Bu memlekette, “Bu memleket bizim” demek zor iş. Sadece sahiplenilen memleket şimdilik burjuvazinin iktidarında olduğu ve bu düzenin uzlaşmaz karşıtlıkları sınıfı ve öncüsünü kavgaya çağırdığı için değil; onu sahiplenen “biz”den olma iradesini göstermek de zor olduğu için… Birinci zorluk sınıf mücadelesinin nesnelliğinden kaynaklanıyor ve sosyalistler dün olduğu gibi bugün de kavga davetine yalnızca “kabulümüzdür” diye...
Geçtiğimiz günlerde şeriatçı faşistlerin katlettiği Onat Kutlar’ ın cenazesi dolayısıyla İstanbul gericilik karşıtı gösterilere tanık oldu. Türkiye solunun iki legalist legal partisi, İP ile BSP de bu gösterilerde yerlerini almışlardı. Bu partiler nasıl misyonlara oturduklarına dair izleyenlere veri sunmaya devam ettiler. Türkiye soluna bu iki parti birer ip ve iplerin sarktığı birer kuyu gösteriyorlar. Bunları...
Türkiye ve benzer konumdaki zayıf halka ülkelerin emperyalist-kapitalist sistemle bağlarının yeniden üretilmesinde iki uluslararası kurumun büyük rolü var: IMF ve Dünya Bankası. Bu kurumlar ilk bakışta birbirine zıtmış gibi görünen iki görev üstleniyor: 1) Uluslararası sermaye çevrelerinin, özellikle de hegomonik güç durumundaki Amerikan sermayesinin bir “sömürü” mekanizması olarak borç sistemini işletmek ve 2) Zayıf halkanın...
Önceki yazıda faşist hareketle ilgili genel bir değerlendirme yapılmış ve 80’den bu yana faşist partinin durumu ele alınmıştı. Bu yazıda MHP’nin yükselişi ve üstlendiği misyonlar kriz dönemi bağlamında ele alınacak ve faşist hareket karşısında sosyalist politikanın genel bir çerçevesi çizilecek. Faşist partiyle ilgili özel bir değerlendirmeye gidilmesinin temel nedeni bu partinin burjuva iktidarın korunması yolunda...
Ortadoğu geçmişten beri dünyanın en gerilimli bölgelerinden biri oldu. Bugün de, “bölgesel yeniden yapılanma” süreci ile uluslararası politika gündeminin ilk sıralarında yer alıyor. Gerek bölgesel dinamiklerin zenginlik ve karmaşıklığı, gerekse sürece dışarıdan müdahil olmaya çalışan öznelerin çokluğu, Ortadoğu’ya ilişkin analizin çok boyutlu olmasını gerektiriyor. Ortadoğu’yu dünyanın sürekli kaynayan kazanı haline getiren, kuşkusuz, bölgeye dönük emperyalist...
Yazının başlığı doğru . Ama hemen çağrıştırdığı manada değil… Tabii biz oradaydık. Ama biz orada yalnız değildik. Rusya’da komünizmin sahipleri, Rus komünistleri vardı ve sanıldığından çok daha kalabalık, coşkulu ve umutluydular. Eski sosyalist ülkelerden gelen yoldaşlar da vardı, sosyalizm mücadelesini sürdüren ülkelerden gelen yoldaşlar da. Ama işin hoş ve umutlu yanı, bu insanlar Moskova’ya bir...
Türkiye solunun Jakobenizm kavramına ve jakoben geleneğe ilişkin değerlendirmelerinde bu geleneğe sahip çıkan kesimler dışında iki genel eğilim dikkati çeker. İlk eğilim Jakobenizmi özünde bir burjuva siyasal hareket olduğu için mahkûm eder. Bu eğilimin yanılgısı henüz devrimciliğini yitirmemiş bir sınıfla o sınıfın siyasal temsilcisini bir ve özdeş görmesindedir. İkinci eğilimse Jakobenizmi ve jakoben gelenekten etkiler...
Son yıllarda sinema izleyicisinin beklentileri alabildiğine geri noktalara kaydı. Filmler politikadan uzaklığı ve taşıdığı postmodernlik ölçüsünde beğeni kazanmaya başladı. Teknolojiyi konu edinen veya kendisi teknoloji harikası olan filmler başköşelere yerleşirken, insani ve toplumsal olan öğeler filmlerden ya tamamen çıkarıldı, ya da aşağılandı. Utana sıkıla bir parça sol içerik sıkıştırılarak yapılan filmlerin ise bırakın beğeni görmesini...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×