Türkiye meselesi üzerine tezler [ilk taslak]

1. Avrupa’nın en büyük kapitalist ülkelerini saran bugünkü savaş emperyalist, gerici, haksız bir savaştır.[1]Bu savaş, İngiltere ve Fransa’nın emperyalistleri tarafından soygunla ele geçirdiklerini korumak ve yeni gasplar hedefiyle, Almanya’nın emperyalistleri tarafından ise sömürgeler, hammadde pazarları, nüfuz alanları ele geçirmek için yürütülüyor. Savaşa henüz dolaysızca girmemiş olan diğer emperyalist güçler (mesela ABD, İtalya) bu savaşa katılımlarını…

Devamı...

1939. Türkiye, Avrupa, Sovyetler Birliği. Bir Komintern belgesi

Daha önce birkaç defa, muhtelif vesilelerle, 1939 belgeleri üzerine çalıştığımı yazmıştım. Önceleri sadece birkaç yüz sayfalık bir belgeler derlemesi yapmak niyetindeydim; ancak konuya daldıkça bunun yeterli olmayacağını fark ettim. Böylece odağında Türkiye’nin olduğu bir 1939 tarihi ortaya çıktı, üstelik bu tarih ilk tahminlerimin de çok ötesine geçti ve 1.000 sayfayı açtı. Bunun yaklaşık 600 sayfası…

Devamı...

Bir Komintern Belgesi

Gelenek’in bu sayısında heyecan verici bir belgeye yer veriyoruz. Değerli araştırmacı Hazal Yalın’ın Rusya Devlet arşivlerindeki çalışmaları sırasında ulaştığı ve Türkçeye kazandırdığı belgeyi kendisinin çevirisi ve bir sunuş yazısıyla yayınlıyoruz. Türkiye, İngiltere ve Fransa arasında 19 Ekim 1939’da Ankara’da imzalanan üçlü “karşılıklı yardım anlaşması” Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası konumlanışındaki kırılma noktalarından biridir. Dümenin İngiltere liderliğindeki Batı…

Devamı...

Osmanlı Devleti’nin el konan savaş gemilerini 2021’de hatırlamak – Bir başka 29 Ekim yazısı

NATO kendi müttefiklerine ne kadar güveniyor? Önce Rus S-400 hava savunma sisteminin müşterisi olan Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılması ve sonra Fransa’nın Avustralya’yla imzaladığı denizaltı ihalesinin iptali, her şey bir yana, NATO içinde büyüyen çatlaklar olduğunu ortaya koyuyor. Bir müttefik ülkenin ısrarla hava savunma sistemlerinden yoksun bırakılması ya da bir başka müttefikin beş yıl önce imzaladığı…

Devamı...

Kira fiyatları, barınma sorunu ve daha nicesi: Piyasa Tanrısı kurban istiyor!

Yükselen kiralar, yurtsuz kalan ve nitelikli barınma imkânı bulamayan öğrenciler… Son haftaların değişmez gündemleri. Elbette, pandemi önlemleri nedeniyle kapalı kalan üniversitelerin yaklaşık 1,5 yılın sonunda yeniden açılmış olması, ekonominin gidişatı gibi nedenleri var bu sorunların büyümesinin. Ancak, barınma olanaklarının farklı değişkenler karşısında bu kadar duyarlı olması bile başlı başına bir sorun. Ve bu sorunu tetikleyen,…

Devamı...

Sermayenin yeni yönelimlerinin Türkiye müteahhitliği özelinde bir değerlendirmesi

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) iktidara geldiği 2002 yılından beri ekonominin lokomotifi olarak ifade edilen inşaat sektörü ve özelinde müteahhitlik, pek çok tartışmanın da merkezinde yer aldı. Deprem ve konut sorunu, yolsuzluk, ekonomik kriz, esnek çalışma rejimi gibi farklı alanlarda yürüyen bu tartışmaların bir tarafında da inşaat sermayesinin tarihi ve yeni yönelimleri yer almakta. ABD…

Devamı...

Göçmen karşıtlığının psikososyal dinamikleri

Dünyada üç yüz milyondan fazla insanın göçmen, sığınmacı, mülteci gibi isimlendirmelerle, doğdukları ülke dışında kendilerine yeni bir yaşam alanı aradığı belirtiliyor.[1] Yoksul, savaşların veya iç çatışmaların olduğu coğrafyalardan daha varsıl ve huzurlu olduğu düşünülen yeni alanlara doğru gerçekleşiyor bu yolculuk. Göç vermek ya da almak dünyanın artan sayıda nüfusunu ve ülkesini etkiliyor artık. Göçü oluşturan…

Devamı...

Savaş Sarı ile Söyleşi: Doğal afetler ve ortaya çıkan yıkıcı sonuçları neyi gösteriyor?

Türkiye doğal afetlere yabancı bir ülke değil. Başta depremler birçok büyük doğal afet yaşanmış ve yaşanmaya da devam ediyor ülkemizde. Son yıllarda doğal afetlerin sıklığındaki artış ve sonrasında ortaya çıkan ağır sonuçlarla birlikte ise Türkiye’de birbiri ile ilişkili bir dizi konunun yeniden yoğun olarak tartışılmaya başlandığını gözlemliyoruz. Doğal afetler ve bunların yıkıcı sonuçları hakkında biz…

Devamı...

Sermaye ve devlet faslında kanlı bir Zübükzâde öyküsü

Hiç düşündünüz mü, Süleyman Demirel’in[1] “vecize”lerinden en ünlüsü “dün dündür, bugün bugündür”, neden “yaşamın diyalektik akışında doğan yeni olgulara”, “değişen somut koşulların analizi sonucu yeni bir siyasal konum ve söyleme” yorulmaz hiç? Bir totoloji örneğidir, yanlışlanamaz, dün gerçekten dündür, bugün de bugün, ama neden, sağcılığın politik manevralarının omurgasızlığına ve aldatmayı maharet bellemiş demagogluğa örnek olarak…

Devamı...

Fatih Yaşlı ile söyleşi: Karşı-devrim ve derin devlet üzerine

Geçtiğimiz ay içinde mafya lideri, “ülkücü” Sedat Peker’in “açıklamaları” çok konuşuldu. AKP iktidarının sonunu geldiği bile düşünüldü, yazıldı. Ancak Türkiye’de karşı-devrimci yığınağın kirleri yakın zamanın sorunu değil. Keza Peker’in açıklamaları günümüzün iktidara yakın sermayedarlarına dokunsa da Susurluk süreci ve hatta öncesine kadar uzanıyordu. Türkiye’de karşı-devrim çete düzeni, yağma ve devleti sermaye için işçi sınıfına karşı…

Devamı...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×