GELENEK 124   Mayıs 2013’ten bu yana Türkiye siyasetinin toplumsal hayatın bütün görünümlerinde gözlemlenebilen, görülmemiş hızda bir dönüşüm yaşadığına tanık oluyoruz. Haziran Direnişi’nden, Aralık’taki yolsuzluk skandallarına ve oradan da 30 Mart yerel seçimlerine uzanan dönem kuşkusuz bütün boyutlarıyla etraflıca çözümlenmeyi bekliyor. Gelenek’in bu sayısının bu kapsamlı dönüşümü bütün boyutlarıyla ele alarak sosyalist mücadeleye yönelik yakın...
Merhaba, Gelenek’in 121. sayısını tamamıyla Haziran Direnişi’ne ayırdık. Haziran ayında, Gezi Parkı’nda, 9 yaşındaki küçük bir kız çocuğu internette çok paylaşılan videosunda şöyle diyordu: “3 yaşından beri eylemlere gidiyorum ama böyle eylem görmemiştim”. Gerçekten de 31 Mayıs’tan beri Türkiye’de öncesi görülmemiş yoğunlukta bir toplumsal harekete tanık olduk. 1960-80 arası solun etkisini arttırdığı yıllar, 15-16 Haziran...
Merhaba, Gelenek’in 121. sayısını tamamıyla Haziran Direnişi’ne ayırdık. Haziran ayında, Gezi Parkı’nda, 9 yaşındaki küçük bir kız çocuğu internette çok paylaşılan videosunda şöyle diyordu: “3 yaşından beri eylemlere gidiyorum ama böyle eylem görmemiştim”. Gerçekten de 31 Mayıs’tan beri Türkiye’de öncesi görülmemiş yoğunlukta bir toplumsal harekete tanık olduk. 1960-80 arası solun etkisini arttırdığı yıllar, 15-16 Haziran...
Kemal Okuyan: Bugün, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da yaşanan son gelişmeleri tartışmak için bir araya geldik. Aslında henüz bir nokta konmuş değil. Tunus’ta şimdiye kadar pek öne çıkmayan islamcı hareketler kendilerini hissettirmeye başladı; Mısır’da “sözde devrim” sonucu iktidara gelen geçici hükümet Mübarek dönemini aratan uygulamalara imza atıyor; Libya emperyalist saldırı ve işgal tehdidi altında; Yemen’de çatışmalar...
Medya 2007 Newroz’unun çatışmasız kapandığında mutabakata vardı. “Göstericiler olaysız dağıldı” şablonunu biliyoruz… Oysa iki yıl önce Mersin’de cezai ehliyet yaşının hayli altında çocukların bayrak olayı, bir milli hezeyan için yeterli sayılmıştı. Türk milliyetçiliği canlanmış, dönemin genelkurmay başkanı Kürt halkına “sözde vatandaş” demekten yüksünmemişti. Peşi sıra Kürtlerin görece yüksek doğurganlığının ne büyük tehlike oluşturduğuna dair ırkçı...
Hrant Dink cinayeti üzerine söylenenlerden biri de, Türkiye’de üstünden bir ay geçtikten sonra hakkında konuşulmaya devam edilen, konuşulanların da gündemin birinci maddesi olmaya devam ettiği başka bir suikast olmadığıydı. Bunun doğruluk derecesi önemsiz, saldırının çok önemli olduğu doğrudur. Gelenek, Türkiye’nin iç dinamiklerinin sistematik biçimde zayıf düştüğünü, zayıf düşürüldüğünü, gündemin ülke tarihinde belki hiç görülmedik ölçüde...
Gelenek’in 94. sayısı Türkiye Komünist Partisi 8. Kongresi’ni merkeze alıyor. İleriki sayfalarımızda, temel belge olan rapora ve kongre sürecini çeşitli yönleriyle yansıtmak açısından yararlı olacağını sandığımız kimi konuşma metinleri ile belgelere yer veriyoruz. Geride bıraktığımız ayın en kritik gelişmesi kuşkusuz Hrant Dink’in öldürülmesi oldu. Bu başlıkta Gelenek’in parçası olduğu yayınlar topluluğunda çeşitli değerlendirmeler yapıldı. Günlük...
Yayına başladığı 1986 Kasımı’ndan bugüne Gelenek’in önemli bir misyonu sırtladığını düşünüyoruz. Belki de bir çizgi üstünde döneme göre farklılaşan yenilenen birden fazla misyondan söz etmek daha yerinde olacak… 91. sayımızda ve 20. yaşımızda bu tarihe dönüp bakmak istedik. Kemal Okuyan’la röportaj ve Metin Çulhaoğlu’nun çalışması buna dönük. *  *  * Gelenek’in ilk sayısı hazırlanırken Ekim...
Yerel seçimler yaklaştıkça en büyük metropol kentlerden küçük ölçekli yerleşimlere kadar memleket sathında proje yarışları hızlanıyor. Bu projelerin kapitalizmi derinleştirmeyi, sermayeyi, kâr motifini ve sömürü ilişkilerini toplumun her hücresine şırınga etmeyi öngören arı burjuva olanlarını bir kenara bırakalım. Bir de “toplumsal” içerikli ve söylemli olanlar var. Ancak daha baştan belirtmekte yarar var; bu iki kategoriyi...
Yerel seçimler yaklaştıkça en büyük metropol kentlerden küçük ölçekli yerleşimlere kadar memleket sathında proje yarışları hızlanıyor. Bu projelerin kapitalizmi derinleştirmeyi, sermayeyi, kâr motifini ve sömürü ilişkilerini toplumun her hücresine şırınga etmeyi öngören arı burjuva olanlarını bir kenara bırakalım. Bir de “toplumsal” içerikli ve söylemli olanlar var. Ancak daha baştan belirtmekte yarar var; bu iki kategoriyi...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×