İşçiler, emekçiler, köylüler, aydınlar tarafından tartışılması, geliştirilmesi ve gerici, işbirlikçi, piyasacı, patron güdümlü anayasa girişimlerine karşı bir seçenek haline getirilmesi için Türkiye Komünist Partisi tarafından hazırlanmıştır. TOPLUMCU BİR ANAYASA İÇİN… SUNUM Türkiye, 12 Eylül faşizmi tarafından dayatılan ve emperyalizme bağımlılık, teslimiyet, eşitsizlik, adaletsizlik, yoksulluk, çürüme ve cehalet kaynağı durumundaki sömürü düzenini 25 yıldır korumaktan başka...
Türkiye solundaki tartışma ortamının verimli, merak uyandıran, geliştiren bir ortam olduğunu söyleyebileceğimizi sanmıyorum. Takip edebildiğimiz kadarıyla görece zorlayıcı ve arayışçı kesimler de yaratıcılıklarını daha ziyade “tarihsel” gündem maddeleriyle tüketmek durumunda kalıyor. Bu saptamayı tartışma ve arayışları küçümsemek için yazmıyorum. Eski gündem maddelerinin pek çoğunun hakkıyla tüketilemediği ve hâlâ oralarda olduğumuz düşünülebilir belki; ancak bunu kabullenmeyi...
Büyük medya çöplüğünün günlük gazeteleri arasında eşelenip okumaya değer bir köşe yazarı ararken -Umur Talu, Güray Öz, Ergin Yıldızoğlu, Ece Temelkuran ve Yıldırım Türker dışarıda bırakıldığında- entelektüel birikimi, edebi göndermeleri ve gıcır zekasıyla ayırt edilebilen tek kalem kimdir diye sorarsanız; bugünlerde aklımıza gelen tek yanıtımız, Engin Ardıç oluyor maalesef. Büyük medya ve günlük gazete dediğimize...
Komünist Hareketin İki Sorunu Bu yılki uluslararası toplantıya konan başlığın karmaşıklığından yararlanıp tüm dünyada komünist hareketin yüz yüze geldiği kimi sorunlara yoğunlaşmak ve bu sorunlarla ilgili olarak Türkiye Komünist Partisi’nin görüşlerini paylaşmak istiyorum. Sözünü edeceğim sorunlar ve sonuçları “Türkiyeli” veya bizim bölgemize özgüymüş gibi bir izlenim verebilir; ancak kanımca bunlar evrensel karakter taşıyan sorunlar. Referans...
James Petras Latin Amerika hakkında sıkça yazan aydınlardan bir tanesi. Çok yazıyor, çok da tanınıyor. Türkçe’ye de düzenli çeviriler aracılığıyla azımsanmayacak sayıda Petras kitabı ve makalesi kazandırıldı. Petras’ın Türkiye’de de tanındığını söylemek yanlış olmaz. Petras Küba’ya ve Venezuela’daki Chavez iktidarına verdiği destek ve sert Lula ve Morales eleştirileriyle biliniyor. FARC ve birtakım gerilla hareketlerine olan...
Geçmişe dönük ilginin azalması ile aradan geçen zaman arasında doğrudan bir ilgi yok. Türkiye solu için de böyle. 10 Eylül 1920 Kongresinin üzerinden geçen bunca yıl Türkiye solunun kendi tarihine dönük ilgisinde bir azalmaya neden olmuyor. Ancak Türkiye solu doğumundan doksan yıla yakın zaman sonra bu ilgisini sağlıklı bir metodolojiye oturtmuş değil. Tarih bilinci ile...
Bu yazıya önsel bir iddia ile başlıyoruz. Emperyalizme karşı takınılacak tutum içinde bulunduğumuz zaman diliminde olduğu gibi yakın gelecekte de siyasetin en önemli çizgisidir. Bütün siyasal özneler bu çizgiye göre, barikatın hangi tarafında duracaklarına göre değerlendirileceklerdir. Yurtsever Cephe bu mücadelenin en önemli örgütsel siyasal gücü olduğuna göre, iddiamız önümüzdeki dönem ülkemizdeki tüm siyasal hareketlerin Yurtsever...
Yurtseverlik konusunda polemik yapmak zor iş. Zor iş çünkü sol içinde yurtseverlik konulu yazıların pek çoğu sınır olarak çizilebilecek bir dürüstlük ve samimiyet çizgisinin altında kalıyor. Dürüstlük ve samimiyet ortadan kalktığında da polemiğin pek bir anlamı kalmıyor. Tabii şayet, polemik bir tür itişme veya birbirine çamur atma olarak değil de teorik ve siyasi bir geliştirme...
Uzun yıllardır haftada bir yazdığınız Cumhuriyet gazetesi, Tüpraş’ın özelleştirilmesiyle ilgili bir yazınızı basmadığı için, bu gazetede yazmaya son verdiniz. Bildiğimiz kadarıyla, gerekçe olarak, “konuyla ilgili hukuki sürecin sona ermemiş olması” gösterilmişti. Oysa aynı günlerde, Cumhuriyet’in ekonomi sayfalarında “Tüpraş ulusal sermayenin elinde” başlıklı haberlere yer verilirken, bu kuruluşun Koç grubuna devredilmesini savunan yazılar yayımlanmıştı. Cumhuriyet’in bu...
Postmodernist bir marksizm olabilir mi? Teorik kaygıları bir yana bırakıp somuta baktığımızda, marksist olma iddiasını da taşıyan bazılarının (gerçekte) postmodernist tezleri savunduğunu görebiliriz. Doğanın boşluktan ne kadar hoşlandığı ya da hoşlanmadığı, fizik biliminin ve felsefenin eski bir tartışma konusu. Buna karşın, düşünce tarihinin boşluktan hiç hoşlanmadığı, insan aklına gelebilecek her tür tezin birileri tarafından savunulduğu...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×