“Dünya komünist hareketi” tanımlamasını hak eden, ortak bir doğrultusu olan, kendisini başka hareketlerden ayrıştırmış, aynı siyaset dilini kullanan, ülke özgünlüklerine rağmen benzer hedef ve araçlarla hareket eden bir toplamdan söz edemiyoruz bugün. Bununla birlikte, tek tek ülkelerde komünist partileri faaliyette; bunların kimisi ciddi toplumsal desteğe sahip, kimisiyse son derece etkisiz. Ve bütün bu partiler arasında...
Türkiye komünist hareketi, işçi sınıfı lehine olduğunu söyleyemeyeceğimiz verili güçler dengesi hesaba katıldığında, olgunlaşmış bir stratejiye sahip olabilir mi? Sözünü ettiğimiz, tanımlanmış bir hedef doğrultusunda hazırlanan, güncel gelişmelere dirençli, kalıcı bir yol haritası. O halde, daha hemen başta hedefi nasıl belirlediğimize açıklık getirmek durumundayız. Nihayetinde, bir komünist partisi için mücadele, kesintili-sıçramalı bir süreç olduğu oranda,...
Gelenek’in bu sayısında komünist hareketin strateji sorununa odaklanıyoruz. Tüm dünyada etkisini derinden hissettiren ve artık yalnızca iktisadî sıfatı ile nitelendirilmesi mümkün olmayan bunalım ile Türkiye’nin hızla içine yuvarlanmakta olduğu siyasal kriz, bu sorunu ciddiyetle ele almayı gerektiriyor. Esas meselemiz, Türkiye’de ve dünyada komünist siyasetin bu krize anlamlı bir yanıt üretebilip üretemeyeceğidir. Bir diğer değişle, “hareketimizin...
Gelenek’in bu sayısı geçtiğimiz aylarda Türkiye Komünist Partisi içinde meydana gelen ayrışmayı konu almak üzere Komünist Parti Merkez Komitesi tarafından hazırlandı. Dergimizin bu sayısının en önemli amacı parti içinde derin bir krize neden olan temel ayrıştırıcı dinamiği açımlamak ve sosyalizmin güncelliğinin ve gerekliliğinin altını kalınca çizdiğimiz bu dönemde, bir örgütsel form olarak komünist partinin güncel...
Merhaba, Gelenek’in 121. sayısını tamamıyla Haziran Direnişi’ne ayırdık. Haziran ayında, Gezi Parkı’nda, 9 yaşındaki küçük bir kız çocuğu internette çok paylaşılan videosunda şöyle diyordu: “3 yaşından beri eylemlere gidiyorum ama böyle eylem görmemiştim”. Gerçekten de 31 Mayıs’tan beri Türkiye’de öncesi görülmemiş yoğunlukta bir toplumsal harekete tanık olduk. 1960-80 arası solun etkisini arttırdığı yıllar, 15-16 Haziran...
Birinci Cumhuriyet ikincisine dönüşürken, piyasalaşma saldırısı ile emek düşmanı uygulamalarda ayağın gazdan hiç çekilmediği yıllarda işçi sınıfı cephesinde neredeyse hiçbir kımıldanma yaşanmadı. Sürecin sınıf düşmanı özellikleri ile ciddi bir karşıtlık yaratan bu durumun nedenleri üzerine çok şey söylenebileceği açık.   Açıklamaların içinde en kolayı, bu yıllarda hükümet olan ve başat özne olarak AKP'nin Türkiye'de bir...
Yeşilçam filmlerinin bilindik parodisidir. Filmin istenmeyen karakteri, varlığının hiç önemsenmediği, hatta açık açık istenmediği bir ortamdan ayrılırken, geride kalanlara tehditkar edalarla seslenir: “Gidiyorum bak, bak gidiyorum, giderim bak, vallahi gidiyorum, çok üzülürsünüz sonra, gidiyorum bak, bak giderim”. Kal diyen çıkmaz. Ama o gitmez, gidemez bir türlü.   Bu sahnede trajik olan ise, istenmeyen karakterin işe...
Geçen ayın notları, devreden soruları AKP’nin “Kürt Açılımı” nereye açılıyor?   İçinden geçtiğimiz dönem, 29 Mart seçimlerinden sonra AKP kadroları tarafından geliştirilen “tarihsel fırsat” söyleminde büyük bir yoğunlaşma ve şiddetli bir ideolojik hamleye sahne olmakta. AKP iktidarı boyunca Kürt savaşının şiddetlenmiş olmasına ve daha da girift bir hal almasına karşın, AKP’nin “Kürt sorununu ben çözerim”...
Geçen ayın notları, devreden soruları 29 Mart Yerel Yönetimler Seçimleri   AKP’nin Genel Seçimlerde elde ettiği olağandışı yüksek oyun traşlanması her şeyin ötesinde ülke adına olumlu bir gelişme olsa da, 7 yıldan sonra, üstelik işsizliği ve yoksulluğu yeni boyutlara ulaştıran kriz ortamında hükümet partisine yüzde 39 oranında oy verilmesi düşündürücüdür. AKP’nin geçmişteki seçim başarıları toplumdaki...
Türkiye nerededir? Türkiye’nin geleceği nerede aranmalıdır? Liberal ve ulusalcı taşmalar solu bu sorular karşısında kötürümleştirmişe benziyor. Doğu/batı denkleminde kaybolmaktır bu. Çok değil, bundan 6-7 yıl öncesinde ABD buralarda tozu dumana henüz katmadığı sıralarda, “Bunlar Irak gibi olalım isterler”i liberal ağızlardan çok duyardık. Irak, Irak olmaktan çıktığı oranda bir referans olmaktan uzaklaştı elbette, ama liberalizmin sol...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×