Türkiye kapitalizmi tarihinin en ağır krizinden, ufukta belirgin bir çıkış reçetesi olmaksızın geçerken Covid-19 salgınının en fazla tahribat yaratacağı ülkelerden biri olmaya da aday. Sermaye iktidarlarının ideolojik tercihleri, kapitalizmin, piyasa düzeninin irrasyonellikleri dünyanın her yerinde salgının neden olduğu insani yıkımı artırıyor. Ancak Türkiye kapitalizmi özelinde ideolojik tercihler ve sermaye düzenine içkin irrasyonelliklerin ötesinde yaklaşık iki...
Giriş   Devlet-sermaye ilişkilerinin Türkiye özgünlüğündeki tarihsel gelişiminin önemli unsurlarından biri devlet eliyle sermayedar yaratma süreci olurken, “sanayi sermayesi” de bu ilişkinin başat ögesi rolünü hiç kaybetmemiştir. 1950’li yıllara kadar burjuvazinin varlığı tarım ve ticaret dışında sınırlı kalsa da sanayi sermayesi için uygun zemin, kamu yatırımlarıyla yaratılmış, sermaye birikimini güçlendirmeye yönelik pek çok adım atılmıştır....
1970 sonrası dönemde % 140’lara kadar ulaşan yüksek enflasyon döneminin ardından, 2000’lerin başında enflasyonda tek haneli seviyelere geri dönüldü. Enflasyon uzun bir süredir “canavar” olarak tanımlanmıyor ama, gelinen nokta bir başarı olmaktan çok uzak. Dünya’da ortalama enflasyon %3,5’un altına gerilemişken Türkiye geçtiğimiz yılı %8,8 seviyesinde kapattı. Bu yazıda Türkiye’nin neden halen yüksek enflasyondan kurtulamadığı, sermaye...
10. Kalkınma Planı, “Sanayide Dönüşüm Programları”, üretimde verimliliği artırma, Ar-Ge ve teknolojiye dayalı üretim, son Hükümet Programı’nda ve eylem planında açıklanan “dönüşüm” hedefleri… Her şey bir yana “ağır sanayi” sektörlerindeki tablo düşünüldüğünde inandırıcılıktan büyük ölçüde yoksun. Demir-çelik ve petrokimya sektörlerindeki özelleştirmelerin sonuçları 10 yılın ardından yakıcılığını daha fazla hissettiriyor. Enerji ve hammadde ihtiyacı da dahil...
Son yıllarda Türkiye ekonomisine ilişkin yürütülen tartışmaların en fazla odaklandığı konulardan biri yurtiçi tasarrufların düşük düzeyi ve tasarrufları artırma gereği. Yurtiçi tasarrufu en genel ifadeyle ülke içinde yaratılan gelirin tüketime harcanmayan kısmı olarak tanımlamak mümkün. Yurtiçi tasarruflara yapılan vurgunun nedeni, tasarrufların yatırımlar ile bağlantısı. Herhangi bir ekonomideki yatırımlar yurtiçi tasarruflar ve dış tasarruflar ile finanse...
Bu dünya soğuyacak, yıldızların arasında bir yıldız,                        hem de en ufacıklarından, mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,                        yani bu koskocaman dünyamız. Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi de değil, boş bir ceviz gibi yuvarlanacak                        zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.   Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak...
  AKP’nin “güçlü ülke, güçlü lira” iddiasından geriye pek bir şey kalmadı. Ülke ağır bir siyasal krizin içinde çalkanırken, Türk lirası gündelik dalgalanmalarla sürekli değer kaybetmeye başladı. Gerek ülke, gerek Lira için söylenenlerin temelsizliğini bir kez daha kanıtlarcasına; hem siyasal hem ekonomik açıdan kırılgan bir Türkiye tablosu ile karşı karşıya kalınıyor. Emekçi halk açısından liranın...
Yeni klasik (new classical) burjuva iktisadının 1970’lerdeki öncülerinden Robert E. Lucas Jr. bir seferinde “Aklı başında iktisadi düşüncelere zararlı eğilimler arasında en baştan çıkartıcı ve kanımca en zehirli olanı, [gelir] dağılımına odaklananlardır.” demişti. Peki en “zehirlisi” gerçekten bu düşünceler mi? Gelir dağılımı ve dağılımdaki eşitsizlik tartışmaları kapitalizmin 2007-08 krizinden itibaren gündemden düşmeyen bir konu haline geldi....
1930’ların Büyük Bunalımı’ndan beri, merkez kapitalist ülkelerdeki düşük büyüme hızı, yükselen işsizlik ve eksik istihdam oranları ve düşük kapasite kullanımıyla karakterize edilen kalıcı durgunluk, hiç bu kadar belirgin olmamıştı. Bu nedenle, ana-akım iktisat her ne kadar tutarlı bir analiz önermese de, nihayet, bu sayfaların uzun süredir üzerinde durulan konularından biri olan iktisadi durgunluk eğilimini dikkate...
Friedrich Engels, 1820 yılında Prusya Krallığı’nda Barmen’de varlıklı bir aileye doğdu. Barmen, büyüyen bir endüstriyel bölgeydi ve Engels’in ailesi daha sonra Manchester’da da yatırım yapacak olan kapitalist bir aileydi. Engels, 1842 yılında yani henüz 22 yaşındayken Hegel’in idealizminden koptuğu ve Marx ile tanıştığı esnada iki seneliğine Manchester’a gitti. Manchester, dünya kapitalizminin merkezi olan İngiltere’de sanayinin...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×