Küba Devriminin 17 Mayıs 1959 tarihli nihai Toprak Reformu Yasası dünya tarihi açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Yasa, yalnızca 1953’teki Moncada Kışlası saldırısı sonrasında, Fidel’in tarihi savunmasında aktardığı, devrimden sonra hemen yürürlüğe koyacaklarını açıkladığı 5 temel ilkeden 2’sinin hayata geçmesi olmadı, aynı zamanda Küba’nın gelecekteki devrim mücadelelerine sunduğu en özgün katkı, “muhtemelen bu kadar...
Solun siyasi ve toplumsal tarihinde yıldönümü çok. Takvimde işaretlemeye kalksak her güne birden çok yıldönümü, anma bile düşebilir. Yıldönümleri çok, ama bu tür günlerin, anmaların geçmişte yaşananları ve günümüze yansımalarını anlamamıza aracı olduklarını söylemek her zaman mümkün olmuyor. Anmalar, geçmişi, daha çok geçiştirmeye yarıyor. Bu aralar ise birkaç on yıllık değil yüzyıllık, 150 yıllık ve...
Sloganlar, öznenin parçası olduğu nesnelliğin üzerine attığı boya gibidir. Boyanın döküldüğü yerde zemine renginizi çalarsınız ve zemin artık eski zemin olmaktan çıkar, sizden de bir renk taşır. Boyanızı bazen bugünün arızalı parçaları üzerine atarsınız, düzeni teşhir etmek için; bazen de döner dünün mücadelelerine, kavramlarına, örneklerine atarsınız boyanızı, onları bugüne taşımak, ‘başka türlüsü mümkün’e işaret etmek...
İşçi sınıfı mücadelelerinde parlamentonun tarihsel bir yeri var. Bu yeri anlamayı deneyeceksek[1] günümüz Ankara’sına bakmak pek bir işimize yaramayacaktır. Kuruluşu yüzüncü kere kutlanıyor olsa da 2020 TBMM’sinin uğruna mücadeleler verilen, bedeller ödenen parlamento kurumuyla pek bir ilintisi kalmadı. Üyelerini de dahil ederek söyleyeyim, Türkiye Cumhuriyeti’nde parlamentonun yetkisinin nerede başlayıp nerede bittiğini bilenden vazgeçtim, merak eden...
1848 Devrimi sınıf mücadeleleri açısından bir dönüm noktası. Böylesi önemde tarihsel bir olayın tüm üst yapısal ilişkileri, bununla birlikte kültür-sanat alanını belirlememesi imkânsız. Mevzubahis 19. yüzyıl Fransası olduğunda ise yaşanan siyasal gelişmelerin etkisinin romana daha çıplak haliyle ve daha hızlı bir şekilde yansıdığı söylenebilir. Dolayısıyla roman yazını üzerinden yapılacak bir okuma, aynı zamanda söz konusu...
Bir 19. yüzyıl kıta Avrupası düşünürü olarak G.W.F. Hegel’in günümüzde Türkiye’de yürütülen Anayasa tartışmaları esnasında yeniden hatırlanması şaşırtıcı mıdır? Düşünürün genel felsefi kuramına içkin olarak geliştirdiği devlet ve sivil toplum yaklaşımının kendisinden sonraki kuşaklar üzerindeki etkisi düşünüldüğünde bu sorunun cevabının olumsuz olduğu aşikâr. Hegel’in felsefesi mantıktan, doğa felsefesine, etiğe, hukuka ve siyasetin başlıca kavramlarına değin...
Laik sözcüğü için sözlükler “halka ait olan” anlamını veriyor ve kökenini Latince laicus, Yunanca laikos’a dayandırıyor. Ölü bir dil olan Latinceden türemiş dillerde halk sözcüğü bu kökten ayrılmış, ama günümüz Yunancasında laos olarak kullanılıyor. Türkiye laikliğiyle veya Kemalist laiklikle sık sık eşleştirilen Fransız laisizminin şekillenmesine emek verenler arasında bazı Marksistler de sayılır. Bunların başında gelen...
Gezi Parkı, Sultan Bayezıd Vakfı’na devredilmekle yalnızca park teslim alınmadı.[1] Çok daha vahim bir durum karşısındayız; II. Mahmut’un başlattığı dinsel otoriteye karşı mücadelede yenik düştük. Şeyhülislamlığa giden yolda bir adım daha atıldı. Mazbut vakıflar canlandırılıyor. Dahası var: Hazine, belediye, özel idareler ya da köy tüzel kişiliği mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıklarının gizlice mazbut vakıflara devredilmeye...
Son zamanlarda toplumların siyasal açıdan neredeyse aynılaştı. Öncesinde var olan birçok ayrım silikleşti. Dünyaya büyük oranda sağcı politikacı ve politikalar hâkim. Arada göze çarpan farklılıklar ise sadece ekonomik güce daralmış durumda. Diğer ülkelerle kurulan düşmanca ilişkiler, içeride uygulanan baskıcı politikalar, benzer politikacılar arasında gidip gelen seçimler, farklı ülkelerin birbirine benzeyen ancak modern dünyanın beklenen kültür...
Bugün[1] kadına yönelik şiddet başlığı altında birikenlerin niceliği ve yoğunluğu, konuşarak tüketilebilecek düzeyi çoktan aşmış durumda. Nesnellik, iktidarı aldıktan sonra dahi uzunca bir süre, komünistleri bu konuyla meşgul edeceğe benziyor. İşte bu sebeple, bizim bu başlığa dair tüm biriktireceklerimiz, hem sosyalizmde elimizi rahatlatacak hem de iktidar mücadelemizde, uygun müdahale araçları geliştirmek için nesneyi anlamamıza yarayacak....