Belge Yayınları – 311 sayfa – 1979 Bizimkine henüz nasip olmadı ama Rusya’yı bir kenara bırakacak olursak Avrupa’daki pek çok ülkenin o ülkenin komünist partisinin tarihinden başka bir tarihi olmadığını görüyoruz. En azından o ülke tarihinin belli bir dönemi için… Bir de bu komünist partileri bünyesinde toplayan Komünist Enternasyonal var. 1919 ve 1943 arasında Komintern...
Öyleyse Yaz ilk sayfanın en üstüne İnsanlardan nefret etmiyorum Haddimi aşmadığım gibi Ama gaspçının gözleri Dikilirse benim ekmeğime Kork… Kork… Açlığımdan ve öfkemden Mahmut Derviş, Kimlik Kartı Yahudiler emekçi halkın düşmanı değildir. İşçilerin düşmanı tüm ülkelerin kapitalistleridir. Yahudiler arasında emekçiler mevcuttur ve bunlar çoğunluğu oluştururlar. Onlar tıpkı bizim gibi sermaye tarafından ezilen bizim kardeşimizdir; onlar...
Lenin 1918’de yazdığı Sovyet Hükümetinin Acil Görevleri broşüründe, iktidarı aldıktan sonra devrimin önündeki en acil görevin emek üretkenliğinin artırılması olduğunu yazıyordu: “Bütün sosyalist devrimlerde proletarya iktidarı alma sorununu çözdükten ve esas itibariyle mülksüzleştirenleri mülksüzleştirerek dirençlerini bastırdıktan sonra, kapitalizmden daha üstün bir toplumsal düzen yaratma, yani emek üretkenliğini artırma ve bu minvalde (ve bu amaçla) daha...
Küba’nın Ankara Büyükelçisi Ernesto Gomez Abascal ile Latin Amerika’daki siyasi süreçler hakkında konuştuk. Aynı zamanda Küba Komünist Partisi Merkez Komite üyesi olan Gomez sol.org.tr’de ayda bir köşe yazısı yazıyor. Daha önce Irak’ta görev yapan Gomez’in Türkçede Nazım Kitaplığından çıkan Bağdat Görevi başlıklı bir de kitabı var. Öncelikle geçtiğimiz yıllarda Latin Amerika’da yaşanan gelişmelerle başlayabiliriz. Açık...
Yayına başladığı 1986 Kasımı’ndan bugüne Gelenek’in önemli bir misyonu sırtladığını düşünüyoruz. Belki de bir çizgi üstünde döneme göre farklılaşan yenilenen birden fazla misyondan söz etmek daha yerinde olacak… 91. sayımızda ve 20. yaşımızda bu tarihe dönüp bakmak istedik. Kemal Okuyan’la röportaj ve Metin Çulhaoğlu’nun çalışması buna dönük. *  *  * Gelenek’in ilk sayısı hazırlanırken Ekim...
Gelenek’in Temmuz 1990’da çıkan 30. sayısından… 1917 Ekim sosyalist devrimi, uluslararası işçi hareketinin, bir siyasal ve ideolojik güç olarak sosyalizmin en önemli ve kalıcı kazanımıdır. Bundan yaklaşık yetmiş üç yıl önce Bolşevikler önderliğinde Rus proletaryası yeni bir dünya yaratmak için iktidara geldiğinde, uluslararası işçi hareketinin bir öncü müfrezesi olarak kabul gördü, olabildiğince desteklendi. Rus proletaryası...
Süreçlere karşıtlarıyla bakmak ve öznelliğin incelenen süreçlerin bir parçası, kritik bir parametresi olduğunu sürekli hesaba katmak Marksizm-Leninizm’in en büyük metodolojik üstünlüklerinden bir tanesidir. Sovyetler Birliği’ne, işçi sınıfının bu en görkemli zaferine bakarken bu metodolojik ilkeyi ne kadar vurgulasak azdır. İnsanlığa ne öneriyoruz? Bu soruyu Sovyetler Birliği çerçevesinde düşünürke,n bu sosyalist iktidar deneyimine karşı emperyalizmin saldırılarını,...
6-8 Ekim 2006’da Küba Dostluk Dernekleri Avrupa Buluşması’na katılmak için İstanbul’a gelen Kübalı iktisatçı Osvaldo Martinez’le sosyalist planlama ve Küba’nın deneyimleri hakkında konuştuk: Sizinle güncel gelişmelerden çok sosyalizmin tarihsel sorunlarını ve planlamayı tartışmak istiyoruz… Bildiğiniz gibi yalnızca burjuva iktisatçılar değil bazı solcu iktisatçılar da merkezi planlamayı verimsiz ve otoriter olmakla suçluyor. Verimlilik tartışmasından başlayabilir miyiz?...
Marksizm ile din arasındaki ilişkiden ne zaman söz açılsa, gündeme Marx’ın ünlü cümlesi gelir: “Din halkın afyonudur.” Üç sözcüklük bir ideoloji, siyaset ya da bilim tanımı ne kadar açıklayıcı olabilirse, bu cümle de din hakkında ancak o ölçüde tatminkar bir açıklama sağlayabilir. Ama ne yazık ki, Marksizm hakkındaki tartışmaların önemlice bir bölümü, Marx’ın, Engels’in ya...
Lenin’in Devlet ve Devrim adlı çalışmasını neden yarıda bıraktığını kitabın sonsözünden biliyoruz. Bir devrimi yaşamanın devrimi yazmaktan daha güzel ve yararlı olduğunu söylüyordu İlyiç. Notu düştüğü tarih 30 Kasım 1917. Devrim gerçekleşti, devrimin önderi bıraktığı yerden devam etmedi. Devlet ve Devrim bütü,n tamamlanmış bir kitap olarak okunmaya, değerlendirilmeye başlandı. Bütünlüğünden kuşku duyulmayabilir ancak tamamlandığı söylenemez....