Bu yüzyılda karşılaştığımız bir salgın hastalıkta bilimin daha etkili ve inandırıcı olmasını beklerdik. Zemin de uygundu aslında. Öncesinde aşı karşıtlığı, alternatif tıp gibi başlıklar üzerinden yükselmiş akıldışılık geri çekilmiş, sesi kesilmişti. Tüm dünya tıp dünyasının bulacağı aşıyı veya tedaviyi müjdelemesini bekliyordu. Bu kötülüğün başımıza tanrının buyruklarına yeterince uymadığımız için geldiğini iddia eden dinci gericilik önceki...
AKP döneminde ülke ekonomisinin kilit önemdeki özelliklerinden birinin “inşaat patlaması” olduğunu söylemek mümkündür. Son on yılda ve daha belirgin şekilde son on yılın ikinci yarısında inşaat ve emlak sektörleri ekonomi için hiç olmadıkları kadar hayati hale gelmişlerdir. Bu makale, sözkonusu inşaat patlamasının Türkiye’de sermaye birikim sürecinin tali ya da arızi bir veçhesi olmaktan ziyade, AKP...
Kitabı sahafta gördüğümde gözlerime inanamamıştım. Siz olsanız ismi “2. Cumhuriyet Tartışmaları”, ilk yazarı Turgut Özal, son yazarı Recep Tayip Erdoğan olan 1993 baskı böyle bir kitabın varlığına inanabilir miydiniz?  Yazar dediysek sakın yanlış anlaşılmasın, Haziran direnişi esnasında Erdoğan’ın hiçbir şey okumadığı ortaya çıktı, dolayısıyla bir şey yazması da mümkün değil, kendisiyle röportaj yapılmış. Turgut Özal...
AKP yönlendirmesindeki yeni anayasaya özel bir anlam ve önem yüklemek, bunu da toplumun gündeminde ön sıralarda tutmak saplantı haline getirildi. “Daha demokratik ve özgürlükçü bir anayasa” hedefinin başlangıç noktası ise “12 Eylül 1980 darbesi” ürünü 1982 Anayasası olarak gösteriliyor. Böylece, “en kötüden”, “en baskıcıdan” hareket edilerek yeni anayasanın meşru zemininin hazırlığının yapılması, toplumsal uzlaşmaya dayalı...
Türkiye’de polis hükümetin sopası mıdır? Polisler ceberrut devletin aparatçikleri midirler? Yoksa polis, sivil bir güç müdür? Peki, polis hep militarizasyona mı maruz kalır? Ya da polis, ordunun küçük kardeşi midir? Öyle ya, derin midir? Bütün bu sorular ve niceleri haksız değildir. Ama bir bakıma yanlıştır da. Yanlış sorulardır. Bu nedenle de siz sevgili okuyucuları, zor...
Bir tartışma başlığı olarak dinci gericilik, Türkiye tarihinin değişmeyen gündemlerinden biridir. Doksanlı yıllarla birlikte yoğunlaşan tartışmaların ve gündemin akademiden medyaya kadar geniş bir alana yayılmasının kaynağında ise, dinci gericiliğin bir siyasal hareket olarak gelişiminden çok, İslamcı düşüncenin yeni bir toplumsallık ve kamusallık yaratmak yolundaki ilerleyişi yatmaktaydı. Dinci gericilik, artık kamu yönetiminden iş dünyasına, sanattan spora...
Dünya krizinin Türkiye’ye olan etkisini ele alırken, üzerinde en fazla argüman üretilmesi gereken başlığı işsizlik oluşturuyor. Türkiye ekonomisi krizden kredi olanaklarının daralması ve ihracat pazarlarında talebin düşmesi üzerinden etkilenirken, bu etkilerin işçi sınıfı açısından en ağır sonucu felaket boyutlarına varan bir işsizlik artışı oldu. Krizin kuşkusuz sınai üretimde düşüş, özel sektörün dış borç çevriminin pahalılaşması...
Sağlığın Politik Ekonomisi, Sosyal Devletin Çöküşü İlker Belek Yazılama Yayınevi Mart 2009, İstanbul     Son 20 yıldır emperyalist merkezler sağlık sistemine bir plan doğrultusunda müdahale ediyorlar. Bu müdahale, emperyalist ülkelerin kendileri  kadar Türkiye gibi bağımlı ülkeleri de kapsıyor. Bir yerde bu operasyon “kısa yüzyıl” olarak da adlandırılan 20. yüzyılın acısının çıkarılması olarak ele alınabilir....
“Türkiye’nin Düzeni” (1968) 1960’lı yılların en önemli çalışmalarından biridir. Çalışmanın önemi, siyasal konumu ve bağlanması net bir yazarın (Doğan Avcıoğlu), en titiz akademisyenlerin bile dudak bükemeyecekleri bir bilgi ve belge zenginliğini okura sunmasından kaynaklanır. Okurun, bu bilgi ve belge zenginliğinden “stratejik ipuçları” çıkarması hiç de güç değildir. “Türkiye Üzerine Tezler” (1978) ise 70’li yılların en...
Alex Callinicos Özne Yayınları – 1998 – 302 Sayfa Çeviren: Nermin Saatçıoğlu “Bu kitap iki bakış açısının, yapısal açıklama ile niyetleri anlamanın, ne dereceye kadar birbirleriyle uyumlu olduğunu ortaya koymaya çalışıyor.” Callinicos kitabın hemen önsözünde amacını bu şekilde açıklıyor. “Kayda değer hiçbir toplum kuramının kapsamadan yapamayacağı” bu iki yaklaşımı Callinicos kitabında marksist bir çerçeve içinde...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×