Reel sosyalizmin çözülüş günlerinde kopan yaygaranın unutulması mümkün mü? “Yeni dünya düzeni” ve “tarihin sonu” deyimleri, zaten asla unutulamasınlar diye uydurulmuş olabilirdi yalnızca. Sosyalizm ve işçi sınıfı faktörünün her cephede, sosyal devlette,uluslararası hukukta, toplumsal örgütlülükte, Marksizmin bilimler üzerindeki, işçi sınıfı kimliğinin toplumsal ideolojilerdeki ağırlığında vb. yenilgiye uğraması ile, dünyamızın gerçekten de yeni bir düzene yelken...
Reel sosyalizmin çözülüş günlerinde kopan yaygaranın unutulması mümkün mü? “Yeni dünya düzeni” ve “tarihin sonu” deyimleri, zaten asla unutulamasınlar diye uydurulmuş olabilirdi yalnızca. Sosyalizm ve işçi sınıfı faktörünün her cephede, sosyal devlette,uluslararası hukukta, toplumsal örgütlülükte, Marksizmin bilimler üzerindeki, işçi sınıfı kimliğinin toplumsal ideolojilerdeki ağırlığında vb. yenilgiye uğraması ile, dünyamızın gerçekten de yeni bir düzene yelken...
Yazın ortasında, kurultay toplanır mı? Yazın ortasında, bir buçuk aylık bir eylem başlatılır mı? Olağan bir dönemden geçiyor olsaydık, 9 Temmuz 2006 tarihinde toplanan Yurtseverler Kurultayı ile 1 Eylül’de Dolmabahçe’de sona erdirilmek üzere 15 Temmuz’da İncirlik’te başlatılan “ABD DEFOL Bu Memleket Bizim Yürüyüşü”, gereksiz iradi zorlama girişimleri olarak görülebilirdi. Ama beklemeye tahammülümüz yok. Yurtseverler Kurultayı’nın...
Yazın ortasında, kurultay toplanır mı? Yazın ortasında, bir buçuk aylık bir eylem başlatılır mı? Olağan bir dönemden geçiyor olsaydık, 9 Temmuz 2006 tarihinde toplanan Yurtseverler Kurultayı ile 1 Eylül’de Dolmabahçe’de sona erdirilmek üzere 15 Temmuz’da İncirlik’te başlatılan “ABD DEFOL Bu Memleket Bizim Yürüyüşü”, gereksiz iradi zorlama girişimleri olarak görülebilirdi. Ama beklemeye tahammülümüz yok. Yurtseverler Kurultayı’nın...
Osmanlıca, neden anlaşılmaz bir dildi? Çünkü halkın bu dili anlaması istenmiyordu. “Saray dili” nin, daha doğrusu devlet dilinin halk dilinden ayrıştırılması, son derece bilinçli bir tercihtir. Bilgisiz halk, kolay yönetilir.Okuryazarlık oranının çok düşük olduğu bir ülkede, eğitim verilen küçük bir azınlığa gündelik konuşma dilinden farklı bir dil öğretilip bu dille yazmaları sağlandığında, hem halk “yukarıda”...
Emperyalizm ve savaş kavramlarının birbirlerinden ayrı düşünülemeyeceği, geçtiğimiz yüzyılın başında netlik kazanmıştı. Aradan geçen süre içinde, emperyalist-kapitalist sisteme son vermeden de savaşsız bir dünyaya ulaşılabileceğini (hatta ulaşıldığını) savunanlar oldu. Özellikle reel sosyalizmin çözülüşünden sonra, kapitalizmin nitelik değiştirdiği iddiaları daha bir yüksek sesle dile getirilmeye başladı. Ama “Soğuk Savaş”ın sona ermesinin üzerinden daha iki on yıl...
Emperyalizm ve savaş kavramlarının birbirlerinden ayrı düşünülemeyeceği, geçtiğimiz yüzyılın başında netlik kazanmıştı. Aradan geçen süre içinde, emperyalist-kapitalist sisteme son vermeden de savaşsız bir dünyaya ulaşılabileceğini (hatta ulaşıldığını) savunanlar oldu. Özellikle reel sosyalizmin çözülüşünden sonra, kapitalizmin nitelik değiştirdiği iddiaları daha bir yüksek sesle dile getirilmeye başladı. Ama “Soğuk Savaş”ın sona ermesinin üzerinden daha iki on yıl...
Gelenek’in birinci sayısı 1986 yılında çıkmıştı. Aradan geçen süre içinde, çizgisi ve temel misyonları değilse de, Gelenek’in kimi biçimsel özellikleri, boyutu ve periyodu pek çok kez değişti. Kolektif mücadelenin ihtiyaçlarına ve bu mücadelenin ortaya çıkardığı geniş bir araçlar yelpazesi içindeki işbölümüne bağlı olarak… Bir süredir aylık olarak çıkan Gelenek, bu sayıyla birlikte yayın periyodunu iki...
Merhaba, Geride bıraktığımız Ocak ayı, mücadele tarihimizin önemli günlerini kapsıyordu. Bizler için önemli olan bir gün 28-29 Ocak tarihidir. Ülkemiz komünist hareketinin ilk önderlerinin Karadeniz’de katledildiği tarih… Onbeşlerin yolundan mücadeleyi sürdürenlerden birisinin, komünist şairimizin doğum günü de Ocak ayının 15’i. Bu yıl 15 Ocağın, daha farklı bir yeri vardı. Nazım Hikmet’in 100. doğum yıldönümüydü 15...
Gelenekin bu sayısı hazırlanırken kendi yaptıklarımıza güvenimizi ve mücadele azmimizi perçinleyen, bizi çok heyecanlandıran bir haber aldık: McDonalds ODTÜ’den defolmuştu. Dört yıldır sürdürülen kavganın hedefine ulaşması ve emperyalist şirketin gülünç “gerekçelerle” kampüsü terk etmesi bu ülkenin mücadele tarihi için son derece önemlidir. McDonalds’ın ODTÜ’den kovulmasının tarihsel önemini değerlendirmeyi ve bunu kayıtlara geçirmeyi ihmal etmeyeceğiz elbette....
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×