Korona günlerinde devrimcilik sınırlandıysa, bunu toplum sağlığına duyarlılıkla, gelişkin sorumluluk bilinciyle açıklamanın sanırım bir sınırı var. Eğer 2020 yılına damgasını vuran salgın boyunca işçi sınıfının hak arama mücadelelerinde, eşitlik ve özgürlük arayışı bağlamına yerleştirilebilecek direniş ya da inisiyatiflerin sayısında ve etkisinde bir azalma olduysa bunun tek açıklaması, “ezilenler” cephesindeki “yüksek ahlak” olamaz. Amerika Birleşik Devletleri’nde...
Kapitalizmin krizde olduğu, sermaye cephesinin ideologlarının ve siyasetçilerinin de ayırdında oldukları bir gerçek. Bu kriz, emperyalist sistemin aktörlerinin oluşturduğu birliklere de yansıyor. Avrupa Birliği’nin yaklaşık on yıldır içinde olduğu kriz, özellikle pandemiyle birlikte birliğin geleceğinden duyulan endişeleri artırmış durumda. Bu, Avrupa solunda birtakım yan yana gelişleri ve ittifakları da beraberinde getiriyor. Sosyal demokrasinin soldan konuşması...
Kremlin Duvarı, bir mezarlık olmanın ötesinde, “Sovyet Panteon”u olarak hep ilgi çekici bulundu. Yıllar geçtikçe, duvara eklenen isimlerin sayısı arttıkça “Kremlin Duvarı’na gömüldü” Sovyet insanının ezberinde yer edinen bir deyiş haline gelir. Öyleki duvarda gerçek anlamıyla gömülebilecek yer kalmadığında, sadece ölülerin küllerinin duvara yerleştirilmesi söz konusuyken bile bu deyiş bozulmaz. “Hiç olmazsa gerçeğe uygun hale...
Kapitalizm ve sosyalizm yan yana var oldukça barış içinde yaşayamazlar; ya biri ya da diğeri eninde sonunda zafer kazanacak, ya Sovyet Cumhuriyeti ya da dünya kapitalizmi için cenaze töreni düzenlenecektir.” [1] Milyonlarca insanın ölümüne ya da yaralanmasına, dünya çapında büyük bir yıkıma neden olan İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa ayağının sona ermesinin üzerinden 75 yıl geçti....
Çeviri | Gözde Kök ve Lütfiye Pehlivan [1] Vladimir İlyiç’in dış politikasını tutarlı bir şekilde açıklamanın henüz zamanı gelmedi. Sovyet Cumhuriyeti’nin tutarlı bir dış politika sistemine sahip olduğu uzun zamandır herkes tarafından kabul edilmektedir. Bu, Sovyet iç politikasından bile daha büyük bir yeniliktir. Ekim Devrimi’ne kadar kapitalistler tarafından sosyalist dış politikaya benzer bir program uygulama...
Bütün devrimlerin temel sorunu devlet iktidarı sorunudur. Bu sorun kavranmadıkça devrimi yönlendirmekten söz etmek şöyle dursun, devrime aklı başında bir katılım dahi gösterilemez. Devrimimizin en göze çarpan özelliği bir ikili iktidar doğurmuş olmasıdır. N. Lenin, 9 Nisan 1917[1]  Devrim ve ancak onun yaratabileceği bir ürün olarak ikili iktidar… Ya bir devrimden söz etmiyorsak? Örneğin işçi...
2010’lu yılların başlarında ABD yönetimi Latin Amerika’da Arjantin, Bolivya, Brezilya, Ekvador, El Salvador, Küba, Nikaragua, Peru ve Venezuela’yı kapsayan bir blokla karşı karşıyaydı. Bu ülkelerin bir kısmı “21. yüzyıl sosyalizmini” benimserken, geri kalanı ABD karşıtı unsurlar içeren “bağımsızlık” yanlısı sosyal demokrat bir çizgideydi, Küba’ysa bu ülkelerden bir komünist parti tarafından yönetilmesi ve uzun zamandır sosyalizm...
Liberal yazarlar işçi sınıfının aklına saldırırken özellikle emperyalizm kavramının günümüzü açıklamadığında ısrar ederler. Oysa Emperyalizm Teorisi olmadan günümüzü hiçbir şekilde anlamak mümkün değildir.   Emperyalizm kapitalist gelişimin son dönemini niteleyen bir üretim tarzı olarak eksiksiz tüm dünyayı kaplamıştır. Bugün, eğer Amazon ormanlarında keşfedilmemiş bir kabile kaldıysa, onun haricinde, tüm ülkeler, tüm devletler kapitalizmleri az gelişmiş veya...
1980'lerin ikinci yarısında Sovyetler Birliği'nde esmeye başlayan ve ardından siyasiideolojik olarak hareketsizleşmiş komünist hareketi etkisi altına alan Garbaçovculuk rüzgarları 1980'lerin sonuna doğru, karşı-devrim çanlarının çalmasıyla uluslararası komünist hareket açısından bir kriz biçimine büründü. Hemen hemen tüm komünist partiler bu krizden ve ona eşlik eden ideolojik saldırıdan derinden etkilendi. Ciddi sayıda komünist parti, isminden komünist sıfatını...
Marxism-Leninism Today sitesinde yayımlanan bu makale Türkçe’ye Özgür Balkılıç ve Eren Karaca Akbaş tarafından çevrildi. Makale, Michael Parenti’nin Kara Gömlekliler ve Kızıllar: Akılcı Faşizm ve Komünizmin Devrilmesi isimli kitabına dayanmaktadır. Parenti, ABD’de pek çok üniversitede öğretim üyeliği yapmış, özellikle siyaset bilimi ve tarihyazımı alanlarında eserler vermiş saygın bir bilim insanıdır. Parenti’nin bu makalesi iki açıdan...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×