Her şeyden önce, geciktiğimiz için bir özür borçluyuz. Ağustos ayında çıkmamız gerekirken, önce baskı aşamasında teknik sorunlarla karşılaştığımız, sonrasında da “Tarım ve Kır Emekçileri” başlıklı bir Gelenek’in seçim döneminde yeterli dikkat ve yoğunlaşmayla okunup tartışılamayacağını düşündüğümüz için, Kasım-Aralık sayısı olarak çıkıyoruz. 3 Kasım genel seçimleri öncesinde, bu seçimleri tarihsel açıdan önemli kılanın, kuruluşundan 82 yıl...
Gelenekin bu sayısı hazırlanırken kendi yaptıklarımıza güvenimizi ve mücadele azmimizi perçinleyen, bizi çok heyecanlandıran bir haber aldık: McDonalds ODTÜ’den defolmuştu. Dört yıldır sürdürülen kavganın hedefine ulaşması ve emperyalist şirketin gülünç “gerekçelerle” kampüsü terk etmesi bu ülkenin mücadele tarihi için son derece önemlidir. McDonalds’ın ODTÜ’den kovulmasının tarihsel önemini değerlendirmeyi ve bunu kayıtlara geçirmeyi ihmal etmeyeceğiz elbette....
Merhaba 11 Kasım 2001 bu ülkede mücadele edenler için önemli bir tarih oldu. 11 Kasım 2001’de Sosyalist İktidar Partisi gerçekleştirdiği Olağanüstü Kongrede ismini değiştirerek Türkiye Komünist Partisi (TKP)  adını aldı. Kongre belgelerini bu sayımızın ilerleyen sayfalarında bulabilirsiniz. Türkiye Komünist Partisi adının alındığı ve böylelikle ülkede komünist kimliğin yanında adıyla da siyaset yapılan döneme geçildiği bu...
Merhaba… Yaz sıcaklarının bunaltıcı atmosferinde Türkiye, burjuva siyasetinin yeniden şekillenmesine sahne oluyor. Aynı bunaltıcı sıcaklarda, komünist hareket “emekçilere, aydınlara, yurtseverlere” bir çağrı yapıyor: Ülkenin komünist partisine katıl! Bütün bu “sıcak” gelişmeler, bizi yeni bir sayı çıkarmaktan alıkoymuyor. Aksine, daha bir şevkle; çağrımızı güçlendirmek için daha büyük bir motivasyonla bezenmiş görev bilinciyle çıkıyor Gelenek. Okurlarımızın benzer...
İki Temmuz Bindokuzyüzdoksanüç… Gericiliği de onun önünü açanları da ona yataklık eden bu kalleş düzeni de unutmayacağız… Ne de yitirdiğimiz dostlarımızı kardeşlerimizi… Bu sayımızın ağırlıklı konusu dinci gericilik. Birbirini tamamlayan yeni çalışmalar için zemin oluşturduğuna inandığımız yazıların ilgi uyandıracağını düşünüyoruz. Siyasal gündeme dair yazı Fazilet Partisi’nin kapatılmasıyla birlikte ortaya çıkan “yeni gerici” aktörü karşı devrim-devrim...
Aydemir GÜLERYoldaşlar,Sevgili dostlar,Değerli konuklar, Sosyalist İktidar Partisi’nin Olağanüstü Kongresi’ne hoş geldiniz. Sosyalist İktidar Partisi bu toplantısıyla dostlarımızın, diğer ülkelerden kardeşlerimizin, Türk ve Kürt emekçilerinin, ülkemiz ilerici güçlerinin, işçi sınıfımızın önüne başı dik çıkıyor.Başını dik tutmak, komünistlerin doğal meziyetidir. Sosyalist İktidar Partisi bu doğal meziyetin ötesinde, yakın geçmişinde yaptıklarından haklı bir övünç duyarak karşınıza çıkıyor. Yaptıklarımızı...
Sosyalist İktidar Partisi’nin Mart ayında toplanan Konferansı’nda bazı siyasal ve örgütsel kararlar alındı. Yeni bir sınıf hareketi yaratma, sendikal mücadele alanına müdahale, bir aydın hareketi oluşturma, Türk ve Kürt emekçilerinin “sosyalizm için birlik”te mücadelelerinin örgütlenmesi için yürütülecek çalışmalar ve yakın dönem siyasi faaliyetlerinin planlanması konusunda hazırlanan bir sonuç belgesinin yanı sıra, Sosyalist İktidar Partisi Konferansı’nda...
Bir kez daha kriz kavramı üzerinde duran bir çalışma… Ancak son zamanlarda Gelenek’te yer verdiğimiz çalışmalar, çoğunlukla Türkiye’nin güncel süreçlerini odak aldı. Bu kez ufkumuzu önce bir ölçüde genişletip, 1990’ların sınıf mücadelelerinden bağımsızlaşacak ve ülkemizde tarihsel/yapısal anlamda işlerlikte olan kriz mekanizmalarına bakmayı deneyeceğim. Sonra bugüne geri dönmek ve solun görevlerini kısaca tartışmak üzere… Kriz tasviri...
Yazının başlığı 18 Nisan seçimlerinin Türkiye işçi sınıfına ve sosyalistlere “dışsal” olduğuna ilişkin bir iddiayı çağrıştırabilir. Doğrusu, kapitalist toplumlarda sosyalist hareketin önsel olarak seçimlere belli bir mesafe koymasında her durumda bir yarar olacağı için, böyle bir çağrışımdan çok fazla şikayetçi olamam. Ama yine de başlıkta kastedilenin bu olmadığını söyleyebilirim. En azından, bu seçimlerde sosyalistler var…...
1980 öncesini, 12 Eylül’ün önce militarist, sonra liberal karanlığını, ‘90’ların gericiliğini yaşayan devrimci kuşaklar, biri diğerinden çok farklı ruh hallerine kapıldılar, yola devam diyebilmek için farklı gerekçelere sahip oldular. Kimi dönem ülkenin kaderini değiştirmenin eşiğinde olduğumuza inanarak, sonraları yalnızca insan olmanın namusu adına, bazen marksizmin açıklama gücüne ikna olarak, başka kerelerde ise siyasal öfkeye dayanarak…...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×