Giriş “Üretken emek” ve “üretken olmayan emek” kategorileri, işçi sınıfının emek gücünün burjuvazi tarafından nasıl sömürüldüğünü çözümleyen Marksist artı değer teorisinin en önemli sonuçlarından birisidir. Marx’ın Kapital’in birini cildinde kısaca değindiği, detaylı analizini ise (ancak Engels’in de ölümünden sonra, Artı Değer Teorileri adıyla yayınlanabilecek olan) dördüncü cilde bıraktığı bu kategori, mücadeleyi politik açıdan “zorlaştıracağı” düşünülen...
Geçtiğimiz yaz ortasında yaşanan döviz kuru şokuyla başlayan ekonomik krizin tüketim malı fiyatlarına yansımasıyla birlikte, sene başından itibaren yoksul emekçiler katlanılması imkânsız fiyat artışlarıyla karşı karşıya kalmış durumda. Yalnızca Aralık ayından Ocak ayına kadar işlenmemiş gıda ürünlerinde yüzde 12,3; taze sebze ve meyvede yüzde 29,7 fiyat artışı yaşandı. Seçime iki ay kala panik içerisinde sebze...
İddia bu ya, Mehmet Ali Aybar’ın “biz tanrının kitabını reddetmişiz, lafı mı olur” diyerek kendisini Marksizmin temellerine, Lenin’in düşüncesine karşı çıkmakla eleştirenlere diklendiği söylenir. Burada “siz ne biçim Marksistlersiniz, tabularınız, fetişleriniz var” türünden bir alaycılık olduğu açık. Aybar’ın üretken, yaratıcı, mücadeleci bir aydın olduğu kesindi, lakin Marksizmle kurduğu ilişkide ciddi sorunlar vardı, Lenin’i ve Bolşevikleri...
İddia bu ya, Mehmet Ali Aybar’ın “biz tanrının kitabını reddetmişiz, lafı mı olur” diyerek kendisini Marksizmin temellerine, Lenin’in düşüncesine karşı çıkmakla eleştirenlere diklendiği söylenir. Burada “siz ne biçim Marksistlersiniz, tabularınız, fetişleriniz var” türünden bir alaycılık olduğu açık. Aybar’ın üretken, yaratıcı, mücadeleci bir aydın olduğu kesindi, lakin Marksizmle kurduğu ilişkide ciddi sorunlar vardı, Lenin’i ve Bolşevikleri...
Merhaba Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin 100. yıldönümü Türkiye’de ve dünyada çeşitli etkinliklere konu oldu. Hiç kuşkusuz başta Sovyetler Birliği olmak üzere 20. Yüzyılda yaşanan reel sosyalizm deneyimi, çözülüş ve karşı-devrimle değil, başlangıç noktasını oluşturan Ekim Devrimi ve onlarca yıllık deneyimin zengin içeriğiyle tarihe kaydolmuştur. Bu, Gelenek’in, parçası olduğu TKP’nin ve Marksist-Leninist geleneğin sübjektif duruşundan değil,...
“Dünya komünist hareketi” tanımlamasını hak eden, ortak bir doğrultusu olan, kendisini başka hareketlerden ayrıştırmış, aynı siyaset dilini kullanan, ülke özgünlüklerine rağmen benzer hedef ve araçlarla hareket eden bir toplamdan söz edemiyoruz bugün. Bununla birlikte, tek tek ülkelerde komünist partileri faaliyette; bunların kimisi ciddi toplumsal desteğe sahip, kimisiyse son derece etkisiz. Ve bütün bu partiler arasında...
Gelenek’in bu sayısında komünist hareketin strateji sorununa odaklanıyoruz. Tüm dünyada etkisini derinden hissettiren ve artık yalnızca iktisadî sıfatı ile nitelendirilmesi mümkün olmayan bunalım ile Türkiye’nin hızla içine yuvarlanmakta olduğu siyasal kriz, bu sorunu ciddiyetle ele almayı gerektiriyor. Esas meselemiz, Türkiye’de ve dünyada komünist siyasetin bu krize anlamlı bir yanıt üretebilip üretemeyeceğidir. Bir diğer değişle, “hareketimizin...
Merhaba, Gelenek’in 118. sayısının kapak konusu İkinci Cumhuriyet’te dış politika. Dergimiz tam da Patriot füzelerinin ve beraberinde NATO askerlerinin Türkiye’ye yerleştirilmeye hazırlanıldığı günlerde baskıya giriyor. AKP’nin “Yeni Osmanlıcılık” olarak kodlanan politikası, Suriye’de savaş kışkırtıcılığı sapağına girmiş bulunuyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “komşularla sıfır sorun” sloganıyla pazarlamaya başladığı yeni dış politika anlayışı, geldiğimiz noktada ülkeyi bölgede...
“Türkiye’nin dönüşümü”nde yön tayini yapmak   Uzun süredir Türkiye’nin kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bu süreçte iplerin esas olarak emperyalizmin elinde olduğunu vurguluyoruz. Geçmişi, belirli açılardan AKP’nin iktidara gelişine, başka açılardan ise 28 Şubat Restorasyonu’na veya 12 Eylül’e kadar götürülebilecek bu süreçte artık kritik bir momente varıldığı aşikâr. “Türkiye’nin dönüştürülmesi” olarak nitelediğimiz sürecin ilerlemekte...
Geçen ayın notları, devreden soruları AKP’nin “Kürt Açılımı” nereye açılıyor?   İçinden geçtiğimiz dönem, 29 Mart seçimlerinden sonra AKP kadroları tarafından geliştirilen “tarihsel fırsat” söyleminde büyük bir yoğunlaşma ve şiddetli bir ideolojik hamleye sahne olmakta. AKP iktidarı boyunca Kürt savaşının şiddetlenmiş olmasına ve daha da girift bir hal almasına karşın, AKP’nin “Kürt sorununu ben çözerim”...
İşaret/Notlar
Yükleniyor...
İşaretle
Kapat
Okur Giriş

Parolanızı mı unuttunuz
×
Signup

Already have an account? Login
×
Kayıp Parola

×