirilen aşıların yaygın kullanımı tartışılıyor. Aşılamanın salgını tamamen ortadan kaldırmasa da hızını kırması bekleniyor. Salgın etkeni olan virüs hakkında, bulaşma şeklinden korunma yollarına çok şey öğrenildi. Sosyal hayatı kısıtlama ve çalışma şekillerini...
Berkun Oya’nın “Bir Başkadır” adlı dizisi, Türkiye’de uzun süredir hiçbir sanatsal yapıtın beceremediği kadar hararetle tartışıldı. Bu tartışmalarda, özellikle diziye soldan yöneltilen eleştirilerin bir kısmında katılmadığım bir yön var, ve bu, aslına bakılırsa, epeydir soldan yapılan sanat eleştirilerinde gözlemlediğim bir sıkıntı. Dolayısıyla, bu yazıyı kaleme almaktaki esas amacım, “Bir Başkadır” dizisinin kendisinden çok, sanat eleştirisinin...
Koronavirüs pandemisinin en çok etkilediği ülkelerden biri de Amerika Birleşik Devletleri oldu.[1] Sağlık ve sosyal güvenlik sistemi çoktandır alarm vermekte olan bu ülkenin binlerce yoksulu, koronavirüse bağlı gelişen ağır solunum yolu hastalıklarından yaşamını yitiriyor. Bir o kadarı, dünya çapında kabul görmüş hijyen ve sosyal mesafe önlemlerinin olmadığı yerlerde çalışmaya zorlanıyor, “size bir şey olmaz” diye...
12 Eylül 1980 darbesi öncesinde Türkiye’de derin bir kriz yaşanıyordu. Halkın gündelik hayatına yüksek enflasyon, şeker ve yağ kuyrukları, tüp gaz karaborsası şeklinde yansıyan ekonomik sorunların sermaye sınıfı açısından başka bir anlamı vardı. Patronlar işçi sınıfının pazarlık gücünü kırmak için örgütlenme ve grev hakkını kısıtlamak istiyor, enflasyonun ücretlerin yüksek olmasından kaynaklandığı yalanını sürekli gündemde tutuyor...
”Gerçekten, yalnız sahne-önü’nde olup bitenler üzerinden saplanılıp kalınırsa; bu siyasal sahne-önü, gerçek iktidarın oynandığı sınıf savaşının derin mekanizmalarını gözden gizleyen bir perde işlevi görür.” Almanya’da 2013 yılında ortaya çıkıp, altı yılda kendi içerisinden üç parti daha çıkartıp, hâlâ ülkenin ana muhalefet partisi konumunu korumayı başaran bir parti var: Almanya için Seçenek (AfD). 13 Şubat 2013’de...
Bu yazıda ODTÜ Sosyalist Düşünce Topluluğu üyesi devrimci öğrencilerin 2017-2018 öğrenim dönemi boyunca arkasından koşturdukları bir hayali, hayalin ulaştığı somutluğu ve hedefe ilerlerken yüzleştikleri kimi olayların düşündürdüklerini ele alacağız. Madem yazıya devrimciler, öğrenciler, sosyalistler diyerek başladık, Aydın Giritli’den bir alıntıyla başlayalım. 1994 yılının Ocak ayında yayımlanmış Gelenek dergisindeki, özellikle içerisinde sosyalist militan üzerine yapılan dinamik...
AKP’yi tek başına iktidara ve giderek Cumhuriyet tarihinde az görülen bir “uzun süreli” yönetime taşıyan 3 Kasım 2002 seçimleri, pek çok açıdan yeni ve beklenmedik bir olay olarak gerçekleşti. İslamcı siyasal partinin tarihindeki bu ilk “iktidar” deneyimine başka ilkler de eşlik etti. Esasen Cumhuriyet’in 70 yılına damga vuran “sosyalizmli dünya”nın 1990’lı yıllarda son bulması, bir...
Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı bırakarak cumhurbaşkanlığına aday olmasıyla birlikte parti içinde Erdoğan’ın boşalttığı koltuğa aday isimler arasında öne çıkan Binali Yıldırım olmuştu. O dönem AKP’nin Yeni Osmanlı hayallerinin tepe noktasına çıktığı günlerden geçiliyordu. Erdoğan, o koşullarda partinin öne çıkardığı ismi değil, dış politikasının mimarı Ahmet Davutoğlu’nu seçmişti. Davutoğlu’nun Erdoğan’ın gölgesinden ufak da olsa uzaklaşma sinyalleri...




