Cumhuriyet’in yıldönümündeyiz, ancak mevcut rejimin 1923’te kurulanla bir ilintisinin kalmadığını görüyoruz. Buna karşın toplumun baskın kanaati 29 Ekim’i kutlanmaya değer saymaya devam ediyor. Bu çelişki biricik olmamakla birlikte gerçekten ilginçtir. Yalnızca bize özgü değil. Aynı durum başka büyük devrimler için de ilgili ülkelerde geçerliliğini koruyor. Fransız Devrimi’nin defalarca o ülkenin egemen güçlerince reddedildiğini biliyoruz. Keza...
Siyaset her şeyden önce bir düşünce eylemi. Evet, sadece düşünmekten ibaret değil, hatta sadece düşünmekten ibaret olduğunu söylemek yanıltıcı olur ama siyaset öncelikle düşünmeyi içeriyor. Yani muhakemeyi, tartıp biçmeyi, irdelemeyi, bazı sonuçlara varmayı, anlamayı, anlamlandırmayı ve seçmeyi. Tabii ki bu süreç oldukça dinamik. Yani sürekli devinen, sürekli değişen bir yanı da var siyasetin. Ama kemikleşmiş,...
Sosyal bilimlerle ilgili bölümlerde siyasi partilerin tanım gereği iktidarı almayı hedefleyen oluşumlar olduğu anlatılırdı sıklıkla. Bu özellikleriyle partiler baskı gruplarından ayrıştırılırdı. Kuşkusuz toplumsal mücadelelere sınıf perspektifiyle bakılmasını engellemek için her tür hileye başvuran, emek-sermaye çelişkisini sonsuza varıncaya kadar yeni eklemelerle çeşitlendirilebilecek başlıklardan birine indirgeyen burjuva ideolojisinin bu tasnifinde sayısız tuzak yer alıyordu. Zaman içinde siyasetin...
2017 yazına, Haziran’da ve Ağustos sonunda, iki momentte müdahale eden Kılıçdaroğlu’nun damga vurduğunu söylemek durumundayız. Bu manzaranın solun eklemlendiği kısmı, Türkiye “sosyalist” hareketinin nadir dip noktalarından birini temsil ediyor. Beğenin beğenmeyin, programını, davranış biçimini doğru bulun yanlış görün, Türkiye’de sol çok defa zayıf düşmüş ve hata yapmıştır. Ama düzen dışı solun “sosyalist” sıfatının tırnak içine...
2013’te, Haziran günlerinde “Bu insanlar nereden çıktı?” sorusu herkesin dilindeydi, şaşkınlık ve keyifle… Bugünse, “Biz Gezi’yi gerçekten yaşadık mı?” diye soranlara rastlıyoruz, bezginlik ve karamsarlıkla… Oysa ileriye atılış da gerçek, bugün yanıltıcı öğeler barındıran geriye çekiliş de… Gerçek olmayan, bir kısım solcunun kafasındaki Haziran. Sanırım büyük halk hareketiyle yeniden evlerine çekilen insanlar arasındaki ilişkiyi anlamak...
Gelenek’in bu sayısında komünist hareketin strateji sorununa odaklanıyoruz. Tüm dünyada etkisini derinden hissettiren ve artık yalnızca iktisadî sıfatı ile nitelendirilmesi mümkün olmayan bunalım ile Türkiye’nin hızla içine yuvarlanmakta olduğu siyasal kriz, bu sorunu ciddiyetle ele almayı gerektiriyor. Esas meselemiz, Türkiye’de ve dünyada komünist siyasetin bu krize anlamlı bir yanıt üretebilip üretemeyeceğidir. Bir diğer değişle, “hareketimizin...
Gelenek’in bu sayısında komünist hareketin strateji sorununa odaklanıyoruz. Tüm dünyada etkisini derinden hissettiren ve artık yalnızca iktisadî sıfatı ile nitelendirilmesi mümkün olmayan bunalım ile Türkiye’nin hızla içine yuvarlanmakta olduğu siyasal kriz, bu sorunu ciddiyetle ele almayı gerektiriyor. Esas meselemiz, Türkiye’de ve dünyada komünist siyasetin bu krize anlamlı bir yanıt üretebilip üretemeyeceğidir. Bir diğer değişle, “hareketimizin...
Merhaba, Türkiye tarihinde bir dönüm noktası olarak anılacağı kesin olan 2013 yılını geride bıraktık. Öncelikle tüm okurlarımıza 2013 kadar dolu ve anlamlı yeni bir yıl diliyoruz. 2014’ün ilk sayısını çeşitli aksaklıklar yüzünden planladığımızdan daha az sayıda yazıyla çıkarmak zorunda kaldık. Eksikleriyle birlikte Gelenek’in 123. sayısında amacımız, şüphesiz Haziran günlerinin belirlediği, 2013’ün bir muhasebesini yapmak. Bu konuda yer...
Merhaba, Gelenek’in 120. sayısında anayasa konusunu ele alıyoruz. Neredeyse bütün yazılarımızı bu başlığa ayırdık. Teorik konuları ele alan ve iki ayda bir çıkan üstelik de yazıların hacmi göz önüne alındığında uzun bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyan bir derginin günceli yakalayabilmesi zor iş. Her ne kadar sürekli gözetmeye çalışsak da… AKP’nin anayasa hamlesine odaklanmışken Reyhanlı’da patlayan...
Merhaba, Gelenek’in 119. sayısının konusu “Cumhuriyet’in (yetersiz) bakiyesi”. Cumhuriyet’in bakiyesinden kastımız 1923 yılında kurulan siyasi yapının bugüne ne devrettiği. Bu soruyu bugün belki de yeniden sormamızın sebebi Birinci Cumhuriyet olarak da adlandırılabilecek bu siyasi yapının 10 yıllık AKP iktidarı tarafından sonlandırılmış olması. Ne devrettiğini sormamızın sebebi de Gelenek’in pek çok sayısında tarif etmeye çalıştığımız sosyalistlerin...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×