Tarafsızlık ve Gazetecilik: Gazeteci Kimdir, Tarafsız Olabilir mi?

Üniversite yıllarımda bölümdeki en hararetli tartışmalar gazeteciliğin işlevi ve onun konumu üzerine olan tartışmalardı. O yıllarda AKP’nin Doğan Medya üzerinde kurmaya çalıştığı tahakküm “gazeteciliğin” genel ilkelerine saldırı olarak değerlendiriliyordu. Tartışmanın sermayenin lehine bir alana doğru daraltılıyor olması, akademinin toplumla olan bağının (ki burada sosyal bilimlerden bahsediyorum) ne kadar kopuk olduğunu açık bir biçimde ortaya koyuyordu….

Devamı...

Mazbut vakıflar canlanıyor!

Gezi Parkı, Sultan Bayezıd Vakfı’na devredilmekle yalnızca park teslim alınmadı.[1] Çok daha vahim bir durum karşısındayız; II. Mahmut’un başlattığı dinsel otoriteye karşı mücadelede yenik düştük. Şeyhülislamlığa giden yolda bir adım daha atıldı. Mazbut vakıflar canlandırılıyor. Dahası var: Hazine, belediye, özel idareler ya da köy tüzel kişiliği mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıklarının gizlice mazbut vakıflara devredilmeye…

Devamı...

Ali Rıza Aydın ile söyleşi: Anayasal cumhuriyetin durumu üzerine

Geçtiğimiz ayın ana gündemlerinden bir tanesi de anayasa tartışmalarıydı. AKP iktidarı “2023 hedefleri” doğrultusunda “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine” uygun ve Türkiye’yi “21. yüzyıldaki yeni hedeflere” hazırlayacak yeni bir anayasa yapılması çağrısı yaptı. Daha doğrusu böyle bir sürece dair bir “kart” açmış oldu. Kart diyoruz çünkü kimileri anayasa başlığının sadece AKP karşıtı düzen-içi muhalefet bloğunu çözmek için…

Devamı...

Kapitalizmin ailesi nasıl değişir?

AKP iktidarının söylem ve uygulamaları nedeniyle sık sık tartışılan aile kurumu, salgın günlerinde[1] ev içi şiddet ve iş bölümü üzerinden de gündeme geldi. Gündem olan başlıklardan biri, yalnızca Türkiye’de değil birçok ülkede, kadına yönelik şiddetin artması oldu. “Evde kal” çağrısıyla aile bireyleri ile salgın öncesine göre daha fazla zaman geçirmek durumunda kalan kadının şiddet karşısında…

Devamı...

Covid-19 salgını ve kadın emeği: Bugün zor, yarınlar belirsiz

İnsanlık Covid-19’la bir yılını doldurdu. Kapitalist dünya salgına teslim olurken, uzaktan çalışma, çalışma saatlerinde düzensizlik, geçici çalışma gibi nedenlerde 2,7 milyar işçinin istihdamda olup olmadığı dahi netliğini yitirdi. Gelir kayıplarına maruz kalan bu toplam, tüm dünyadaki iş gücünün yüzde 81’ini oluşturuyor.[1] Yalnız modern tarihin değil, erkek egemenliğinin tarih sahnesine çıktığı andan bu yana kadının payına…

Devamı...

Söyleşi: Sosyalizm, öfkemiz ve isyanımız için en doğru kanal

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kimileri emekçinin, kimileri eşitsizliğin üstünü çizerek kutluyor. Kimileri ise sadece kadını önplana çıkarmayı tercih ediyor. 8 Mart’ı, “sekiz mart” yapanın emekçi kadınlar olduğunun silinmesine, önemsizleştirilmesine ise izin vermemek gerekiyor. Bugün sermaye düzeni kadın emeği üzerindeki her tür gerici egemenliğin kaynağıdır. Bu egemenliğin piyasa için yeniden üretildiğini görmezden gelmek büyük…

Devamı...

Öykücülüğümüzün yeni on yılı

Toplum olarak hikâye anlatmaya/dinlemeye okuyup yazmaktan daha büyük bir ilgimizin olduğu söylenebilir. Sözü, bizi sarıp sarmalayan büyülü hikâyeleri, abartarak anlatmayı, abartılı olduğunu bilsek de dinlemeyi seviyoruz. Edebiyat dünyasının, öykücülüğümüzün kaynaklarını Dede Korkut Hikâyeleri’ ne kadar uzatması boşuna değil. Ancak bu kadar uzak bir geçmişten beslenmesine karşın günümüz öykücülüğünün Cumhuriyetin ilk dönemlerinden 1950 kuşağı öykücülerine bu…

Devamı...

Söyleşi: Avrupa Birliği için yeni bir dönem mi?

Geçtiğimiz günlerde tüm dikkatler başkanlık seçimleri için Amerika Birleşik Devletleri’ne çevrilmişken Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkileri de yeniden gündeme girdi. Doğu Avrupa’daki krizden Erdoğan’ın Avrupa vurgusuna kadar AB uzunca bir süredir Türkiye düzen siyasetinde yer kaplamadığı kadar başlıklarda yer aldı. Ancak 2021’nin ilk günleri aynı zamanda Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmasının, yani Brexit’in de nihayete erdiği…

Devamı...

Atlantik’in öte tarafındaki komedi Erdoğan’ın trajedisi olur mu?

“Kongremize yapılan saldırıdan dolayı tüm Amerikalılar dehşete kapıldı. Siyasi şiddet, Amerikan halkı olarak değer verdiğimiz her şeye karşı yapılmış bir saldırıdır. Bu, asla hoş görülemez. Şimdi, daha önce hiç olmadığı kadar, siyasi hıncımızın üzerinde ortak değerlerimiz etrafında toplanmalı ve ortak kaderimizi oluşturmalıyız.” Artık eski Başkan diyebiliriz, Trump veda konuşmasında bunları söyledi. Daha önceki dik kafalı…

Devamı...

‘Bir Başkadır’ tartışmalarına dair bir eleştiri

Berkun Oya’nın “Bir Başkadır” adlı dizisi, Türkiye’de uzun süredir hiçbir sanatsal yapıtın beceremediği kadar hararetle tartışıldı. Bu tartışmalarda, özellikle diziye soldan yöneltilen eleştirilerin bir kısmında katılmadığım bir yön var, ve bu, aslına bakılırsa, epeydir soldan yapılan sanat eleştirilerinde gözlemlediğim bir sıkıntı. Dolayısıyla, bu yazıyı kaleme almaktaki esas amacım, “Bir Başkadır” dizisinin kendisinden çok, sanat eleştirisinin…

Devamı...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×