Kapitalizmin ailesi nasıl değişir?

AKP iktidarının söylem ve uygulamaları nedeniyle sık sık tartışılan aile kurumu, salgın günlerinde[1] ev içi şiddet ve iş bölümü üzerinden de gündeme geldi. Gündem olan başlıklardan biri, yalnızca Türkiye’de değil birçok ülkede, kadına yönelik şiddetin artması oldu. “Evde kal” çağrısıyla aile bireyleri ile salgın öncesine göre daha fazla zaman geçirmek durumunda kalan kadının şiddet karşısında…

Devamı...

Kadın sorununda güncel mücadele başlıkları

Pandemiyle geçen bir yıl, genişçe bir kesim açısından kapitalizmin maskesini düşürdü. İnsanlar kapitalizme karşı yeni bir alternatifin adını koymakta henüz tereddüt etse de, böyle bir düzende yaşamak istemediklerini söylerken hiç de tereddüt etmiyor. Kapitalizmden bıkmış çoğunluğun içindeyse, kadınlar büyük bir ağırlığa sahip. Hepten körüklenen dinci gericilik, artan enflasyon, borçluluk, yoksulluk ve işsizlik, devletin kamusal alandan…

Devamı...

Liberalizm-AKP ilişkisinin tarihsel serüveni

Baştan belirtelim. AKP rejimi Türk liberalizminin politik evriminin güncel bir çıktısıdır. Tanzimat sonrası dönemle başlayan Türk liberalizminin tarihsel serüvenini burada genel bir teorik çerçeve içinde değerlendirmeyeceğiz. Ancak AKP’nin ideolojik-tarihsel varoluşu ile liberalizmin bütün kesişme noktalarını ve ilişkilerini saptayacağız. Bugün liberallerin AKP’ye yönelttiği bütün eleştiriler dönemsel ve biçimsel niteliktedir. Bu nedenle liberalizm merkezli AKP eleştirilerİ esasen…

Devamı...

Yeni emek rejimi tartışmalarına katkı

“Güvencesizlik”, “geleceksizlik”, “atipik istihdam”, “bacasız fabrikalar”, “esneklik” ve daha birçokları… Temelinde, neoliberalizmle değişim geçiren üretim süreçlerini ve bunların sonuçlarını anlatan bu kavramlar, günümüzde “yeni emek rejimi” tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Söz konusu değişim ile işçi sınıfının bugünkü parçalı, dağınık ve örgütsüz görünümü arasında doğrudan bir ilişki var. Rejim, üretim sürecinin tasarımından (iş akış şemaları, mesai…

Devamı...

Öykücülüğümüzün yeni on yılı

Toplum olarak hikâye anlatmaya/dinlemeye okuyup yazmaktan daha büyük bir ilgimizin olduğu söylenebilir. Sözü, bizi sarıp sarmalayan büyülü hikâyeleri, abartarak anlatmayı, abartılı olduğunu bilsek de dinlemeyi seviyoruz. Edebiyat dünyasının, öykücülüğümüzün kaynaklarını Dede Korkut Hikâyeleri’ ne kadar uzatması boşuna değil. Ancak bu kadar uzak bir geçmişten beslenmesine karşın günümüz öykücülüğünün Cumhuriyetin ilk dönemlerinden 1950 kuşağı öykücülerine bu…

Devamı...

Silahlı İnsansız Hava Araçları

Bu yazıyla, kamuoyunda drone olarak da bilinen insansız hava aracı (İHA) ve silahlı insansız hava aracı (SİHA) teknolojisinin perde arkasını inceleyerek önümüzdeki dönem savaş stratejilerine etkilerini değerlendireceğiz. Ayrıca dünyada ve Türkiye’de bu sanayiinin durumunu da genel olarak ele alacağız. Tanımlamalar İnsansız hava aracı ve bu yazıda esas olarak mercek altına alınacak silahlı insansız hava aracı…

Devamı...

Söyleşi: Avrupa Birliği için yeni bir dönem mi?

Geçtiğimiz günlerde tüm dikkatler başkanlık seçimleri için Amerika Birleşik Devletleri’ne çevrilmişken Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkileri de yeniden gündeme girdi. Doğu Avrupa’daki krizden Erdoğan’ın Avrupa vurgusuna kadar AB uzunca bir süredir Türkiye düzen siyasetinde yer kaplamadığı kadar başlıklarda yer aldı. Ancak 2021’nin ilk günleri aynı zamanda Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmasının, yani Brexit’in de nihayete erdiği…

Devamı...

Kitle ikna silahları I: Kissinger’dan Korona Günlerine

“Kendi halkının sorumsuzluğu yüzünden bir ülkenin Komünistleşmesini neden öylece durup izlememiz gerektiğini anlamıyorum.” ― Henry Kissinger Yüzyıla yaklaşan ömrünün sonuna doğru şu güzide sözlerinin bir komünist partinin yayın organına taşındığını görseydi bunaması varsa bile kesin toparlardı. Gerçi bu sözleri sarfettiği dönemin yani “soğuk savaş”ın[1] kazananı, kendisinin de aktif militanı olduğu cepheydi ama yine de nereden baksak…

Devamı...

Sosyal demokrasiden nasıl kurtuluruz?

“Nerede şüphe varsa, güven getireceğiz. Ve nerede çaresizlik varsa, umut getireceğiz”[1] Margaret Thatcher, 1979’da İngiltere’nin yönetimine gelişini bu dinsel alıntıyla yorumluyordu. Sonraki yıllarda İngiliz tarihinin en önemli toplumsal hareketliliklerinden birine tanık olunacaktı. Burjuvazi, işçi sınıfının kazanımlarına onlarca yıl sabırla yaklaşmıştı ama artık büyük bir özgüvenle savaş açıyordu. İşçi sınıfının buna yanıtı görkemliydi, ’84-’85 büyük madenci…

Devamı...

Atlantik’in öte tarafındaki komedi Erdoğan’ın trajedisi olur mu?

“Kongremize yapılan saldırıdan dolayı tüm Amerikalılar dehşete kapıldı. Siyasi şiddet, Amerikan halkı olarak değer verdiğimiz her şeye karşı yapılmış bir saldırıdır. Bu, asla hoş görülemez. Şimdi, daha önce hiç olmadığı kadar, siyasi hıncımızın üzerinde ortak değerlerimiz etrafında toplanmalı ve ortak kaderimizi oluşturmalıyız.” Artık eski Başkan diyebiliriz, Trump veda konuşmasında bunları söyledi. Daha önceki dik kafalı…

Devamı...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×