GELENEK 124   Mayıs 2013’ten bu yana Türkiye siyasetinin toplumsal hayatın bütün görünümlerinde gözlemlenebilen, görülmemiş hızda bir dönüşüm yaşadığına tanık oluyoruz. Haziran Direnişi’nden, Aralık’taki yolsuzluk skandallarına ve oradan da 30 Mart yerel seçimlerine uzanan dönem kuşkusuz bütün boyutlarıyla etraflıca çözümlenmeyi bekliyor. Gelenek’in bu sayısının bu kapsamlı dönüşümü bütün boyutlarıyla ele alarak sosyalist mücadeleye yönelik yakın...
Merhaba, Gelenek’in 121. sayısını tamamıyla Haziran Direnişi’ne ayırdık. Haziran ayında, Gezi Parkı’nda, 9 yaşındaki küçük bir kız çocuğu internette çok paylaşılan videosunda şöyle diyordu: “3 yaşından beri eylemlere gidiyorum ama böyle eylem görmemiştim”. Gerçekten de 31 Mayıs’tan beri Türkiye’de öncesi görülmemiş yoğunlukta bir toplumsal harekete tanık olduk. 1960-80 arası solun etkisini arttırdığı yıllar, 15-16 Haziran...
Merhaba, Gelenek yayın hayatına yeniden basılı olarak devam ediyor. Dergimiz son kez 111. sayı ile basılı olarak karşınıza çıkmıştı. Bu sayının ardından ise internetten yayınlanmaya devam etti. 117. sayıya gelene kadarki beş sayı Marksist Leninist Araştırmalar Merkezi’nin internet sitesinden bulunabilir. Gelenek bundan sonra iki ayda bir yayınlanacak. Her sayıda teorik düzlemde daha derinlemesine irdelenmesi gerektiğini...
Yeşilçam filmlerinin bilindik parodisidir. Filmin istenmeyen karakteri, varlığının hiç önemsenmediği, hatta açık açık istenmediği bir ortamdan ayrılırken, geride kalanlara tehditkar edalarla seslenir: “Gidiyorum bak, bak gidiyorum, giderim bak, vallahi gidiyorum, çok üzülürsünüz sonra, gidiyorum bak, bak giderim”. Kal diyen çıkmaz. Ama o gitmez, gidemez bir türlü.   Bu sahnede trajik olan ise, istenmeyen karakterin işe...
Geçen ayın notları, devreden soruları Sınıf mücadelesinde çıtayı yükseltmek…   Türkiye işçi sınıfı hareketinin son yıllarda yaşadığı en önemli deneyim olan TEKEL direnişinde Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararıyla yeni bir sayfa açılmış oldu. İşçilerin Ankara’dan ayrılıp memleketlerine dönmelerinin ardından, direniş yerelliklerdeki mücadeleye yoğunlaştı. TEKEL işçilerinin çeşitli kentlerde AKP’li bakanlara, milletvekillerine karşı gerçekleştirdiği protestolar; dayanışma etkinlikleri...
Geçen ayın notları, devreden soruları AKP’nin “Kürt Açılımı” nereye açılıyor?   İçinden geçtiğimiz dönem, 29 Mart seçimlerinden sonra AKP kadroları tarafından geliştirilen “tarihsel fırsat” söyleminde büyük bir yoğunlaşma ve şiddetli bir ideolojik hamleye sahne olmakta. AKP iktidarı boyunca Kürt savaşının şiddetlenmiş olmasına ve daha da girift bir hal almasına karşın, AKP’nin “Kürt sorununu ben çözerim”...
Geçen ayın notları, devreden soruları 29 Mart Yerel Yönetimler Seçimleri   AKP’nin Genel Seçimlerde elde ettiği olağandışı yüksek oyun traşlanması her şeyin ötesinde ülke adına olumlu bir gelişme olsa da, 7 yıldan sonra, üstelik işsizliği ve yoksulluğu yeni boyutlara ulaştıran kriz ortamında hükümet partisine yüzde 39 oranında oy verilmesi düşündürücüdür. AKP’nin geçmişteki seçim başarıları toplumdaki...
Burjuva devrim sürecine ve bu sürecin ürünlerine kolaycı yaklaşımları sevmeyiz. Kolaycılıkla işin içinden çıkılamıyor çünkü… Türkiye’nin kapitalistleşme süreci, işin sahibi burjuvazinin bile devrim diye adlandırmaktan kaçınmaya çalıştığı ölçüde ağır aksak yaşanmış, burjuva aydınlanma süreçleri pek yüzeysel geçmiştir. Buna karşılık bugün geleceğe uzanmak isteyenlerin bu tarihi miras olarak sahiplenmemeleri olacak şey değildir. Dahası eksikli ve tartışmalı...
Türkiye nerededir? Türkiye’nin geleceği nerede aranmalıdır? Liberal ve ulusalcı taşmalar solu bu sorular karşısında kötürümleştirmişe benziyor. Doğu/batı denkleminde kaybolmaktır bu. Çok değil, bundan 6-7 yıl öncesinde ABD buralarda tozu dumana henüz katmadığı sıralarda, “Bunlar Irak gibi olalım isterler”i liberal ağızlardan çok duyardık. Irak, Irak olmaktan çıktığı oranda bir referans olmaktan uzaklaştı elbette, ama liberalizmin sol...
90 yıl önceydi… İki emperyalist odağın insanlığın üzerinde tepiştiği dehşet verici bir ortamda, ezilenler proletaryanın şahsında ayağa kalkmış “başka alem için” kolları sıvamışlardı. Bastıkları toprak Rusya’ydı, uçsuz bucaksız ve ölçüsüz. Kimileri haklı olarak “tarih öncesinden çıkış” diye adlandırdı, hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı, her şeyin kendini ona göre yeniden konumlandırdığı yeni bir dünyaya işaret ederek....
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×