Nevzat Evrim Önal Lenin’in, Emperyalizm eserinde, bu olguyu “kapitalizmin en üst aşaması” olarak tanımlarken yaptığı en temel vurgulardan biri, üretimin dünya çapında toplumsallaşmasının benzersiz bir düzeye ulaşmış olmasıydı. Öte yandan üretim uluslararası düzeyde toplumsallaşsa da mülk edinme özel kalmaya devam etmekte, özel ekonomi ve özel mülkiyet ilişkileri toplumsallaşan üretimi (yani emeği) kuşatan, içinde çelişki biriken...
Nevzat Evrim Önal Seçim sonuçları ve ardından 1 Mayıs’ta yaşananlarla birlikte, sosyal demokrasinin kapitalist düzende nasıl bir yere oturduğu konusunda detaylı ve bütünlüklü bir tartışma yapma ihtiyacı doğdu. Dilerseniz bu tartışmaya, yazının sonunda dönmek üzere çok temel bir doğruyu alıntılayarak başlayalım. Stalin 1924’te, faşizm henüz yeni ve tam kavranmamış bir olguyken sosyal demokrasiyle ilişkisine dair...
Nevzat Evrim Önal Orhan Gökdemir’in birden fazla yazısında kullandığı bir benzetme var: “Siyasal İslamcılar Cumhuriyet’i ölü ele geçirdiler.” Dramatik bir saptama, ama dramatik olması doğruluğunu azaltmıyor ya da sulandırmıyor. 1923’te kurulan (dilerseniz “Birinci”) Cumhuriyeti katletme işinin faili kesinlikle dinci gericiliktir. Ne var ki, bu cinayete dair çok yaygın bir yanlış tahlil, failin suçu salt kendi...
Giriş İşçi sınıfının kurtuluş mücadelesinin tüm tarihinde ittifak sorunu ile iktidar sorunu iç içedir. İşin özüne inildiğinde, bu anlamda ittifak daima sınıflar arasındadır ve iktidarı arayan bir sınıf için neden bir zorunluluk olduğunu Marx ve Engels, Alman İdeolojisi’nde şöyle ifade eder: Gerçekten, kendisinden önce egemen olan sınıfın yerini alan her yeni sınıf, kendi amaçlarına ulaşmak...
Bu yazı iki amaçla kaleme alınıyor. Bunlardan birincisi, Alper Birdal’ın kısa süre içerisinde okura ulaşacak olan Hegemonya Bunalımı ve Çin: Emperyalizmin Krizi, Uluslararası Değer Zincirleri ve Çin’in Yükselişi başlıklı kitabının[1] tanıtımını yapmak. Bu olağanüstü eseri henüz basılmadan okuma fırsatı buldum ve Birdal’ın büyük bir emekle gerçekleştirdiği Marksist-Leninist analizin, emperyalizmin günümüzde derin bir bunalıma dönüşmüş olan...
Giriş: Yöntem ve amaç Marksistlerin teori geliştirir veya teorik bir zeminde tartışma yürütürken düşebilecekleri en temel tuzak, çabalarının onları siyaseten hareketsiz kılacak bir sonuca varmasıdır. Marksist teori, Marx ve Engels’in Alman İdeolojisi’nde yaptığı doğa ve tarih bilimi “kıtaları” ayrımında esasen tarih bilimi kıtasında faaliyet gösterir ve bu faaliyet devrimcidir. Yani Marksizm asıl olarak anlamayı ya...
Engels’in Marksizme katkılarının da, Marksizm karşıtlarının ona saldırı nedenlerinin de tamamını tek bir yazıda işlemek mümkün değil. Böyle bir çaba, olsa olsa bir “listeleme” niteliği taşır ve ister istemez önemli olana odaklanmayı ve derinleşmeyi engelleyecek bir yöntemle yazılmış olur. Oysa Engels’in Marksizme olan katkılarına yönelik saldırılar o henüz hayattayken başlıyor ve bu saldırılarda belirli bir...
150 yaşına basan ölümsüz yoldaşımızın anısına saygıyla… Leninizme yönelik, sahiplenenleri arasında dahi yaygın bir yanlış (ya da işe geldiği gibi) anlama onun bir “pratik yöntemi”nden ibaret görülmesidir. Buna göre Marx işin bilimini yapmış, kapitalizmin işleyiş yasaları ve zaaflarını ortaya koymuş, Lenin de buradan çıkarttığı sonuçları siyasete tahvil edip Rusya’da devrim yapmıştır. Bu düşüncenin “zannettiği” Lenin...
Giriş “Üretken emek” ve “üretken olmayan emek” kategorileri, işçi sınıfının emek gücünün burjuvazi tarafından nasıl sömürüldüğünü çözümleyen Marksist artı değer teorisinin en önemli sonuçlarından birisidir. Marx’ın Kapital’in birini cildinde kısaca değindiği, detaylı analizini ise (ancak Engels’in de ölümünden sonra, Artı Değer Teorileri adıyla yayınlanabilecek olan) dördüncü cilde bıraktığı bu kategori, mücadeleyi politik açıdan “zorlaştıracağı” düşünülen...
Geçtiğimiz yaz ortasında yaşanan döviz kuru şokuyla başlayan ekonomik krizin tüketim malı fiyatlarına yansımasıyla birlikte, sene başından itibaren yoksul emekçiler katlanılması imkânsız fiyat artışlarıyla karşı karşıya kalmış durumda. Yalnızca Aralık ayından Ocak ayına kadar işlenmemiş gıda ürünlerinde yüzde 12,3; taze sebze ve meyvede yüzde 29,7 fiyat artışı yaşandı. Seçime iki ay kala panik içerisinde sebze...