Gelenek’in son sayılarında “yeni” denebilecek çok fazla şeyin söylenmediği geçmiş dönemde oluşturulmuş olan çerçevenin sınırlarını zorlamaktan çok zaten “bilinen”lerin üzerinden gidildiği okurlarımızın dikkatini çekti. Teorik üretkenlik “tempo”sundaki düşüşün bu kadar çabuk dikkat çekmiş olmasını önemsememek mümkün değil. Türkiye solunda yıllarca hatta bazıları açısından on yıllarca teori adına aynı çerçevenin içinde kalınması alışılageldik bir durumken bu...
Okurlarımızla bir kez daha gecikerek buluşmanın burukluğuyla; merhaba… Gelenek kendi gündemini Türkiye’de sosyalist iktidarı hedefleyen bir partiyi Sosyalist Türkiye Partisi’ni hesaba katmayarak belirleyemez. Tam tersine bundan böyle teorik-siyasal misyonlarımızın ayrılmaz bir parçası olacaktır STP… Dünya Armağan böyle bir kesitte Gelenek’in işlevleri konusuna değiniyor. Gelenek’in belli bir nitelik ve yaratıcılık konusundaki titizliğinden kesinlikle vazgeçmeyeceğini vurgulayan arkadaşımız...
BASIN AÇIKLAMASI Sosyalist Türkiye Partisi (STP) kurucular tarafından İçişleri Bakanlığı’na yapılan başvuru ile 6 Kasım 1992 günü resmen kurulmuştur. STP dünya sosyalizminin bugün geldiği uğrakta Türkiye’de kendini giderek daha fazla duyuran örgütlü sosyalist hareket boşluğunu doldurmak marksizm ve leninizmin teorik ve pratik birikimini Türkiye koşullarına aktararak zenginleştirmek ve sosyalist iktidarı Türkiye’nin gündemine sokmak amacıyla yola...
STP Genel Başkanı Ali Önder Öndeş’in 6 Kasım 1992 tarihinde STP Kurucular Kurulu’nda yaptığı konuşma: Değerli Kurucular Kurulu Üyeleri, Değerli arkadaşlarım, Sosyalist Türkiye Partisi bugünden itibaren resmen de kurulmuş bulunuyor. Bugünkü işlemlerden sonra partimiz hukuki meşruiyet kazanmıştır. Bu önemlidir. Ancak bundan çok daha önemli olan, asli olan Sosyalist Türkiye Partisi’nin kitleler nezdinde meşruiyetini daha yaygın...
Bu yılın son Gelenek‘ini doyurucu olduğunu düşündüğümüz bir içerikle hazırlamaya çalıştık. 1992 yılı Gelenek katkıcıları için oldukça yoğun bir gündemle geçti. Bu yoğun gündem Gelenek Kitap Dizisi için kimi aksamalara da neden oldu. Ancak, bu yıl elde edilen siyasal mevzilerin 93 yılında kendisini göstereceği alanlardan bir tanesi mutlaka teorik üretkenlik olacaktır. Bu nedenle okuyucularımıza bundan...
Bu kitabın 41. kez okuyucusunun eline ulaştığı ve 7. yayın yılına girdiği günler başka bir gelişmeye daha tanıklık ediyor. Gelenek’in ilk sayılarından itibaren tartışmasına katıldığı ve geliştirilmesine katkıda bulunduğu “legal sol parti” projesi, Sosyalist Türkiye Partisi olarak projelikten çıkıyor. Bu yazı, Gelenek’in bugüne dek izlediği yayın politikası ve tarzına uygun bir Kuruluş Kutlaması sayılabilir. Altı...
Gelenek‘in 40. kitabının elinize ulaştığı günlerde uzun süredir savunduğumuz ve mücadelesini verdiğimiz “parti”nin eşiğine gelmiş olacağız. 22 Ağustos’da İstanbul’da Sosyalizm Programı ekseninde parti kuruluş çalışmalarına omuz veren sosyalistlerin katılacakları bir toplantı düzenlenecek. Bugüne kadarki çalışmaların değerlendirileceği bu toplantının hazırlıklarını geçtiğimiz ay çalışmaya başlayan üç kişilik bir komisyon yürütüyor. Komisyon; Aydın Giritli, Işıtan Gündüz ve Harun...
Elinizdeki kitapçığımız ağırlıklı olarak ideoloji tartışmalarını konu alıyor. “Siyaset Gündemi” sayfalarımızda, konuya son dönemde Türkiye’de yaşanan siyasal gelişmeler çerçevesinde yaklaşılmakta: Bu kolektif çalışmanın başlığı ortaya konulan temel soruya ilişkin ipucunu da veriyor: “İdeolojik Hegemonya mı Devlet Otoritesi mi?“ Gündem yazısını Metin Çulhaoğlu’nun “Gelenekten Geleceğe” köşesi izliyor. Çulhaoğlu son yıllarda Türkiye solunda tartışmasız bir doğru zannedilmeye...
Son kitabımızdan bu yana Türkiye kapitalizminin defteri kabarmayı sürdürdü. Kimilerine göre Demirel’in kadersizliği Kozlu grizu patlamasında Erzincan depreminde kana bulanan Nevroz kutlamalarında bir kez daha tecelli ediyor (!) Zonguldak madencisinin üretim durmasın diye yeni bir özelleştirme gürültüsüne ortam olsun diye ölüme terkedilmesinin, ocağa gömülmesinin Türkiye kapitalizminden başka sorumlusu var mı? Bir kentin bir kaç on...
Bu yazı iki ay kadar önce Dünya yayınları tarafından basılarak geniş bir dağıtımı yapılan Sosyalizm Programı’nın (Taslak) kimi yönlerine ek açıklıklar getirmeyi amaçlıyor. Hazırlanmasına katkıda bulunanlardan biri olarak, Program metninin kendisini anlatma gücüne sahip olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla söz konusu olan, metindeki önermelerin açımlanması değil. Yine bu kısa yazıda amacım, dile getirilmiş ya da muhtemel eleştirilere...




