Büyük Ekim Devrimi’nden öğrenmeye devam ediyoruz. Aradan yüz yılı aşkın zaman geçmesine, Ekim Devrimi’nin doğrudan ürünü, mirasçısı olan Sovyetler Birliği’nde kapitalizme geri dönüşün bile otuz yılı aşmasına karşın, devrim stratejisini ilgilendiren bütün akıl yürütmelerin yolu 1917 Rusya’sından geçiyor. Bu kadarı bile kapitalist restorasyonun Leninizm için yenilgi anlamına gelmediğini göstermez mi? Kuşkusuz kimse tartışırken Bolşevik deneyimi...
Hak ve özgürlükler şu ya da bu burjuva hükümetinin tercihiyle değil, işçi sınıfının örgütlü mücadelesinin sonucu alınır; gerçek ve kalıcı özgürlük ise gelişkin sosyalist demokraside yaşanabilir. Diğeri bir aldatmacadır. Bu nedenle ekmek meselesi özgürlük meselesinin üstündedir. Sömürü varsa özgürlük yoktur. Seçim tarihi yaklaştıkça ve AKP’nin iktidardan düşeceğine dair beklentiler arttıkça ittifaklar konusu daha fazla tartışılmaya...
“Bugün İtalya ve Almanya’yı yönetenleri düşününce, Al Capone bunların yanında beyefendi kalır.” diyordu Upton Sinclair.[1] Şikago Mezbahaları’nın yazarı, faşizmi “kapitalizm + cinayet” olarak tarif ederken, vahşetin kapitalist düzenin temel karakteri olduğunu unutuyor olamazdı. Nitekim, faşizm devlet olarak haritadan silindiğinde faşistleri yeni görevlerinde işlevlendirme rolü ABD’ye düştü. Klaus Barbie, “hepsi bir arada” denebilecek türden bir karakterdi,...
Geçtiğimiz ay içinde mafya lideri, “ülkücü” Sedat Peker’in “açıklamaları” çok konuşuldu. AKP iktidarının sonunu geldiği bile düşünüldü, yazıldı. Ancak Türkiye’de karşı-devrimci yığınağın kirleri yakın zamanın sorunu değil. Keza Peker’in açıklamaları günümüzün iktidara yakın sermayedarlarına dokunsa da Susurluk süreci ve hatta öncesine kadar uzanıyordu. Türkiye’de karşı-devrim çete düzeni, yağma ve devleti sermaye için işçi sınıfına karşı...
Hiç düşündünüz mü, Süleyman Demirel’in[1] “vecize”lerinden en ünlüsü “dün dündür, bugün bugündür”, neden “yaşamın diyalektik akışında doğan yeni olgulara”, “değişen somut koşulların analizi sonucu yeni bir siyasal konum ve söyleme” yorulmaz hiç? Bir totoloji örneğidir, yanlışlanamaz, dün gerçekten dündür, bugün de bugün, ama neden, sağcılığın politik manevralarının omurgasızlığına ve aldatmayı maharet bellemiş demagogluğa örnek olarak...
Bu yazıyla, kamuoyunda drone olarak da bilinen insansız hava aracı (İHA) ve silahlı insansız hava aracı (SİHA) teknolojisinin perde arkasını inceleyerek önümüzdeki dönem savaş stratejilerine etkilerini değerlendireceğiz. Ayrıca dünyada ve Türkiye’de bu sanayiinin durumunu da genel olarak ele alacağız. Tanımlamalar İnsansız hava aracı ve bu yazıda esas olarak mercek altına alınacak silahlı insansız hava aracı...
“Devletin çözülmesi, Türkiye kapitalizminin mevcut devlet aygıtını taşıyamaz halegelmesi demektir. Özgün iç ve dış dinamiklerin ürünü olan bu çözülme süreci, sı-nıflar arasındaki verili güç dengeleri hesaba katıldığında, geçici bir karakter taşı-maktadır. Sermaye sınıfı, kendi egemenlik aracı olan devleti daha farklı bir içerikleyeniden yapılandırmak için arayış içerisindedir.”   Bu değerlendirmenin üstünden on yılı aşkın süre geçti....
Türkiye’de siyasetin sınıfsal bir analizini yapmak, Türkiye kapitalizminin yüz yılı aşan gelişim seyri ile devletin yapılanması ve geçirdiği değişiklikler arasındaki bağlantıyı kurmak önümüzde duran zorlu görevlerden biri. Önümüzde duran derken, bunun daha önce girişilmemiş bir iş olduğunu iddia etmiyorum. Gelenek dergisi ve temsil ettiği siyasi yapının üretimleri başta olmak üzere, Türkiye’de sayısı pek de fazla...
Türkiye’de, sermaye iktidarının neredeyse tüm tarihini kapsayan kronik krizine bulunan çare, Cumhuriyet’in tasfiyesi, egemen ideolojinin yeniden yapılandırılması ve devletin dağıtılıp yeniden organize edilmeye çalışılması oldu. Son tahlilde, kapitalist sınıfın uzun vadeli çıkarlarını gözeten, yönetici sınıfın iç çelişkilerini bastıran, onlara müdahale eden ve yer yer ağırlık kaydırmalarını zorlayan, üstüne üstlük bir de “akıl” vehmedilen devletin kendisi...
İşçi sınıfının kurtuluş mücadelesinde; bu, emperyalizm çağında tüm insanlığın kurtuluşuyla eş anlama geliyor, devlet tartışması hep kritik bir yerde durmuştur.   Nedeni belli: Devlet, iktidara sahip olmak demek, toplumsal zenginliğin bölüşümünün kurallarını belirleme gücünün meşru aracını elinde tutmak demek.   Öyleyse devlet tartışmasının hâlâ kapitalizmi yıkma mücadelesini sürdürenler için önemi, iktidar mücadelesi bağlamında ifade ettiği...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×