Bir partinin varlığının, ne kadar süreceğini kimsenin öngöremeyeceği uzun bir tarihsel dönem boyunca toplumumuzun siyasi örgütlenme biçimi olması gerektiğine dair derin bir inanç taşıyorum. Fidel Castro Eski bir CIA ajanı olan Philip Agee, 1987 Martında Ground Zero dergisine verdiği bir röportajda, Alfredo Grimaldos tarafından 2006 yılında yazılan ve Küba’da 2007 yılında basılan La CIA en...
“Çağımız, kapitalizmden sosyalizme geçiş çağıdır”. Bu slogan, sosyalizm mücadelesiyle yeni tanışmış birisi için anlamayı kolaylaştıran bir ezber olabilir. Bazense en zorlu tartışmalarda bir son söz haline gelebilir. İçerisinden geçtiğimiz dönemse, bu sloganı çok daha geniş bir toplumsal kesim açısından anlaşılır ve sahiplenilebilir kılıyor. Salgın hastalık karşısında çaresiz, krizlerden krizlere giren bir toplumsal sistem çatırdıyor. Bu...
2017 yazına, Haziran’da ve Ağustos sonunda, iki momentte müdahale eden Kılıçdaroğlu’nun damga vurduğunu söylemek durumundayız. Bu manzaranın solun eklemlendiği kısmı, Türkiye “sosyalist” hareketinin nadir dip noktalarından birini temsil ediyor. Beğenin beğenmeyin, programını, davranış biçimini doğru bulun yanlış görün, Türkiye’de sol çok defa zayıf düşmüş ve hata yapmıştır. Ama düzen dışı solun “sosyalist” sıfatının tırnak içine...
“Dünya komünist hareketi” tanımlamasını hak eden, ortak bir doğrultusu olan, kendisini başka hareketlerden ayrıştırmış, aynı siyaset dilini kullanan, ülke özgünlüklerine rağmen benzer hedef ve araçlarla hareket eden bir toplamdan söz edemiyoruz bugün. Bununla birlikte, tek tek ülkelerde komünist partileri faaliyette; bunların kimisi ciddi toplumsal desteğe sahip, kimisiyse son derece etkisiz. Ve bütün bu partiler arasında...
Türkiye komünist hareketi, işçi sınıfı lehine olduğunu söyleyemeyeceğimiz verili güçler dengesi hesaba katıldığında, olgunlaşmış bir stratejiye sahip olabilir mi? Sözünü ettiğimiz, tanımlanmış bir hedef doğrultusunda hazırlanan, güncel gelişmelere dirençli, kalıcı bir yol haritası. O halde, daha hemen başta hedefi nasıl belirlediğimize açıklık getirmek durumundayız. Nihayetinde, bir komünist partisi için mücadele, kesintili-sıçramalı bir süreç olduğu oranda,...
Geçen ayın notları, devreden soruları 29 Mart Yerel Yönetimler Seçimleri   AKP’nin Genel Seçimlerde elde ettiği olağandışı yüksek oyun traşlanması her şeyin ötesinde ülke adına olumlu bir gelişme olsa da, 7 yıldan sonra, üstelik işsizliği ve yoksulluğu yeni boyutlara ulaştıran kriz ortamında hükümet partisine yüzde 39 oranında oy verilmesi düşündürücüdür. AKP’nin geçmişteki seçim başarıları toplumdaki...
Gelenek’in 94. sayısı Türkiye Komünist Partisi 8. Kongresi’ni merkeze alıyor. İleriki sayfalarımızda, temel belge olan rapora ve kongre sürecini çeşitli yönleriyle yansıtmak açısından yararlı olacağını sandığımız kimi konuşma metinleri ile belgelere yer veriyoruz. Geride bıraktığımız ayın en kritik gelişmesi kuşkusuz Hrant Dink’in öldürülmesi oldu. Bu başlıkta Gelenek’in parçası olduğu yayınlar topluluğunda çeşitli değerlendirmeler yapıldı. Günlük...
Marksizm açısından verimli ve hızlı bir zaman diliminde bulunduğumuzu herhalde söyleyemeyiz. Kaçınılmaz biçimde sosyalist hareketin gerilediği ve buna paralel olarak burjuva ideolojisinin bilimsel düşünce üzerinde ağır baskı kurduğu bir dönemde hayatın marksizm için farklı olmasını beklemek gerçekçi değildir. Kuşkusuz marksizmin anlamlı bir canlılık sergilemesi için ille de siyasetin yönünün ezilenlerden, emekçilerden yana dönmesi gerekmez. Sınıflar...
Mart ayı yoğun bir gündemle geldi yine. Bir yanda Türkiye’nin Avrupa Birliği için hazırlaması gereken Ev Ödevi sıkıştırıyor öte yanda ABD’nin verdiği görevler için de hazırlık yapılması gerekiyordu. 19 Mart Türkiye’nin AB için “kısa vadeli” ödevini teslim edeceği ve aynı zamanda ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin Ankara’yı ziyaret edeceği tarih oldu. Cheney’nin bölge turunun ve...
1986-89 arasında yazdıklarımızı, o yıllarda çeşitli sol çevrelerle yaptığımız tartışmaları yeniden okuduğumda, uluslararası devrimci hareketin nasıl bir kuşatma ile karşı karşıya olduğunu, bu kuşatmadan neden bir türlü çıkılamadığını daha iyi kavradığımı düşünüyorum. Değişen fazla şey yok. Marksizm, o yıllardan beri ontolojik belirlenimli bir iç gündeme mahkum edildi. Marx’ın bilimsel üretiminin güdüleri ile büyük devrimci dönüşümler...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×